Devlet Bahçeli'den 'püskevit' sitemi: 'O gün bu konuşmayı anlamayan gafiller...'

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuştu. Ramazan mesajı veren Bahçeli, geçmişte yaptığı bir açıklamayı hatırlatarak sitem etti. Bahçeli, "Memleketim olan Gavurdağ söyleyişiyle 'Hani benim püskevitim, çukulatam' demiştim. O gün bu konuşmayı anlamayan gafiller, haftalar boyu müstehzi ifadelerle 'püskevit' kelimesini dillerine dolamışlardı. Ne üzücüdür ki arkadaşlarımız da bu seslenişimizin hak ettiği derinliği fark edememişlerdi." ifadelerini kullandı.

12punto

Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) TBMM'deki haftalık grup toplantısında başladı.

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

'RAMAZAN' MESAJI

"Allah kısmet ederse önümüzdeki Perşembe günü Ramazan-ı Şerif'in ilk gününü idrak edeceğiz. Bu kutlu ayda niyazım hasta gönüllerin şifayla dertlilerin devayla borçluların edayla kavuşmasıdır. Bu ay yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’in indirildiği aydır. Ramazan münasebetiyle cennetin kapıları ardına kadar açılırken, cehennemin kapıları kilitlenip şeytanlar zincire vurulmaktadır. İnsanlığın maruz kaldığı belaların dallanıp budaklandığı bir dönemde nefis terbiyesine, kalp temizliğine, vicdan tefekkürüne ve huzur tecellisine çok ihtiyacımız vardır. Bu ihtiyaç hâli her geçen gün daha da aciliyet kazanmaktadır. Maalesef insanlık tehlikeli bir girdabın ortasında, çözümü gittikçe karmaşıklaşan girift bir bulmacanın odak noktasındadır. Bir yanda süregelen kanlı çatışmalar, bitmek bilmeyen çekişmeler, iç savaşlar, hâkimiyet kavgaları, istikrarsız coğrafyalar, kutuplaşmış ülkeler, ekonomik zorluklar ve zulüm ile adaletsizliklerin karanlık yüzü varken, diğer yanda mazlumların feryadı, gariplerin iç çekişi ve masumların sürekli kamçılanan mağduriyetleri söz konusudur.

İSRAİL'E TEPKİ

Bakınız, Gazze’de son yüzyılın en ağır insanlık suçu işlenmiştir. Ne hikmetse emzikli bebeklerin, soykırım çarkına sürülen çocukların, toplama kamplarında yavaş yavaş ölüme terk edilen kadınların, yaşlıların, velhasıl suçsuz ve günahsız bir sivil halkın çığlıkları yeterince duyulmamış, yeterince duyarlılık gösterilmemiştir. Şımarık ve soykırımcı İsrail Başbakanı ve hükümeti en küçük bir nedamet hissine sahip olmaktan şöyle dursun, insan hakları ihlaline, adalet ve hukukun inkârına zorbalıkla devam etmiştir. Ramazan, denilince akıllara ve gönüllere düşen sabırdır, şefkattir, samimiyettir, cömertliktir, merhamettir, duadır, hoşgörüdür, aç doyurmak ve açıkta kalana el uzatmaktır. Ancak Filistinli kardeşlerimize bu insani ve vicdani erdemler çok görülmekte, taammüden göz yumulmaktadır.

Şımarık ve soykırımcı İsrail Başbakanı ve hükümeti insan hakları ihlaline zora dayalı şekilde devam etmiştir. Batı Şeria'da arazi teşkiline ilişkin aldığı son karar uluslararası hukukun ihlali kadar, süregelen soykırımın farklı kanallardan ilerlediğinin teyididir.

'PÜSKEVİT' SİTEMİ

Hatırlayınız yıllar önce bir konuşmamda anasının babasının gözlerine bakan yurdumun masum çocuklarının sözcüsü olmak istemiştim.

Onların mahrumiyetini ta yüreğinde hissedip imrelen ruhlarına tercüman olmayı dilemiştim. Ve memleketim olan Gavurdağı söyleyişiyle hani benim pisküvitim, çikolatam demiştim. Şairin ifadesiyle çaresiz ve yalnızların gel diyecek kimsesi olmayı hedeflemiştim.

O gün bu konuşmayı anlamayan gafiller haftalar boyu müstehzi ifadelerle püskevit kelimesini dillerine dolamışlardı.

Ve ne üzülür ki, üzücüdür ki arkadaşlarımız da bu seslenişin hak ettiği derinliği fark edememişlerdi. Varsın olsun. Hata da insanlar içindir.

MÜNİH KONFERANSI

13-15 Şubat 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Münih şehrinde düzenlenen 62. Güvenlik Konferansı, uluslararası düzenin yıkım sürecinde olduğuna dair yoğun tartışmalarla geçmiştir. 'Yıkım altında' temasıyla düzenlenen mezkûr konferans, adeta malumun ilanına sahne olmuştur. 19-23 Ocak 2026 tarihinde yapılan Davos Zirvesi’nde de benzer tartışmalar yaşanmıştır. Yıkılan bellidir, yıkanlar da bellidir. Fakat neyin kurulacağı, nasıl ve ne zaman kurulacağı belirsizliğin ve bilinmezliğin dibine oturmuştur."