Ders işlerken sınıfa giren davulcuya tepki gösterdi: Öğretmen hedef haline getirildi

Bursa’da öğretmenlik yapan Serkan Bebek, sosyal medya hesabından yaptığı “Sınıfıma Ramazan davulcusunu almadım” paylaşımıyla dikkat çekti. Yaşanan olayı, çocukların ve kendisinin ders vaktinden çalan bir eylem olarak tanımlayan Bebek, hedef haline getirildi.

12punto

Serkan Bebek, 'Ramazan Genelgesi'nin bir dayatma olmadığını hatırlatarak başladığı paylaşımında ders işlerken bir anda sınıfına dalan bir Ramazan davulcusuna gösterdiği tepkiyi sosyal medya hesabına taşıdı. 

Bebek yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"RAMAZAN DAVULCULARINI SINIFIMA ALMADIM!

Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’in bunun bir dayatma değil, tamamen gönüllülük esasına dayandığını ifade etmesi ve okullara gönderilen genelgede de bu hususun açıkça belirtilmesi nedeniyle; sınıf içinde bu etkinliğin yapılmasına gönüllü ve istekli olunduğuna dair velilerden yazılı bir talep gelmemiştir. Bu sebeple, bugün sınıfımıza gelmek isteyen Ramazan davulcularını sınıfıma almadım.

Sınıfım son dört yıl içinde beş öğretmen değiştirmiştir. Ben göreve başladığımda sınıfın öğretmeni ücretli bir öğretmendi ve öğrenciler birçok konuda yıllık plana göre geriden geliyordu. Bu nedenle Ramazan davulu etkinliği yerine ders işledik, yeni konular öğrendik.

Hem sendikamızın eylem kararına uymaya hem de gönüllülük esasına dayanan bu tür etkinliklerin dayatılmasına karşı tavrımı sürdürmeye devam edeceğim.

Davulcu görmek isteyen sahur vakti camdan bakarak görebilir. Çocuklar için davul yeni bir şey değil; ancak eğitim anlamında öğrenmeleri gereken çok şey var.

Benim sınıfıma herhangi bir dernek vakıf görünümlü tarikat cemaat ehlinden birisinin gelip beni dersten çıkarıp çocuklara bir şey anlatması da mümkün değil. Bu zamana kadar böyle şeylere asla izin vermedim vermemeye devam edeceğim .

Öğretmen arkadaşlarımıza da bu çağrıyı yapıyorum. Haklarınızı bilin , araştırın lütfen. Sınıfınıza pedagojik eğitimi olmayan , çocukların gelişimsel dönemlerinden bir haber olan bu işin diplomasını almamış kimseyi sokmayın..Ben sokmuyorum.

GÖNÜLLÜLÜK esası önemlidir unutmayın.

Töbsen Genel Eğitim Sekreteri Serkan Bebek"

Öğretmen Serkan Bebek, yaptığı sosyal medya paylaşımı üzerinden yanlış anlaşılmalara karşı şu ifadeleri kullandı:

Ancak sosyal medya üzerinden takip ettiğim iki yanlış anlamayı düzeltmem gerekiyor:

1) Sınıfa gelen davulcu yetişkin biri ya da herhangi bir tarikat/cemaat mensubu değildi. Öğrenciler, kıyafet giydirilmiş şekilde ve öğretmen eşliğinde sınıfları gezerek sınıf içinde bir şeyler söylüyordu. Ben sınıfa girmelerine izin vermedim. Paylaşımı yaparken de temsili olarak sınıf içinde kıyafet giydirilmiş bir öğrenci fotoğrafı kullanmıştım. Ayrıca “çat kapı” sınıfa girmediler; girişlerine ben müsaade etmedim.

2) Davul konusuyla ilgili yazımın devamındaki şu ifade:

“Benim sınıfıma herhangi bir dernek ya da vakıf görünümlü tarikat veya cemaat mensubunun gelip beni dersten çıkararak çocuklara bir şey anlatması mümkün değil.”

bağlamından koparılarak farklı yerlere çekilmiştir. Bu cümleyi, ÇEDES ve benzeri projeler kapsamında öğretmenlerin sınıftan çıkarılması uygulamalarına yönelik bir eleştiri olarak yazmıştım. Davul etkinliğiyle doğrudan bağlantılı bir ifade değildir.

 

 

Yaptığı paylaşım üzerinden hedef gösterildiğini söyleyen Serkan Bebek, ikinci bir paylaşımda bulundu ve duruma şu sözlerle tepki gösterdi:

"Yeni Şafak ve benzer zihniyete sahip bazı çevreler tarafından; “İslam düşmanı”, “Alevi”, “Esadçı” gibi asılsız ve hedef gösterici ifadelerle kamuoyu önünde itibarsızlaştırılmaya çalışılıyorum. Bu söylemler ne gerçeği yansıtmaktadır ne de meşrudur.

Kimseden korkumuz yok. Suç işlemedim. Bir sendika yöneticisi, bir öğretmen ve bu ülkenin onurlu bir yurttaşı olarak; Anayasa’nın ve Millî Eğitim Temel Kanunu’nun çizdiği çerçevede hareket ettim, etmeye de devam edeceğim.

Bizim hiçbir halkın inancıyla, değeriyle, mezhebiyle ya da kimliğiyle bir sorunumuz yok. Tam tersine; herkes için eşit, özgür ve güvenli bir gelecek istiyoruz. Savunduğumuz şey çok açık ve nettir: Kamusal, bilimsel ve laik eğitim.

Şartlar ne olursa olsun; baskıya, karalamaya ve hedef göstermeye boyun eğmeden kamusal, bilimsel ve laik eğitimi savunmaya devam edeceğiz. Bu mücadele yalnızca bizim değil, çocuklarımızın geleceği için verilen ortak bir mücadeledir.

Yaptıklarımla onur duyuyorum.

GERİ ADIM ATMAYACAĞIM !"