İktidar kulisleri bunu konuşuyor: ABD İran’da Kürt kartını oynarsa, İmralı sürecine etkisi ne olur?
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarıyla birlikte Kürt kartını devreye sokma ihtimali tartışılırken, iktidar kulislerinden konuya dair önemli değerlendirmeler geldi. İmralı süreci ve bölgedeki Kürt hareketlerinin nasıl etkileneceği üzerine yapılan yorumlarda, İran’daki toplumsal yapının ve geçmişteki deneyimlerin etkisi ön plana çıktı.
12punto
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri saldırının ardından, ABD’nin Suriye ve Irak’ta olduğu gibi İran’daki Kürt halkı ile de işbirliği yapma ihtimali tartışılmaya başlandı. Ancak iktidar kulislerinde, bu tür bir planın hayata geçirilmesinin kolay olmayacağına dair görüşler öne çıkıyor. Olası bir Kürt hareketinin İmralı sürecini nasıl etkileyeceği ise merak konusu oldu.
İRAN’DA KÜRTLER ÜZERİNDEN YENİ BİR CEPHE AÇMA ÇABASI
Nefes yazarı Nuray Babacan’ın aktardığı bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki Kürt liderlerle telefon görüşmesi yapmasının ardından, İran muhaliflerinin Kürtler üzerinden organize edilmeye çalışıldığı iddiaları gündeme geldi. Trump’ın bu temaslarının ardından, İran’da yeni bir cephe açma çabalarının olduğu öne sürüldü.
Kısa süre önce Suriye’de, Kürtler yerine merkezi hükümeti tercih eden ABD’nin, İran’da yeniden “Kürt kartını” kullanma olasılığının düşük olduğu belirtiliyor. İktidar kurmaylarına göre, ABD’nin geçmişte Kürtlerle ilgili yaşadığı deneyimler ve bölgedeki toplumsal yapının farklılığı, bu tür girişimlerin sonuçsuz kalmasına neden olabilir.
İran’daki Kürtlerin, bölgedeki diğer Kürt topluluklarına kıyasla kültürel ve yasal haklar açısından daha geniş imkanlara sahip olduğu vurgulanıyor. Ayrıca İran’daki Kürtlerin, çoğunlukla Sünni ve Azeri Türkleri ile birlikte Şii inançlarına sahip oldukları belirtiliyor. Bu durum, Kürtlerin ve diğer grupların birlikte hareket etmesini zorlaştıran bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu nedenle ABD ve İsrail’in Kürtler üzerinden bölgede yeni bir kanal açma çabalarının kolay sonuç vermeyeceği ifade ediliyor.
IRAK KÜRTLERİNE YÖNELİK ABD'İN GEÇMİŞTEKİ STRATEJİSİ
Irak Kürtlerinin ABD ile geçmişte yaşadığı deneyimler, ABD’nin Kürtleri yalnız bırakarak Saddam Hüseyin yönetimiyle anlaşmaya vardığı dönemde büyük kayıplar yaşandığını hatırlatıyor. Bu nedenle, Barzani yönetiminin ABD ve İsrail’in planlarına dahil olmasının düşük ihtimal olduğu değerlendiriliyor. Ancak Talabani ve ekibinin ABD’ye yakın bir çizgide olduğu ifade edilse de bölgesel güçlerinin sınırlı olduğu vurgulanıyor.
SURİYE’DE ABD’NİN MERKEZİ HÜKÜMETİ SEÇMESİ
ABD’nin Suriye’deki politikaları da bu tartışmalara dahil ediliyor. ABD’nin, SDG ve Mazlum Abdi’yi bir anlaşmaya zorlayarak merkezi hükümetin yanında yer aldığı, bu aşamadan sonra ABD’nin bölgedeki Kürt gruplarından geniş destek bulmasının zor olacağı ifade ediliyor.
İMRALI SÜRECİNE ETKİSİ
İmralı sürecinin bu gelişmelerden nasıl etkileneceği de tartışılıyor. Siyasi çevrelere göre, sürecin büyük ölçüde etkilenmeyeceği değerlendirilse de, iktidar ve devletin çabaları ile terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın sürecin içinde aktif rol almasının olumlu sonuçlar doğurabileceği görüşü dile getiriliyor. Ancak Babacan’a göre, bu süreçte finali görmek için henüz erken olduğu vurgulanıyor.
Kürt halkının ABD ile ilişkilerinde örgütlü yapıların etkili olduğu ve bu yapıların zaman zaman ABD ve İsrail tarafından kullanıldığı ifade ediliyor. PKK ve benzeri örgütlerin, bölge ülkeleri tarafından "kullanışlı" görüldüğü ve bu örgütlerin Kürt halkını etkilemek için çeşitli yöntemler kullandığı belirtiliyor.