Eğitimde 'liyakat yerine sadakat' esaslı yapılanma iddiası: Mafyatik ağ ilçe eğitimi kuşattı
Mersin’in Çamlıyayla ilçesinde kamu kaynaklarının kullanımı, usulsüz atamalar ve ideolojik kadrolaşma iddiaları merkezli bir skandal ortaya çıkarken eğitim kurumlarında “liyakat yerine sadakat” esaslı bir yapılanmaya gidildiği; usulsüzlükleri dile getiren okul müdürü Abdullah Cankara’nın sürgün edilmesiyle gün yüzüne çıkan "mafyatik" bir ağın, ilçe eğitim bürokrasisini kuşattığı öne sürülüyor.
12punto
Mersin’de Çamlıyayla Kasım Ekenler Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Abdullah Cankara hakkında, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde usulsüzlükleri dile getirmesi üzerine soruşturma başlatılmıştı.
DEM Parti milletvekilleri Av. Ali Bozan ve Perihan Koca, okul müdürü Cankara’nın itibarsızlaştırılarak müdürlük görevinden alınması ve kentin diğer bir ucunda bulunan Mut ilçesindeki bir okula öğretmen olarak sürgün edilmesinin ardından yaşanan mağduriyet ile ilgili hem Meclis’e soru önergesi vermiş hem de konuyu Meclis Genel Kurulu’na taşımıştı.
Neler İddia Ediliyor?
12punto’nun edindiği bilgilere göre, Çamlıyayla İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili İsmail Bahadır Çetin ve Şube Müdür Vekili Mehmet Ağar hakkında, "görevi kötüye kullanma", "kamu kaynaklarının kişisel ve siyasi rant için tüketilmesi" ve "öğretmenlere mobbing" gibi ağır suçlamalar bulunuyor.
Cankara’nın okul müdürlüğü döneminde itiraz ettiği iddia edilen usulsüzlüklerin bazıları şu şekilde belirtiliyor:
Hurda ve Tadilat Skandalı: İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Lojmanı ve Atatürk Ortaokulu çatılarından çıkan tonlarca hurda çinkonun akıbeti meçhul. Ayrıca, İsmail Bahadır Çetin’in şahsi lojmanının tadilatının, Tarsus’taki bir okula ayrılan ödenekle karşılandığı iddiaları, yargı süreçlerinde aydınlatılmayı bekliyor.
Hayali Görevlendirmeler: Orhan Meral ve Ayhan Tatlı isimli öğretmenlerin, kendi sendikalarına üye oldukları için AR-GE bürosunda görevli gibi gösterilerek derse girmedikleri ve usulsüz ek ders ödemesi aldıkları öne sürülüyor. Söz konusu öğretmenlerin bu süreçte sürekli raporlu oldukları da iddialar arasında.
Lojmanlarda "Sendikal" Torpil: İlçede ev bulamayan çocuklu aileler mağdur edilirken; Berat Asmakaya ve Erol Bostan gibi isimlerin, duyuruya çıkılmaksızın ve hatta ilçede kendi evleri olmasına rağmen lojmanlara yerleştirildiği belirtiliyor.
Siyasi Referanslı "Ücretli Öğretmenlik"
Eğitim camiasını asıl sarsan bir diğer gelişme ise "ücretli öğretmenlik" atamaları.
İddiaya göre, KPSS puanı ve formasyon belgesi olan 50’yi aşkın aday bekletilirken; AKP İlçe Kadın Kolları Başkanı Seçil Acer (2 yıllık turizm mezunu) ve yönetici Seda Çemrek (edebiyat mezunu), doğrudan anaokullarına öğretmen olarak görevlendirildi.
Diğer yandan okulların ve Çamlıyayla Devlet Hastanesi gibi ihalelerin ise sürekli olarak AKP İlçe Başkan Yardımcısı Ahmet Küçük’e verilmesi, "siyasi rant" tartışmalarını körüklüyor.
Devamsızlığı Silinen Öğrencilerle "Kumpas" Ağı
Şube Müdür Vekili Mehmet Ağar'ın, okul müdür vekilliği yaptığı dönemde bazı öğrencilerin devamsızlıklarını e-okul üzerinden silerek haksız yere sınıf geçmelerini sağladığı iddia ediliyor.
Ayrıca edinilen bilgilere göre; Mehmet Ali Akyürek ve Ömer Oksal adlı öğrencilerin, kendilerine sağlanan bu "ayrıcalık" karşılığında, Ağar ve ekibinin husumet beslediği eğitimcilere karşı "iftira dilekçeleri" yazdırıldığı öne sürülüyor.
"Makam Aracı" ve "Sosyal Vakıf" Üzerinden Kaynak Aktarımı
İdari makamların keyfi uygulamaları bununla da sınırlı değil. İsmail Bahadır Çetin ve Mehmet Ağar’ın, makam aracını hiçbir görev emri olmaksızın şahsi işleri için kullandıkları; ayrıca Çamlıyayla Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı üzerinden 400 bin TL’yi aşkın tutarda kaynak kitabı ve deneme sınavını, MEB’in genelgelerine aykırı şekilde temin ederek kamu zararına yol açtıkları öne sürülüyor.
Soruşturma Süreci "İçeriden" mi Sızdırıldı?
Öte yandan vahim olarak nitelendirilebilecek bir iddia da idari soruşturmaların selameti hakkında.
Kaymakam Veli Avcı’nın, şikayet dilekçelerini doğrudan şikayet edilen İsmail Bahadır Çetin’e göstererek içeriği paylaştığı, kaymakamlık personeli Sinan Baba’nın ise dilekçe örneklerini zanlılara sızdırdığı iddiaları; "soruşturmanın en başından itibaren sulandırıldığı" görüşünü güçlendiriyor.
Bu "mafyatik" yapılanmanın hedefi olan ve farklı sendikalara üye öğretmenlere yönelik yoğun mobbing süreci, bölgedeki eğitim iklimini tamamen karartmış durumda.
İddialar karşısında Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), acil bir müfettiş heyeti gönderilmesini ve idari görevden uzaklaştırmaların ivedilikle yapılması gerektiğini vurguluyor.
Haber: Cenk BAŞBOĞAOĞLU