Gülistan Doku soruşturması: Umut Altaş’ın FBI’daki 34 sayfalık ifadesi ortaya çıktı! Cesedin yerini işaret etti
ABD’de FBI tarafından iki gün boyunca sorgulanan Umut Altaş’ın 34 sayfalık ifadesi Türkiye’deki Gülistan Doku soruşturmasına ulaştı. Altaş, Doku’nun araç içinde Mustafa Türkay Sonel tarafından vurulduğunu ve cesedinin bagaja taşındığını öne sürerken, cesedin Pertek yolu çevresine gömülmüş olabileceğini söyledi.
12punto
Hakkında yakalama kararı bulunan ve Türkiye’nin iade talebi doğrultusunda ABD’de bulunan Umut Altaş’ın, Gülistan Doku soruşturması kapsamında FBI tarafından iki gün boyunca sorgulandığı ortaya çıktı. Altaş’ın verdiği 34 sayfalık ifade tutanağının adli yardımlaşma kapsamında Türkiye’ye gönderildiği belirtildi.
Tutanağa göre Altaş, Gülistan Doku’nun Mustafa Türkay Sonel tarafından araç içerisinde vurularak öldürüldüğünü gördüğünü, Doku’nun cesedinin bagaja konulduğunu ve olayın ardından dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nun devreye girdiğini anlattı. Altaş, Eroğlu’nun ardından kendisine "babam bu işi halledecek" denildiğini de ifade etti.
Altaş ayrıca Doku’nun cesedinin Pertek yolu civarına gömülmüş olabileceğini, olayın ardından aynı araçla bölgeye yeniden gidildiğini ve kameraların kontrol edildiğini ileri sürdü. Cinayet sırasında olay yerinde bulunduğunu da FBI görevlilerine doğruladı.
FBI’DAN İKİ GÜN SÜREN SORGU
FBI tarafından hazırlanan tutanakta, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Gülistan Doku dosyası kapsamında kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden soruşturma yürüttüğü kaydedildi.
Türk makamlarının ABD’ye gönderdiği adli yardımlaşma talebinde ise Umut Altaş’a yöneltilmek üzere toplam 109 soru hazırlandığı belirtildi.
"MUSTAFA TÜRKAY SONEL’İN GÜLİSTAN’I ÖLDÜRDÜĞÜNE İNANIYOR MUSUN?"
FBI sorgusunda Altaş’a Mustafa Türkay Sonel ile arasındaki ilişki de soruldu. Altaş, Sonel’in kendisiyle ilgili davranışını "Beni kullandı" sözleriyle anlattı.
FBI görevlilerinin, Sonel’in kendisini nasıl kullandığını sorması üzerine Altaş, Sonel’in kendisini "Gülistan Doku’yu öldürmek ve suçu üzerine atmak" amacıyla kullanmış olabileceğini öne sürdü.
Bunun üzerine FBI görevlileri Altaş’a doğrudan "Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıyor musun?" sorusunu yöneltti. Altaş başını sallayarak "Evet" yanıtını verdi.
"Neden buna inanıyorsun?" sorusuna ise gördüğünü söyledi.
"GÜLİSTAN ARKA KOLTUKTAYDI, SİLAHI ÇIKARIP VURDU"
Altaş’ın FBI’a aktardığı anlatıma göre olay 5 Ocak 2020 tarihinde yaşandı.
Altaş, Mustafa Türkay Sonel ile birlikte Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini, Doku’yu köprü kenarında gördüklerini ve daha sonra genç kadının BMW marka araca bindiğini ileri sürdü.
Altaş’ın ifadesine göre araçta Mustafa Türkay Sonel sürücü koltuğunda, kendisi ön yolcu koltuğunda, Gülistan Doku ise arka koltukta bulunuyordu.
Doku’nun araç içerisinde kendilerine "Beni rahat bırakın, neden beni takip ediyorsunuz?" dediğini belirten Altaş, tartışmanın ardından Doku’nun çığlık atmaya başladığını iddia etti.
Altaş, bunun ardından Mustafa Türkay Sonel’in torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkardığını ve Gülistan Doku’yu vurduğunu öne sürdü.
Silahın üzerinde Türk bayrağı bulunduğunu da belirten Altaş’a, FBI görevlileri Doku’ya bakıp bakmadığını sordu. Altaş "Evet" cevabını verdi. "Ölü müydü?" sorusuna da "Evet." yanıtını verdi.
"CESEDİ BAGAJA TAŞIDIK"
Altaş, ateş edilmesinin ardından Mustafa Türkay Sonel’e Gülistan Doku’yu neden öldürdüğünü sorduğunu ileri sürdü.
Sonel’in kendisine susmasını ve cesedi bagaja taşımaya yardım etmesini söylediğini iddia eden Altaş, başlangıçta bunu reddettiğini ancak daha sonra Doku’nun cesedini Sonel ile birlikte BMW’nin bagajına koyduklarını anlattı.
OLAYIN ARDINDAN ŞÜKRÜ EROĞLU İDDİASI
Altaş’ın FBI’a verdiği ifadede, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu hakkında da çeşitli iddialar yer aldı.
Altaş, Gülistan Doku’nun cesedinin bagaja yerleştirilmesinden sonra Mustafa Türkay Sonel’in Şükrü Eroğlu’nu telefonla aradığını öne sürdü.
Sonel ile Eroğlu’nun yaklaşık 15-20 dakika görüştüğünü, kendisinin ise bu konuşmanın dışında tutulduğunu belirten Altaş, daha sonra Sonel’in kendisine "Sus, kimseye bundan bahsetme." dediğini ileri sürdü.
Altaş’ın "Bu mesele ortadan kalkmaz" demesi üzerine Sonel’in "Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak." dediğini iddia etti.
ERTESİ SABAH: "MERAK ETME, HALLETTİK"
Altaş’ın anlatımına göre Mustafa Türkay Sonel, olayın ertesi sabahı kendisini yeniden aradı.
Altaş, Sonel’e ne olduğunu sorduğunu ve "Merak etme, hallettik. Sadece kimseye hiçbir şey söyleme." yanıtını aldığını söyledi.
Daha sonra Gülistan Doku’nun cesedinin nerede olduğunu sorduğunu belirten Altaş, Sonel’e "Nereye gömdün?" dediğini de FBI görevlilerine aktardı.
CESEDİN YERİ İÇİN PERTEK YOLU İŞARET EDİLDİ
FBI tutanağında yer alan iddialardan biri de Gülistan Doku’nun cesedinin nerede olabileceğine ilişkin.
Altaş’ın ifadesine göre Mustafa Türkay Sonel, cesedin olay yerinden Pertek yönüne doğru yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede bulunduğunu söyledi.
Altaş daha sonra söz konusu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak düzeltti. Bölgenin toprak yol olduğunu ve o dönemde yeni bir yol yapıldığını anlatan Altaş, cesedin Pertek yolu civarında, yeni yapılan yolun kenarına gömülmüş olabileceğini öne sürdü.
Ancak Altaş, bu değerlendirmenin kendi gördüğü bir duruma dayanmadığını, Sonel’den aldığı bilgi üzerinden yaptığı bir tahmin olduğunu da belirtti.
BAZ VE PTS KAYITLARINDA ÜÇ İSİM
FBI sorgusu sırasında Umut Altaş’a Türk soruşturma makamlarınca elde edilen daraltılmış baz kayıtları ile Plaka Tanıma Sistemi verileri de gösterildi.
Dosyadaki tespitlere göre 5 Ocak 2020 günü saat 22.09’da Umut Altaş, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarındaydı.
Aynı kayıtlarda Mustafa Türkay Sonel’in 22.08-22.37 saatleri arasında, Şükrü Eroğlu’nun ise 22.08’de aynı bölgede bulunduğu belirtildi.
PTS kayıtlarına göre Mustafa Türkay Sonel’in kullandığı BMW, saat 22.17.51’de araçta yalnızca Sonel bulunurken Tunceli’den Elazığ yönüne hareket etti.
Araç saat 22.30.17’de Tunceli yönüne geri döndüğünde ise sürücü koltuğunda Mustafa Türkay Sonel’in, ön yolcu koltuğunda ise Umut Altaş’ın bulunduğu görüntülendi.
FBI’DAN ALTAŞ’A: "CİNAYETİN İŞLENDİĞİ ARAÇLA KÖPRÜYE NEDEN GERİ DÖNDÜNÜZ?"
Baz ve PTS kayıtlarının Altaş’ın ilk günkü anlatımıyla çelişmesi üzerine FBI görevlileri sorguyu bu noktada derinleştirdi.
Altaş, sonunda olaydan sonra Mustafa Türkay Sonel ile aynı BMW’ye binerek yeniden köprü bölgesine gittiklerini anlattı.
FBI görevlileri Altaş’a "Az önce birinin öldürüldüğü araçla köprüye neden geri dönesiniz ki?" diye sordu.
Altaş’ın anlatımına göre Sonel, bu dönüşün gerekçesini "Herhangi bir kamera var mı diye bakmak için oraya gideceğiz." sözleriyle açıkladı.
KAMERA KAYITLARINA İLİŞKİN İDDİA
Sorguda, Gülistan Doku’nun son kez görüldüğü viyadüğü gören üniversite kamerasının kayıtları da gündeme geldi.
Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in köprüye yeniden gittikleri sırada kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini öne sürdü.
Ancak Altaş, söz konusu kamera kayıtlarının kim tarafından ya da hangi yöntemle silindiğini bilmediğini ifade etti.
"BENİM GÜCÜMÜ BİLİYORSUN, SENİ VE AİLENİ ÖLDÜREBİLİRİM"
Altaş, cinayetin ardından Mustafa Türkay Sonel tarafından tehdit edildiğini de iddia etti.
İfadesine göre Sonel kendisine "Benim gücümü biliyorsun, seni ve aileni öldürebilirim." dedi.
Altaş ayrıca Sonel’in "Biz ailece devletiz, bize hiçbir şey yapamazlar." şeklinde konuştuğunu öne sürdü.
Sonel’in susması karşılığında kendisine para teklif ettiğini belirten Altaş, bu teklifi kabul etmediğini ancak Sonel’in cüzdanına para koyduğunu da iddia etti.
HAMİLELİK VE KÜRTAJ İDDİALARI DA SORULDU
FBI sorgusunun dikkat çeken başlıklarından biri de Gülistan Doku’nun hamile bırakıldığı ve kürtaj yaptırmaya zorlandığı yönündeki iddialar oldu.
Altaş, bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak daha önce eski işvereni Rüstem Keskin ile yaptığı görüşmenin içeriği kendisine okununca bu konuda daha önce yaptığı bir anlatım gündeme geldi.
Kayıtlara göre Altaş, Rüstem Keskin’e Mustafa Türkay Sonel’in kendisine Gülistan Doku’nun hamile kaldığını, kürtaj yaptırmasını istediğini, Doku’nun bunu kabul etmeyerek çığlık attığını ve bunun üzerine Sonel’in Doku’yu başından tek el ateş ederek öldürdüğünü anlattığını söylemişti.
FBI görevlileri, bu sözlerin kendisine ait olup olmadığını sordu.
Altaş ilk aşamada yanıt vermek istemedi. Daha sonra ise bu ifadelerin kendisine ait olduğunu kabul etti. Bununla birlikte hamilelik ve kürtaj konusunda tahminde bulunmuş olabileceğini ve bazı ayrıntıları hatırlamadığını savundu.
TEK SEFER İZLENEBİLEN VİDEO: PARÇALANMIŞ CESET İDDİASI
FBI dosyasında yer alan bir diğer konu ise Altaş’ın eski işverenine anlattığı WhatsApp videosu oldu.
Sorgu tutanağına göre Altaş daha önce, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine WhatsApp üzerinden yalnızca bir kez izlenebilen bir video gönderdiğini ve görüntülerde parçalanmış bir ceset gördüğünü anlatmıştı.
FBI sorgusunda Altaş, videonun kendisine gönderildiğini ve gönderen kişinin Mustafa Türkay Sonel olduğunu doğruladı.
Videonun birkaç saniye sürdüğünü ve görüntülerde bir kişinin ceset parçası tuttuğunu söyleyen Altaş, görüntülerdeki cesedin Gülistan Doku’ya ait olup olmadığını kesin şekilde belirleyemediğini savundu.
FBI görevlileri, Altaş’ın eski işverenine videodaki kişinin Gülistan Doku olduğunu söylediği yönündeki önceki beyanını hatırlattı.
Altaş, bu sözlerin de kendisine ait olduğunu kabul etti ancak görüntüyü net biçimde göremediğini ileri sürdü.
91'İNCİ SORU: "CİNAYET SIRASINDA ORADA MIYDIN?"
İki gün süren sorgunun en kritik bölümlerinden biri 91’inci soruda yaşandı.
FBI görevlileri, Altaş’a eski patronuyla yaptığı görüşmede cinayet sırasında Mustafa Türkay Sonel ile birlikte olduğunu ima eden ifadelerini hatırlattı.
Ardından Altaş’a açık şekilde "Gülistan Doku öldürüldüğü sırada Mustafa Türkay Sonel ve Gülistan Doku ile birlikte miydiniz? Olaya bizzat tanık oldunuz mu?" diye soruldu.
Altaş’ın yanıtı FBI tutanağına "Hepsine evet." şeklinde geçti.
FBI görevlileri daha sonra, iki günlük sorgu boyunca verdiği çelişkili ifadeleri de dikkate alarak Altaş’a cinayet sırasında olay yerinde bulunduğu yönündeki anlatımının geçerli olup olmadığını yeniden sordu.
Altaş, olay yerinde olduğunu doğruladı.
BABASINA GÖNDERDİĞİ MESAJ: "ROL YAPMAYI BIRAK, BENİ SUSTURAN SENDİN"
Soruşturma dosyasındaki dikkat çekici delillerden biri de Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın telefonunda bulunan WhatsApp mesajı oldu.
Telefon incelemesinde Umut Altaş’ın babasına "Rol yapmayı bırak. Beni susturan sendin." şeklinde mesaj gönderdiği tespit edildi.
FBI görevlileri bu mesajı Altaş’a sordu.
Altaş, mesajı kendisinin gönderdiğini kabul etti. Ancak neden bu ifadeleri kullandığını açıklamakta zorlandı ve hatırlamadığını söyledi.
FBI görevlileri, mesajın Altaş’ın Gülistan Doku olayı nedeniyle susturulduğu ve ABD’ye gönderilmesinde babasının rolünün bulunduğu anlamına gelebileceğini belirtti.
Altaş ilk olarak ABD’ye gitme kararının kendisine ait olduğunu söyledi. Sorgunun ilerleyen bölümünde ise "Hepimizin fikriydi." yanıtını verdi.
Altaş, 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’dan Meksika’ya uçtuğunu ve daha sonra ABD sınırına geçtiğini anlattı.
ABD sınırına yasa dışı şekilde geçebilmek amacıyla bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini söyleyen Altaş, bu paranın Tunceli’de babası tarafından doğrudan ilgili kişiye ödendiğini ifade etti.
27 ARALIK 2019’DAKİ GENÇLİK MERKEZİ BULUŞMASI
FBI sorgusunda Gülistan Doku’nun kaybolmasından önce yaşandığı ileri sürülen olaylar da ele alındı.
Türk makamlarının yaptığı daraltılmış baz çalışmasına göre 27 Aralık 2019 günü saat 15.31-16.22 arasında Umut Altaş ile Gülistan Doku’nun Gençlik Merkezi çevresinde aynı konumda bulunduğu bilgisi Altaş’a yöneltildi.
Altaş, kendisinin, Mustafa Türkay Sonel’in ve muhtemelen Gülistan Doku’nun da o bölgede bulunmuş olabileceğini söyledi.
Bir kızın yürüdüğünü, Mustafa Türkay Sonel’in bu kişiyi takip ettiğini, ikisinin binaya girdiğini ve yaklaşık 15 dakika sonra dışarı çıktığını anlattı.
FBI görevlileri, söz konusu kızın Gülistan Doku olup olamayacağını sorduğunda Altaş "Mümkün olabilir." yanıtını verdi.
Altaş, gizli tanığın Gençlik Merkezi’nde uyuşturucu kullanıldığı ve Gülistan Doku’ya cinsel saldırıda bulunulduğu yönündeki iddialarını ise doğrulamadı.
SORGU SONUNDA DÖNEMİN VALİSİNE YÖNELİK SUÇLAMA
İki günlük sorgunun sonunda FBI görevlileri Umut Altaş’a Gülistan Doku hakkında bildiklerinin tamamının bunlar olup olmadığını sordu.
Altaş "Evet" yanıtını verdi.
Ardından soruşturmanın adil şekilde yürütülmediğini öne süren Altaş, dönemin Tunceli Valisini olayı örtbas etmek ve oğlunu adalete teslim etmemekle suçladı.
34 sayfalık FBI dosyasında ayrıca önemli bir teknik ayrıntıya yer verildi.
FBI, raporun başlangıcında ve ikinci günün anlatıldığı bölümde, Altaş’ın ifadelerinin kelimesi kelimesine alınmış bir ifade dökümü olmadığını özellikle belirtti. Rapora göre tutanak, FBI ajanlarının görüşmede anlatılanları özetlemesiyle hazırlandı.
ALTAŞ'IN İFADESİ TÜRKİYE'YE ULAŞTI
Umut Altaş’ın ABD’de FBI’a verdiği iki günlük ifade, adli yardımlaşma kapsamında Türkiye’deki adli makamların dosyasına ulaştı.
34 sayfalık tutanakta yer alan anlatımlar arasında Altaş’ın cinayet sırasında araçta ve olay yerinde bulunduğunu doğrulaması, Gülistan Doku’nun araç içerisinde vurulduğu iddiası ve cesedinin BMW’nin bagajına taşındığı yönündeki anlatımı öne çıktı.
Altaş ayrıca olayın ardından Şükrü Eroğlu’nun devreye girdiğini, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine "babam bu işi halledecek" dediğini, cesedin Pertek yolu civarına gömülmüş olabileceğini ve cinayetin ardından aynı BMW ile köprü bölgesine dönüldüğünü anlattı.
Kamera kayıtlarına ilişkin iddia, kendisine yöneltildiğini söylediği tehditler, eski işverenine anlattığı hamilelik ve kürtaj iddiaları, WhatsApp üzerinden gönderildiğini söylediği parçalanmış ceset videosu ve babasına gönderdiği "Beni susturan sendin" mesajı da tutanakta yer alan başlıklar arasında bulunuyor.