COP31 sözleri gündem olmuştu: Semra Dinçer’in Meclis’teki oyu ortaya çıktı

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, COP31 öncesinde iktidarın çevre politikalarını sert sözlerle eleştirmiş, “Kırmızı halılar Akbelen’i, zeytinlikleri ve İliç’te kaybettiğimiz 9 canı örtmeye yetmez” demişti. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasını öngören anlaşmanın TBMM’deki görüşmelerine ilişkin tutanaklarda ise Dinçer’in “KABUL” oyu verdiği görüldü.

12punto

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Semra Dinçer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin iklim politikalarını gündeme getirdi.

Kasım ayında Antalya’da düzenlenmesi planlanan COP31 İklim Zirvesi öncesinde konuşan Dinçer, Türkiye’nin iklim mücadelesinde samimi bir politika yürütmediğini savundu.

Dinçer, COP31 kapsamında düzenlenecek organizasyonların Türkiye’nin çevre politikalarına ilişkin eleştirileri gölgeleyemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“COP31 gibi görkemli organizasyonlar ve kırmızı halılar, Akbelen’de katledilen ormanları, Ege’de yok edilen zeytinlikleri, İliç’te yitirdiğimiz 9 canı ve HES’lerle kurutulan dereleri örtmeye yetmez.”

COP31 ANLAŞMASI TBMM’DE KABUL EDİLDİ

Türkiye’nin COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasını öngören anlaşma TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

Türkiye’nin zirveye ev sahipliği yapmasına ilişkin süreç Meclis gündemine taşınırken, görüşmeler sırasında yapılan oylamaya ilişkin TBMM tutanakları da kamuoyuna yansıdı.

TUTANAKLARDA “KABUL” OYU

TBMM tutanaklarında yer alan oylama kaydına göre CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasını öngören anlaşmaya ilişkin oylamada “KABUL” oyu kullandı.

Dinçer’in COP31 öncesinde Genel Kurul’da yaptığı konuşmada iktidarın çevre politikalarına yönelik eleştirilerde bulunması, ardından söz konusu anlaşmaya ilişkin oylamada “KABUL” oyu vermesi tutanaklarda yer alan bilgilerle birlikte gündeme geldi.

DİNÇER NE DEMİŞTİ?

Dinçer, konuşmasında COP31’in Türkiye açısından yalnızca uluslararası bir organizasyon olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etmişti.

Çevre politikalarına ilişkin eleştirilerini Akbelen’deki orman kesimleri, Ege’deki zeytinlikler, İliç’te meydana gelen maden faciası ve hidroelektrik santraller nedeniyle zarar gördüğünü belirttiği dereler üzerinden sıralayan Dinçer, iklim mücadelesinin somut politikalarla yürütülmesi gerektiğini savunmuştu.