Gülistan’ın yakın arkadaşı Rojvelat’a ne oldu? '3 gün yaşamış kardeşim, ona ulaşılabilirdi'

Batman’da kaybolduktan üç gün sonra Hasankeyf Baraj Gölü’nde ölü bulunan 26 yaşındaki Rojvelat Kızmaz’ın dosyası “intihar” denilerek kapatıldı. Ancak aile; eksik kamera kayıtları, çelişkili bilgiler, otopsideki belirsizlikler ve olay yerindeki bulgulara dikkat çekerek ölümün şüpheli olduğunu ve ihmallerin araştırılmadığını söylüyor. 12punto’ya konuşan Rojvelat’ın ağabeyi Mehmet Kızmaz, eksik kamera görüntülerine ve arama çalışmasının geç başlamasına dikkat çekti ve “3 gün yaşamış kardeşim, hayattayken ona ulaşılabilirdi” diye konuştu.

Sinem Nazlı Demir

SİNEM NAZLI DEMİR

26 yaşındaki Rojvelat Kızmaz, 9 Şubat 2024 tarihinde Batman’da kayboldu. Rojvelat’ın cansız bedeni 3 gün sonra Hasankeyf Baraj Gölü’nde bulundu. Rojvelat’ın ölümü kamuoyuna ilk olarak “intihar” olarak yansıdı ve dosya bir süre sonra bu nedenle kapatıldı. Rojvelat’ın ailesi, kızlarının ölümünün şüpheli olduğunu düşünüyor. Aile, karakoldaki görevlilerin Rojvelat’ın kayıp ihbarına yönelik gerekli işlemleri yapmadığını ve başvuru yapılırken memurların bu durumu ciddiye almadığını söylüyor.

KAMERA KAYITLARINA YÖNELİK ÇELİŞKİLİ BİLGİLER

Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre, Rojvelat Kızmaz’ın Hasankeyf’e giden bir minibüse bindiği ve köprü üzerinde yürüdüğüne dair görüntüler bulunuyor. Ancak aile, kritik noktalardaki kamera kayıtlarına ilişkin çelişkili bilgiler olduğunu belirtiyor. Rojvelat’ın minibüse biniş ve inişine dair bazı görüntülerin dosyada yer aldığı, ancak evine yakın kavşakta bulunan MOBESE ve Tüpraş rafinerisi kameralarına ilişkin kayıtların eksik olduğu ifade ediliyor. Aileye, rafineri kameralarının arızalı olduğu bilgisi verilirken, Hasankeyf’teki bazı kamera kayıtlarının da dosyaya eklenmediği ileri sürülüyor.

OLAY ANINA İLİŞKİN KESİN BİR TESPİT YAPILMADI

Aile, liman bölgesinde ve Hasankeyf Müzesi çevresinde bulunan kameraların da ya çalışmadığı ya da alanı kapsamadığı yönünde bilgilendirildiklerini aktarıyor. Ayrıca baraj gölü çevresinde 24 saat görevli jandarma bulunduğu, buna rağmen olay anına ilişkin herhangi bir tespitin dosyaya yansımadığı belirtiliyor. Rojvelat’ın kıyafetlerinin düzenli şekilde çıkarılmış halde bulunmasına karşın, cansız bedeninin bu noktadan yaklaşık 25–30 metre uzaklıkta ve suyun akış yönüne ters bir konumda bulunması da ailenin şüphelerini artırıyor.

ROJVELAT’IN TELEFONU AİLEYE TESLİM EDİLMEDİ

Otopsi sürecine ilişkin olarak ise aile, raporda ölüm zamanına dair net bir tespit bulunmadığını ifade ediyor. Otopsiyi gerçekleştiren doktorun, Rojvelat’ın suda uzun süre kalmadığını ve ölümün suyla temas ettiği gün gerçekleşmiş olabileceğini sözlü olarak ilettiği aktarılıyor. Buna karşın, ölümün nasıl gerçekleştiğine dair kesin bir bulguya ulaşılamadığı belirtiliyor. Öte yandan, Rojvelat’ın telefonunun incelendiği ancak soruşturma kapatılmasına rağmen aileye iade edilmediği ve şu an aktif olmadığı ifade ediliyor.

“KAMERALAR BOZUK” DEDİLER”

Rojvelat Kızmaz’ın ağabeyi Mehmet Kızmaz, kardeşinin ölümü üzerine başlatılan soruşturma sürecinde yaşananları 12Punto’ya anlattı. Belirli bölgelerde yer alan ve dosyada önemli bir kanıt olabilecek mobese kameralarının bazılarının “bozuk” ya da “aktif olmadığı”nı belirten Kızmaz, bu eksikliğin dosya için öneminden bahsetti:

“Kardeşimin dosyasına yönelik soru işaretlerimiz var ve biz bu dosyanın “intihar” olarak adlandırılmasını doğru bulmuyoruz. Kardeşimin dosyasındaki soru işaretleri Gülistan’ın dosyasından sonra daha da arttı.

“Birlikte okudukları okulda ikisinin de başına benzer olaylar mı geldi? Ya da kardeşim bir şeyler mi biliyordu?” gibi sorular sormaya başladık. Dosyamızda dikkatimizi çeken yerler oldu, arama sürecinde yaşananlar gibi. Örneğin, evin önünde bir Tüpraş Kavşağı var ve o kavşaktaki kameraların bize bozuk olduğu söylendi. Neden bozuklar? Ya da kardeşimin kavşaktan sonra görüldüğü Hasankeyf limanındaki kameraların da aktif olmadığı söylendi. Neden değiller? Aktif değilse neden oradalar? O kamera çalışmıyorsa orada durması neye yarayacak?”

“3 GÜN YAŞAMIŞ KARDEŞİM”

Arama çalışmalarının gerektiği şekilde yapılmadığını ve bu nedenle Rojvelat’a günler sonra ulaşıldığını söyleyen Mehmet Kızmaz, Rojvelat’ın cansız bedeninin bulunduğu bölgenin yakınlarında da bir jandarma kulübesinin olduğuna dikkati çekti:

“Bir diğer önemli nokta ise, kardeşimin bulunduğu yerin yakınlarındaki jandarma kulübesi. 7/24 nöbet tutulduğu ve günde birkaç kere botla suyun üzerinde tur atılıp göze çarpan bir durum olduğunda müdahale edildiği söylenen bir kulübe burası. Peki tüm bunlara rağmen kardeşim nasıl fark edilmedi? Arama sürecinde yok sayıldık, kardeşim hiç aranmadı. 3 gün yaşamış kardeşim, bunu otopsiye giren adli tıp uzmanı söyledi. Bu demek oluyor ki, kardeşim o 3 gün içinde aransaydı, hayattayken ona ulaşılabilirdi. Bu eksikliklerden kaynaklı kolluk kuvvetlerine yönelik suç duyurusunda bulunduk ama “soruşturmaya yer yoktur” kararı verildi.”