İki Ahmet'ten kayyum çıkışı: Feti Yıldız'ın sözlerine yanıt geldi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın kayyum uygulamasının yeniden düzenlenmesi gerektiği ve Ahmet Özer ile Ahmet Türk’ün göreve iadesi önünde engel bulunmadığı yönündeki açıklamalarına, adı geçen iki belediye başkanından ilk yanıt geldi.
12punto
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, geçtiğimiz günlerde kayyum uygulamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak uygulamanın yeniden ele alınması gerektiğini dile getirmiş, Esenyurt’un seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Özer ile Mardin’in seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’ün göreve iadesi önünde herhangi bir engel bulunmadığını söylemişti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin iki isim için “İki Ahmet” ifadesini kullandığını aktaran Yıldız’ın bu sözleri kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
CHP’li Ahmet Özer ile DEM Partili Ahmet Türk, MHP’li Feti Yıldız’ın açıklamalarına ilişkin ilk değerlendirmelerini Halk TV’ye yaptı.
Ahmet Türk, Halk TV’ye yaptığı açıklamada, göreve iade meselesinin kişisel bir öncelik olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Biz halk iradesinin ipotek altına alınmasına karşıyız. Şahsımla ilgili iadeyi çok önemsemiyorum aslında. Bizim için önemli olan, bizim beklentimiz kayyum siyasetinin sona ermesidir. Ben göreve iade edilmişim edilmemişim çok önemsediğim bir konu değil. Pek çok belediyede halk iradesi ipotek altına alınmış durumda. 1-2 kişinin görevine iade edilmesi kayyum siyasetinin sona erdiği anlamına gelmez. O sebeple benimle ilgili konunun çok üzerinde durmuyorum.”
Ahmet Özer ise kayyum uygulamasının yalnızca bireysel bir konu olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Kayyum meselesi, sadece şahsımla ilgili değil aynı zamanda halk iradesinin tecellisi ile ilgili bir konudur. Bana güvenen yüzbinlerce seçmene karşı sorumluluğum gereği bu meseleyi önemsemekteyim. Tutuklu yargılandığım süreçte de halkın bana olan güvenini yere düşürmemek için mücadele ettim, hayatını barış ve demokrasiye adamış biri olarak da mücadele etmeye devam ediyorum.”
“SEÇMENİN SANDIĞA OLAN İNANCI KIRILDI”
Özer, kayyum uygulamasının toplumsal etkilerine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Vurgulamak gerekir ki kayyum uygulaması seçmenin sandığa olan inancını kırmış, yurttaşlık bilincini zayıflatmış ve siyasal katılımı derinden sarsmıştır. Bir halk, sandığa gittiğinde tercihi yok sayılırsa, ortaya çıkan sonuç; yurttaşlık bilincinin gerilemesi, aidiyet duygusunun zayıflaması ve toplumsal kopuşun derinleşmesi olur.”
“Bu uygulamalar, seçmen nezdinde ‘sandıkla gelenin sandıkla gidemeyeceği’ kanaatini pekiştirir, seçimlerin anlamını yitirdiği duygusunu doğurur. Oysa demokrasilerde sandık, sadece oy verme aracı değil; halkın kendi geleceğine dair söz hakkını kullanma mekanizmasıdır.”
Ahmet Özer, açıklamasında İmralı sürecine de değinerek kayyum uygulamasına son verilmesi gerektiğini belirtti:
“Günümüz konjonktüründe de kayyum uygulamasının ‘Barış Sürecine’ ve ‘Anayasaya’ aykırılığı göz önüne alınarak kayyum gaspına derhal son verilmeli, Belediye Başkanları görevlerine iade edilmelidir. Zira demokrasisiz barış, barışsız demokrasi de olmaz.”
Özer, MHP’li Feti Yıldız’ın sözlerine atıf yaparak şu değerlendirmede bulundu:
“Barış sürecinin baş tutabilmesi için güven artırıcı adımlara ihtiyaç olup halk, seçmen iradesinin iadesini beklemektedir. Bu minvalde siyasetçi kimliğinin yanı sıra değerli bir hukukçu olan Sn. Feti Yıldız’ın açıklamaları son derece yerinde ve önemlidir. Nitekim Sn. Yıldız, barış sürecinin baş tutması için samimi ve kararlı duruş sergileyen önemli figürlerden biri olarak kayyımların devamlılığının sürece zarar verdiğinin farkında. Bu anlamda değerli açıklaması için kendisine, iradesi gasp edilmiş tüm seçmenlerimiz adına teşekkür ediyorum.”
FETİ YILDIZ NE DEMİŞTİ?
MHP’li Feti Yıldız, kayyum uygulamasına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:
“Kayyum meselesini bazı partiler, ana raporlarında dile getirmişti. Milliyetçi Hareket Partisi'nin sunmuş olduğu 118 sayfalık raporda kayyum uygulaması ile ilgili bir husus yoktu.”
“Ancak bu demek değil ki kayyum meselesinde Milliyetçi Hareket Partisi'nin bir fikri olmasın. Bize göre kayyum uygulaması bazen şart olur.”
“Mesela işlenen suçun nevine göre eğer kayyum uygulaması bir zorunluluk halinde ise bunu merkezin yapması yerine yeni yöneticilerin bağlı bulunduğu belediye meclislerinden seçilmesi en azından halk iradesinin muhafazası bakımından daha uygun diye düşünüyoruz.”
Yıldız, Ahmet Özer ve Ahmet Türk’e ilişkin değerlendirmesinde ise şu sözleri kaydetmişti:
“Mesela sayın genel başkanımızın iki Ahmet diye tabir ettiği Ahmet Türk ve Ahmet Özer'in duruşmaları, davalarının seyri, içinde bulunduğumuz atmosfer yani komisyonumuzun amacı birleştirildiği zaman aslında çok taşkın, amacı da aşmış bir uygulama olduğunu görürüz.”
“Yani kısaca özetlemek gerekirse Ahmet Özer'le Ahmet Türk'ün göreve iadesi önünde bizim açımızdan hiçbir sakınca yoktur.”