'Henüz çok gençken eskiyen solculardan': CHP'nin Genel Sekreter'i Rıfat Turuntay Nalbantoğlu hakkındaki o yazı yeniden gündemde
Mahkemenin mutlak butlan kararıyla yeniden CHP'nin Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz gün MYK listesini açıkladı. Gözler listedeki isimlere çevrilirken, Genel Sekreter olarak Rıfat Turuntay Nalbantoğlu isminin tercih edilmesi dikkat çekti. Yaşanan bu gelişme ardından Nalbantoğlu'na dair eski yazılar ve haberler de yeniden gündeme geldi.
12punto
Siyasi çalışmalarını Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde sürdüren ve parti içerisinde Parti Meclisi üyeliği yapan Nalbantoğlu İzmir İl Başkanlığı görevini de üstlenmiş bir isim. Siyasi kariyeri boyunca parti teşkilatlarında çeşitli sorumluluklar alan Rıfat Turuntay Nalbantoğlu, 2023 Türkiye genel seçimlerinde İzmir milletvekili seçildi.
2025-2026 döneminde CHP'de yaşanan kurultay ve liderlik krizleri sırasında Nalbantoğlu'nun adı parti içi tartışmalarda sıkça geçti. Nalbantoğlu'nun, CHP'deki yargı ve kurultay süreci devam ederken Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşüp "Genel Başkanımızın sonuna kadar arkasındayız" açıklaması yapması parti içindeki Özgür Özel ve İmamoğlu yanlısı kesimlerden tepki görmüştü.
Göreve gelmesinin ardından ilk değerlendirmesini yapan Nalbantoğlu, CHP’nin mevcut sorunlarını çözmek için ortak mücadele mesajı verdi. Açıklamasında parti içi birlik ve dayanışma vurgusu yapan Nalbantoğlu, MYK’da görev alıp almamanın önemli olmadığını belirterek, “Hepimizin görevi partimizin mevcut önde duran problemlerine çözüm üretmek ve yılmadan, yorulmadan çalışmaktır” dedi.
Genel Sekreter olarak sorumluluklarının farkında olduğunu ifade eden Nalbantoğlu, başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm partililerle birlikte çalışacaklarını söyledi.
Kurultay tartışmalarına ilişkin de net bir mesaj veren Nalbantoğlu, “Tedbir kararı varken kurultay yapılamaz” sözleriyle parti içindeki tartışmalara ilişkin dikkat çeken bir çıkış yaptı.
Nalbantoğlu'nun CHP'de 111 milletvekilinin imzaladığı olağanüstü kurultay çağrısına destek vermeyen isimlerden biri olması sosyal medyada yoğun tartışma yarattı.
Kılıçdaroğlu'nun, Genel Başkanlık görevini Özgür Özel'e devrettiği kurultaydan sonra da hemen her fırsatta Kemal Kılıçdaroğlu'na olan desteğini sürdüren Rıfat Turuntay Nalbantoğlu'nun mutlak butlan sonrası partinin Genel Sekreteri görevini almasıyla birlikte onunla ilgili eski tarihli yazılar da yeniden gündeme geldi.
12punto.com.tr yazarı Osman Çutsay'ın biryenicumhuriyet.com.tr adlı sitede kaleme aldığı 2024 tarihli 'Dorian Gray 'vekillerimiz' ve romansızlık' başlığını taşıyan yazısında Nalbantoğlu hakkında yaptığı tespitler son derece dikkat çekici...
Çutsay, kaleme aldığı yazısının bir kısmında Nalbantoğlu hakkında şöyle demiş:
"...Güneşli yirmilerinde kısmen de olsa tanıyabildiğim üç eski solcudan söz ediyorum. Daha henüz çok gençken eskiyen solculardan bunlar. Romanlarının yazılamayacağını ileri süreceğim, ama sahneye çıkacak yeni mucize yazarların bu iddiayı bir anda çöpe atabileceğini de bildiğim üç -maalesef- gerici “milletvekili”. Türkiye’yi sol adına geriye ve çöpe iten biyografilerle karşı karşıyayız...
Yoksul ve ışıl ışıl Sırrı’yı, daha belki de 19’undayken Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin (SBF) koridorlarında tanımıştım. 1980 olmalı. Mümkündür. Yalnız, yoksul ve fakat hayat dolu devrimci bir çocuktu. Ancak 1979’da Rıfat daha önemliydi. Yalnız değildi. Rıfat, SBF’deki İGD’lilerin başını çekiyordu. İki isim de çok gençken 12 Eylül’ün ve sermaye devletinin işkencelerinden geçtiler. Bana hep bir tür “Ahmet Kaçmaz profili” veren Erkan Baş, sonraki kuşaktandır, baktığımızda Sırrı ve Rıfat’ın korumasında yetişti. Onlar gibi içinden çıktığı hareketi inkâr etti, fakat “yetiştiği yere” galiba diğer ikisinden daha zararlı olmayı başardı. Pek istediği şeyi becerdi. Vekil oldu. Üçü de hâlâ vekil.
Üçü de pazarlamacıdır ve bunu solculuk saydırabildiler. Sorumuz ve sorunumuz, bunların neden gerici oldukları değil. Umur gördükleri bu sistemin kendilerini anlatabilecek bir edebiyata artık sahip olmamasını konuşuyoruz. Bir büyük sığlığın, kirli bir bayağılığın kahramanları: Romanesk yanları varsa, buradandır, ama anlatılamıyorlar. Neden?"