Geleneksel dokunun kalbine hançer: Kaş’ta TOKİ eliyle ‘dikey’ dönüşüm
Antalya’nın tarihi dokusu ve doğal siluetiyle öne çıkan ilçesi Kaş, bu kez 10 katlı TOKİ bloklarıyla gündemde. Yeniköy Mahallesi’nde yükselen proje, ilçedeki geleneksel yatay mimari anlayışını tartışmaya açarken, bölgedeki kontrolsüz yapılaşma ve betonlaşma eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı.
12punto
Antalya’nın dünyaca ünlü turizm merkezi ve eşsiz doğasıyla bilinen ilçesi Kaş, son yıllarda maruz kaldığı kontrolsüz yapılaşma baskısının ardından şimdi de dikey mimari tehdidiyle karşı karşıya. Yeniköy Mahallesi’nde yükselen 10 katlı TOKİ blokları, ilçenin yüzlerce yıllık geleneksel sivil mimari kimliğine ve siluetine ağır bir darbe indiriyor.
3 KAT SINIRINDAN 10 KATLI BLOKLARA
Kaş’ın dik yamaçlarını ve eşsiz doğasını gölgeleyen TOKİ projesinde kaba inşaat büyük ölçüde tamamlandı. Yeniköy Mahallesi’nde inşa edilen ve 214 konut ile iş yerlerinden oluşan proje, geleneksel Akdeniz mimarisinin yatay ve doğayla uyumlu dokusunu korumaya çalışan ilçede dikey mimarinin ilk büyük çaplı örneği oldu.
Yusuf Yavuz'un haberine göre, normal şartlarda 3 kat sınırı bulunan ilçede, merkeze yakın dik yamaçlarda bile 5 kat sınırı zorlanarak yürütülen plansız yapılaşma, TOKİ projesiyle birlikte adeta kurumsallaşmış bir katliama dönüştü. Doğa harikası tepelerin zirvesinde yükselen 10 katlı bloklar, Kaş’ın kentsel kimliğini ve estetiğini geri dönülemez biçimde yok ediyor.
20 YILLIK KONTROLSÜZ DÖNÜŞÜMÜN SON PERDESİ
Kaş’taki bu estetik ve ekolojik yıkım aslında yeni değil. 2000’li yılların başında ilçe merkezinde başlayan plansız, kimliksiz ve rant odaklı yapılaşma, zamanla Kaş’ın eşsiz kırsal yerleşimlerine ve köylerine sıçradı.
Yüzlerce yıllık tarihi dokuya sahip köyler, son 20 yılda mantar gibi türeyen havuzlu villalarla dolduruldu. Konut ve arsa fiyatlarının metropol yarışına girdiği bu bölgeler, herhangi bir altyapı çalışması yapılmadan, tamamen plansız bir biçimde beton yığınına dönüştürüldü.
DOĞA VE TARİH RANTA KURBAN EDİLİYOR
Yerel halkın ve çevre aktivistlerinin tüm uyarılarına rağmen hayata geçirilen bu projeler, Kaş’ın sadece bugünkü siluetini bozmakla kalmıyor, geleceğini de ipotek altına alıyor. Altyapısız, beton odaklı ve bölgenin coğrafi yapısına tamamen aykırı olan bu "sert dönüşüm", Kaş'ı eşsiz bir doğa cenneti olmaktan çıkarıp kimliksiz bir beton kente dönüştürme riskini taşıyor.
Geleneksel mimariyi korumak ve gelecek nesillere aktarmakla yükümlü kurumların, Kaş’ın kalbine 10 katlı beton kütleler dikmesi, koruma politikasının iflas ettiğinin en somut göstergesi olarak kayıtlara geçiyor.