Fatih Altaylı Erdoğan'a hak verdi, Bülent Arınç'a tepki gösterdi: 'Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu'
Fatih Altaylı, Ahmet Davutoğlu’nun oğlunun düğününde yaşanan siyasi tartışmaları köşesine taşıdı. Altaylı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davet edilmesini ve Bülent Arınç’ın törendeki konuşmasını eleştirdi.
12punto
Geçtiğimiz günlerde cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla hakkında başlatılan soruşturma kapsamında ifade veren Ahmet Davutoğlu’nun oğlunun düğününe çok sayıda siyasetçi katıldı.
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Davutoğlu’nun oğlunun nikah şahitliğini yaptı.
Arınç’ın törende eski ABB Başkanı Melih Gökçek’i hedef aldığı konuşma iktidar mahallesini karıştırdı.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanı Oktay Saral, “Bülent Arınç bir meydana kürsü kursa, etrafında birkaç şuursuzdan başka kimseyi bulamaz. Düğünde binlerce insanı bir arada görünce eline sazı alıp genç çiftin en mutlu gününü siyasi hesaplaşmalarına malzeme etmiş” sözleriyle Arınç’a tepki gösterdi.
Gazeteci Fatih Altaylı, iktidar cephesinde çok konuşulan düğün ve sonrasında yaşanan tartışmaları köşesinde değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Davutoğlu arasındaki krize dikkat çeken Altaylı, Davutoğlu’nun Erdoğan’ı davet etmesiyle ilgili “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Cumhurbaşkanı Erdoğan da haklı olarak düğüne katılmamış, hatta bildiğim kadarı ile tebrik mesajı bile yollamamış. Doğrusunu yapmış" yorumunu yaptı.
Altaylı yazısının devamında ise, Arınç’ın Melih Gökçek ve Davutoğlu’nu kıyasladığı konuşmaya tepki gösterdi.
Arınç'ın düğün törenindeki konuşmasını “bireysel miting” olarak nitelendiren Altaylı, "İktidarı eleştirmekte elbette bir beis yok. Ama yeri nikah kıyılan sahne mi! Orası gelinle damadın şov yeri, eski siyasetçilerin ego parlatma yeri değil" ifadelerini kullandı.
Altaylı'nın ilgili yazısının tamamı şöyle:
"Ne Bülent Arınç’ı anlamak mümkün ne de Ahmet Davutoğlu’nu. En vahim durum ise ikisinin bir araya geldiği durum. Gezegenlerin hizalanıp deprem tetiklemesi gibi bir şey.
Geçen hafta sonunda Ahmet Davutoğlu’nun oğlunun düğünü vardı. Tabii ki tüm siyaset davetliydi. En önemli davetli ise Cumhurbaşkanı Erdoğan idi. Emin olun ben bu kafayı anlamıyorum. Hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ağzına gelen her şeyi söyleyeceksin; yolsuzlukla, nepotizmle itham edecek, zehir zemberek cümleler kuracaksın, öyle ki, söylediklerinden ötürü Cumhurbaşkanı’na hakaretten ifadeye çağrılacaksın.
Sonra da tüm o lafları ettiğin adamı ailenin en mutlu gününe, evladının düğününe davet edeceksin.
En hafif tabiriyle “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” denir ama bu gibi durumları tanımlayan çok daha uygun bir kelime biliyorum da, Ahmet Davutoğlu gibi kibar biri için bunu söylemem yakışık almaz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da haklı olarak düğüne katılmamış, hatta bildiğim kadarı ile tebrik mesajı bile yollamamış. Doğrusunu yapmış.
Düğünden akılda kalan ise nikahın şahitlerinden Bülent Arınç’ın konuşması. Arınç, siyasetle pek de ilgilenmediğini bildiğimiz genç bir çiftin nikahını, bireysel miting alanına çevirmiş. Almış eline mikrofonu kimine göre beş, kimine göre 15 dakika süren bir konuşma yapmış ve iktidarı eleştirmiş.
İktidarı eleştirmekte elbette bir beis yok. Ama yeri nikah kıyılan sahne mi! Orası gelinle damadın şov yeri, eski siyasetçilerin ego parlatma yeri değil. İlle konuşmak, ille gündem olmak istiyorsan şahitliğini efendi gibi yapar inersin sahneden sonra gazetecileri ister masana davet edersin, ister nikah salonunun dışına çıkar herkesi toplar canın ne istiyorsa konuşursun. Ama gelinle damadı esir etmek, belki hiç ama hiç katılmadıkları bir siyasi konuşmaya alet etmek hiç yakışık alıyor mu!
Gelin ile damadın canını sıkmak, gelinden rol çalmak, olacak iş mi!
Ayrıca da Arınç’ın oğlu Ahmet Mücahit Arınç halen AK Parti’de yönetici konumunda ve milletvekili. Aç oğluna anlat şikayetlerini, başkasının oğlunun düğününü berbat edeceğine.
Bu arada genç çifte mutluluklar dileyelim.
İnşallah evliliklerindeki tek mutsuz anı Arınç’ın konuşması olur!"