Dilovası iş cinayeti davasını anlattılar: ‘Sonuna kadar takip edeceğiz’
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025’te Ravive Kozmetik’te çıkan yangında önlenebilir olmasına rağmen 3’ü çocuk, 6’sı kadın 7 işçinin hayatını kaybettiği iş cinayetine ilişkin davanın dördüncü duruşması dün görüldü. Dava sürecini yakından takip eden avukatlar, 12punto’ya açıklamalarda bulundu.
12punto
Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde görülen davanın 4. duruşması 27 Mart’ta gerçekleşti. Savcılık, ara kararda sanıkların tutukluluğunun devamı yönünde kararını korurken, İşçi ailelerinin avukatlarından Av. Kerim Bütün ve Av. Didem Bilgin dava süreci hakkında yorumlarını 12punto’ya taşıdı.
‘SINIFIMIZIN TARİHİ ZAFERLERLE DOLUDUR’
Av. Kerim Bütün, dava sürecinde hangi ifadelerin kendisinin dikkatini çektiğini aktarırken mahkemenin siyasi yönü açısından da yorumlarda bulundu. Bütün, “Dört günlük yargılama sürecinin en önemli ifadelerinden biri sanıklardan Ali Osman Akat’ın ‘Ben büyük balinayım’ şeklinde beyanda bulunmasıydı. Türkiye işçi sınıfı kendisini ‘büyük balina’ olarak gören tüm patronlarla mücadelesini uzun zamandır sürdürmektedir ve işçi sınıfımızın tarihi ‘büyük balinalara’ karşı zaferlerle doludur. Biz bu ülkenin yoksul halkının çocukları olarak büyük balinaların fabrikalarında, iş yerlerinde emeği sömürülen, emeği yok sayılan, yaralanan, katledilen tüm işçilerin haklarını savunmaya devam edeceğiz. Çünkü tarafsızlık bizim harcımız değildir. Biz Dilovası işçi katliamında şeklen vekil vicdanen tarafız. Bu davayı sonuna kadar takip edeceğiz. Bu katliamı kimsenin unutmasına izin vermeyeceğiz” dedi.
‘PATRONLARIN KÂR HIRSI ÖNCELENMEKTEDİR’
Öte yandan Bütün, önlenebilir iş cinayetlerinin yol açtığı güvensizlik ortamına ve işçi sınıfına bıraktığı etkiyi, “Türkiye’de ve dünyada sınıflı toplum gerçekliği vardır. İş cinayetleri vicdansız sömürünü düzeninin, patronların politik tahakkümüdür. Bu düzen işçi ölümlerini normalleştirmekte, işçileri adeta rakamla ifade edilen bir istatistik verisine dönüştürmektedir. İnsanların canı değil patronların kâr hırsı öncelenmektedir. Soma’da, Gayrettepe’de Ermenek’te, Elbistan’da, Hendek’te gerçekleşen işçi katliamları bunun en büyük delillerindendir. İşçiler sürekli öldürülmekte patronlarsa kârlarını artırmaktadır. Yasa yapanlar ise sadece bir baş sağlığı dileyip meselenin üstünü örtmektedir. Dilovası katliamı benzeri cinayetlerin tekrarlanması için yapmamız gereken şey bunların sebebinin sadece ihmallerden kaynaklanmadığını ve politik bir zemininin olduğunu görerek bu davaya sahip çıkmak ve sanık patronların hak ettiği cezaları almalarını sağlamaktır” şeklinde anlattı.
‘OLASI KASTLA ÖLDÜRME SUÇUNDAN CEZALANDIRILMALIDIR’
Av. Didem Bilgin ise davada sadece patronların değil, aynı zamanda bu suçta onlarla iş birliği olanların da cezalandırılması gerektiğini bildirdi. Bilgin, “Dilovası katliamına ilişkin Kandıra Cezaevi Kampüsü’nde 4 gün boyunca devam eden duruşmalarda hazır olan sanıklar ve tanıklar ile müştekiler dinlendi. Parfüm fabrikası sahiplerinin ve diğer tutuklu sanıkların dosyanın mevcut durumu, delil karartma ve kaçma şüpheleri nedeniyle tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Dört gün boyunca duruşmanın ilk gününden itibaren hayatını kaybeden işçilerin ne kadar kötü koşullarda çalıştığını, öğle yemeğinin bile çok görüldüğünü, koruyucu kıyafeti verilmediğini, hiçbir iş güvenliği önleminin alınmadığını, yangın merdiveni olmadığını, denetlemeye gelen kamu görevlilerinin rüşvetle çıktığını net bir şekilde tespit ettik. Bu davada fabrika sahipleri iştirak halinde olası kastla öldürme suçundan cezalandırılmalıdır” ifadelerini kullandı.
‘GEREKLİ İTİRAZLARIMIZI YAPACAĞIZ’
Diğer yandan Bilgin, “Aralarında kanser hastası da olan müşteki yakınlarının alınan beyanlarında duruşmaların Kandıra’da görülmesi nedeniyle ulaşımda ve iletişimde yaşanan zorluklar dile getirilmesine rağmen bir sonraki duruşmanın yine Kandıra’da gerçekleştirilmesine karar verildi. Ailelerin dava takibini kolaylaştırmak için gerekli itirazlarımızı yapacağız” dedi.
‘BU DAVET BİZİM’
12punto’ya konuşan Av. Didem Bilgin ve Av. Kerim Bütün, halkı davayı takip etmeye davet etti. Bilgin, ”Nâzım’ın da dediği gibi, ‘Yok edin insanın insana kulluğunu, Bu davet bizim’. Herkesi 20 Mayıs’ta duruşmaya çağırıyoruz” sözlerini kullanırken Bütün, “Biz Soma davasında kamu görevlilerinin dosyasının zamanaşımı gerekçesiyle üstünün örtüldüğünü gördük. Benzerinin bu davada yaşanmasına izin vermeyeceğiz. Bütün halkımızı, 20 Mayıs’ta Kocaeli Cezaevi Kandıra yerleşkesinde yapılacak olan 2. duruşmaya çağırıyoruz” dedi.
Haber: Cenk Başboğaoğlu