Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan muhalefete 'siyasi çıkar' uyarısı: Başka Türkiye yok
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı ardından alınan kararlara dair açıklamalarda bulundu. Erdoğan, muhalefete sert sözlerle yüklendi.
12punto
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu.
Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:
Sözlerimin hemen başında Çorlu ilçemizde dün meydana gelen asayiş olayına müdahale ederken şehit düşen polis memurlarımıza Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Şehitlerimizin kederli ailelerine, yakınlarına, Türk polis teşkilatımıza ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Tarsus'da yaşanan menfur saldırı sonucunda hayatını kaybeden 6 vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyorum. 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarla başlayan krizin artçıları hala devam ediyor. Enflasyonun dünyanın pekçok ülkesinde tırmanışa geçtiği, Hürmüz boğazındaki tıkanıklığın aşılamadığı çok katmanlı belirsizlikle karşı karşıyayız.
"TAHRİBATIN BOYUTLARI TAM OLARAK KESTİRİLEMİYOR"
Bu şok dalgasının yol açtığı tahribatın boyutları tam olarak kestirilemiyor. Meselenin daha vahim yanı ise bu atmosferin küresel düzeyde tüfeyli ekonomisi üretmesi daha çok spekülasyona ve manipülasyona dayalı rant sistemi oluşturmasıdır. Bir avuç vahşi kapitalist milyarlarca insanın boğazındaki lokmayı adeta gasp ederek palazlanmaktadır. Orta ve alt gelir grubunun sofrasındaki ekmek giderek küçülürken bunların cüzdanları giderek kabarmaktadır. Her savaşın kazananarı ve kaybedenleri olur. Fakat İran savaşıyla bu iş tahammül sınırlarını aşmış küresel ekonomik refah açısından tahripkâr boyutlara ulaşmıştır.
Muhalefet bölgemizi uçurumun kıyısına kadar getiren İran savaşı ve sonrası dönemde yapıcı eleştirilerde bulunmak yerine maalesef süreci siyasi çıkarları için istismar amacına dönüştürmeyi tercih etmiş, kriz fırsatçılığına tevessül etmiştir. 'İktidar yıpransın da gerekirse Türkiye kaybetsin' mantığından kendilerini kurtaramadılar. Doğruya doğrru yanlışa yanlış diyerek siyaset kurumunun çözüm üretme kapasitesini güçlendirmek yerine hükümetin ak dediğine kara, doğru dediğine yanlış demekten öteye geçemiyorlar.
"YOLSUZLUK GÜNDEMİNİ PERDELEMEK AMACIYLA TEHDİT SÖYLEMLERİNE SARILMAK UCUZ VE BAYAT SİYASETTİR"
Bunun siyasi tarihimizde örneği çok az görünecek şekilde çirkin, yaralayıcı ve yıkıcı üslupla yapılmasıdır. Muhalefet demek çarpıtmak, siyasi çıkarı için ülkeyi ateşe atacak kadar gözü karartmak değildir. Muhalefetin vazifesi kışkırtmak, tahrik etmek, ekonomik tetikçilik yaparak buradan nemalanmaya çalışmak değildir. Hele hele yolsuzluk gündemini perdelemek amacıyla tehdit söylemlerine sarılmak ucuz ve bayat siyasettir. Demokrasilerde muhalefet en az iktidar kadar mesuliyet sahibidir. Ülke ve milletin çıkarı sözkonusu olduğunda sorumlu davranmak zorundadır.
Bölgemizin ateş çemberinden geçtiği, kimsenin önünü göremediği, yeni denklemin kurulduğu dönemde muhalefet yerli ve milli duruş sergilemek durumundadır. Sosyal medyada kesilen ahkamların kime yaradığı çok iyi hesaplanmalıdır. Başka Türkiye yok. 86 milyon olarak bizim bu cennet ülkeden başka vatanımız yok. Muhalefet ediyorum bahanesinin arkasına saklanarak kimsenin buna zarar vermeye, Türkiye'deki istikrar ve güven ortamına gölge düşürmeye, ülkemizin çıkarlarına darbe vurmaya hakkı yok.
"ORTADOĞU'DA BİR ÜLKE HAPŞIRDIĞINDA LATİN AMERİKA'DA VEYA ASYA'DA BİR ÜLKE KOLAYCA NEZLE OLABİLMEKTEDİR"
Hepimiz önce milletim, önce memleketim ilkesiyle hareket etmek mecburiyetindeyiz. Dünyamız globalleşirken sorunlar, krizler, fırsatlar küresel bir boyut kazanmaktadır. Mesafelerin anlamını yitirdiği bu yeni dünyada artık hiç kimse yeryüzünün başka noktasında yaşananlara bigane kalma lüksüne sahip değildir. Ortadoğu'da bir ülke hapşırdığında latin Amerika'da veya Asya'da bir ülke kolayca nezle olabilmektedir. Rusya-Ukrayna savaşının sebep olduğu gıda kıtlığı en çok Afrika ülkelerini vurdu. Kovid 19 ekonomik, siyasi ve sosyal krize evrildeğine şahit olduk.
Her koyunun kendi bacağından asıldığı günler geride kalmıştır. Küresel ekonomiyle bütünleşmiş her ülke gibi dışarıda olumlu olumsuz her hadiseden bir şekilde etkileniyoruz. Bölgemizdeki ateşin alevi olmasa dahi maalesef dumanı bize ulaşıyor, sirayete eriyor. Biz her alanda attığımız adımlar, vakitlice aldığımız tedbirler sayesinde bunu diğer ülkelere nispetle asgari nispette tutuyoruz. Gübre, enerji tedariki, ulaştırmada süratle hayata geçirdiğimiz önlemlerle en sıkıntılı günleri suhuletle atlattık. Müzakare, diyalog ve diplomasiyi önceleyen barışçıl politikamızla gerilimin düşürülmesi için gayret gösterdik. Bölgedeki Türk ve Kürt kardeşlerimizle diyaloğumuzu artırarak istikrarsızlığı derinleştirecek oyunların bozulmasına katkı sağladık.