İktidarın 'Mutlak Butlan'ına Merkez Bankası kalkanı: Acil toplantı ve yüzde 40 faiz masada

İktidarın antidemokratik ve hukuken 'mutlak butlan' (kesin hükümsüz) sayılan adımlarının ekonomide yarattığı tahribatı gizleme görevi Merkez Bankası'na düştü. Sadece rezerv satarak sürecin yönetilemeyeceği anlaşılırken, acil bir toplantıyla politika faizinin yüzde 40 veya üzerine çıkarılması bekleniyor. Hukuki krizin ekonomik faturası ise yüksek enflasyon ve düşük zam cenderesindeki vatandaşa kesilecek.

12punto

Türkiye'de siyasetin ve hukukun aldığı yaralar, ekonomide geri döndürülemez tahribatlar yaratmaya devam ediyor. Son dönemde Merkez Bankası, asli görevi olan fiyat istikrarını sağlamak yerine, iktidarın hukuki temeli olmayan, evrensel hukuk ilkelerine aykırılığı nedeniyle "mutlak butlan" ile malul (baştan itibaren geçersiz) kararlarına kalkan olma işlevini üstlenmiş durumda.

Hukuksuzluğun Ateşini Rezervler Söndüremiyor

Siyasi alandaki bu antidemokratik hamlelerin ve hukuki güvensizliğin piyasalarda yarattığı derin sarsıntı, yalnızca arka kapı müdahaleleriyle örtbas edilmeye çalışılıyor. Ancak gelinen noktada, sadece döviz satarak ve Merkez Bankası rezervlerini eriterek bu sürecin sürdürülemeyeceği net bir şekilde görülüyor. "Mutlak butlan" kararlarının tetiklediği panik havası ve yabancı sermaye kaçışı, ekonomi yönetiminin elini zayıflatmış durumda.

Acil Toplantı ile Şok Faiz Artışı Beklentisi

Ortadaki hukuki ve siyasi krizin derinliği, ekonomi yönetimini piyasaları yatıştırmak için radikal adımlar atmaya zorluyor. Kulislerde, Merkez Bankası'nın piyasadaki ateşi söndürebilmek adına olağanüstü toplanacağı ve politika faizini resmi olarak yüzde 40 veya daha üstü bir seviyeye çekeceği beklentisi giderek güçleniyor. İktidarın hukuk dışı manevralarının yarattığı güven kaybı, ekonomide şok faiz artışlarını tek seçenek haline getiriyor.

Fatura Halka Çıkıyor: Üçlü Cendere

Hukukun askıya alınmasının ve ekonominin bu siyasi kararlara kurban edilmesinin asıl bedelini ise milyonlarca vatandaş ödeyecek. Beklenen şok faiz hamlesinin gerçekleşmesi halinde halk; satın alma gücünü her geçen gün eriten "yüksek enflasyon", borçlanmayı imkânsız hale getiren "yüksek faiz" ve hayat pahalılığı karşısında komik kalan "düşük zam" sarmalına terk edilecek. Dar ve sabit gelirliler, hukuken "mutlak butlan" sayılan adımların yarattığı bu ekonomik cenderenin içinde daha da bunalacak.