İBB davası devam ederken Feti Yıldız'dan 'Delilsiz ispat' çıkışı! 'Bugünlerde çok tartışılıyor...'
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, ceza yargılamalarında ispat ve delil ilişkisine dikkat çektiği açıklamasında, delillere dayanmayan ispatların zan ve tahmin niteliği taşıyacağını belirtti. Yıldız’ın değerlendirmeleri, gündemdeki İBB davası ile birlikte tartışma yarattı.
12punto
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada ceza davalarında delil ve ispat süreçlerinin önemine dikkat çekti. Son dönemde bu konunun yoğun şekilde tartışıldığını söyleyen Yıldız’ın ifadeleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasının sürdüğü döneme denk gelmesiyle birlikte gündeme oturdu.
Yıldız, ceza yargılamasının temel amacının, yaşanmış bir olayın gerçekliğine ulaşmak olduğunu vurgulayarak, “Ceza yargılamasının amacı, geçmişte yaşanan bir hayat kesiti üzerinde maddi gerçeğe ulaşmaktır. Bir başka deyişle sübuta ermektir.” açıklamasında bulundu.
Açıklamasında, yalnızca iddiaya dayanan ya da somut delillerle desteklenmemiş ispatların sağlam bir hüküm anlamına gelmediğine işaret eden Yıldız, delil ve ispat arasındaki bağı şu sözlerle aktardı:
“Delilsiz ispat maddi vakıaya uygun olsa bile zan ve tahminden ibarettir.”
Yıldız'ın açıklamasının tamamı şöyle:
"Bugünlerde çok tartışılıyor,
meraklısı için şu kısa notu bırakıyorum.
Ceza yargılamasının amacı ,
geçmişte yaşanan bir hayat kesiti üzerinde maddi gerçeğe ulaşmaktır.
Bir başka deyişle sübuta ermektir.
Sübut kavramı, bir bilginin veya bir olgunun sadece iddia olarak kalmaması, aksine sağlam delillerle desteklenerek kesinlik kazanması sürecidir.
Ceza muhakemesinde delil ve ispat arasında çok güçlü bir bağ vardır.
Delilsiz ispat maddi vakıaya uygun olsa bile zan ve tahminden ibarettir.
Maddi gerçeği araştırma ilkesi, hakime taraf beyanlarıyla veya dosyadaki diğer delillerle yetinmeyip kendiliğinden araştırma yapma yükümlülüğü yüklemektedir.
Hâkimin vicdani kanaatinin oluşması için delillerle doğrudan temas etmesi gerekir.
Vasıtasızlık prensibi adı verilen bu ilke hüküm otoritesinin ve meşruiyetinin en önemli temellerinden biridir.
İspat ilkeleri içinde şüphenin sanık lehine yorumlanmasının ayrı bir önemi vardır.
Bu ilke aynı zamanda suçsuzluk karinesinin de sonucudur.
Gerek Anayasamızda gerek taraf olduğumuz sözleşmelerde,AYM ve AİHM içtihatlarında,
Kesinleşmiş yargı kararı olmadan kimsenin suçlu sayılamayacağına ilişkin karine adil yargılama hakkının ana unsurlardan biridir.
Maddi vakıalarda ortaya çıkan belirsizliklerin sanık lehine yorumlanması ve belirsiz kalan hususun ispatlanamamış sayılması gerekir.İyi Pazarlar"
Bugünlerde çok tartışılıyor,
— Feti Yıldız (@YildizFeti) March 15, 2026
meraklısı için şu kısa notu bırakıyorum.
Ceza yargılamasının amacı ,
geçmişte yaşanan bir hayat kesiti üzerinde maddi gerçeğe ulaşmaktır.
Bir başka deyişle sübuta ermektir.
Sübut kavramı, bir bilginin veya bir olgunun sadece iddia olarak kalmaması,…