İmamoğlu İBB davasında hakime sordu: 'Bu aleni tehdit karşısında bir tedbir aldınız mı?'
İBB davasında altıncı haftaya girilirken 435 sanıklı yargılamanın 20’nci duruşması Silivri’de devam ediyor. Necati Özkan’ın yarım kalan savunmasının sürmesi beklenirken, Ekrem İmamoğlu duruşmada “Geçen hafta savcının şahsıma ‘haddinizi bilmezseniz haddinizi bildiririz’ tehdidini aldım. Bu kayıtlara geçti. Bunun sahibi kimdir? Kim ya da kimler? Bu aleni tehdit karşısında bir işlem ya da tedbir aldınız mı?” sorusunu yöneltti.
12punto
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da yer aldığı, 92’si tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı İBB davasında süreç altıncı haftasına girdi.
Beyoğlu dosyasının ana dava ile birleştirilmesi sonrasında sanık sayısı 435’e yükselirken, davanın 20’nci duruşma günü İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de sürdürülecek.
Bir önceki, yani 19’uncu celsede İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Necati Özkan’ın savunmasına başlanmıştı. Ancak Özkan’ın savunması tamamlanamamış, mahkeme heyeti duruşmayı 13 Nisan Pazartesi gününe bırakmıştı.
Bugünkü oturumda, Necati Özkan’ın yarım kalan savunmasını sürdürmesi ve diğer sanıkların da beyanlarının alınması öngörülüyor. Özkan’ın, Eylem 4 ve Eylem 13 başlıkları kapsamında yöneltilen suçlamalara yanıt vermesi bekleniyor.
Özkan ve avukatının ardından, tutuklu sanıklardan Esma Bayrak’ın savunma yapması; zaman kalması halinde ise KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’un da mahkeme heyeti karşısına çıkması planlanıyor.
İBB davasında duruşma süreci gün boyunca yakından takip ediliyor. İşte duruşmada yaşananlar...
15.00 | ARA SONA ERDİ: ÖZKAN'IN AVUKATI AKALIN SAVUNMA YAPIYOR
Tutuklu sanıklar, duruşmaya verilen aradan sonra tekrar mahkeme salonuna getirildi. Aile yakınları ve partililer, alkışlayarak, isim sim selam göndererek karşıladı; tutuklu isimler de el sallayarak, tebessüm ederek karşılık verdi.
Salonda, "Moralinizi yüksek tutun. Türkiye sizinle gurur duyuyor" sesleri yükseldi. Bir partili, "Her şey çok güzel olacak. Vallahi iktidar olacağız" diye seslendi.
Tutuklu isimler, duruşma başlayana kadar ailelerine el sallarken bir yandan hem avukatlarıyla hem de kendi aralarında sohbet etti.
Salona son olarak Ekrem İmamoğlu ve Mehmet Pehlivan geldi, "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı atıldı. Bir izleyici, "Yaşasın adalet, yaşasın demokrasi, yaşasın cumhuriyet" diyerek ses yükseltti.
Mahkeme Heyetinin de gelmesiyle birlikte duruşma tekrar başladı. Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın savunma yapıyor.
13.15 | İMAMOĞLU'NDAN 'MACARİSTAN' MESAJI: ETRAFIMIZDA GÜZEL ŞEYLER OLUYOR, TÜRKİYE’DE DE OLACAK!
Duruşmaya verilen arada İmamoğlu salondan ayrılırken izleyicilere seslendi.
İmamoğlu, Macaristan seçimlerini hatırlatarak şöyle konuştu:
“Mücadele sloganımız ‘Yaşasın demokrasi, yaşasın adalet yaşasın cumhuriyet’ olsun. Etrafımızda güzel şeyler oluyor. Türkiye’de de olacak.”
13.10 | DURUŞMAYA İLK ARA
Mahkeme Başkanı, Necati Özkan’ın sorgulamasının ardından duruşmaya ara verdi.
Hakim, tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in dosyasının birleştirilmesi üzerine İBB davasına katılımına ilişkin, “Sorgu sıralamasında bir değişiklik olmayacak. Duruşmalara katılımı için yazıyı yazacağız” açıklamasında bulundu.
12.45 | "İNŞALLAH CUMHURBAŞKANLIĞINI DA TAMAMLAYACAĞIZ"
Daha sonra İmamoğlu, kampanya danışmanı Necati Özkan’ın savunması tamamlanınca söz alarak kendisine sorular yöneltti.
İlk olarak “İmamoğlu inşaattan hiç daire aldınız mı?” diye sordu. “Almadım başkanım” diyen Özkan’a İmamoğlu, “İyi ki almamışsınız” diye yanıt verdi. İzleyiciler kahkahalarla bu cevabı alkışladı.
İmamoğlu: “İBB’de resmi ya da gayri resmi göreviniz, ya da yönettiğiniz/sizi yöneten biri oldu mu? Böyle bir yetkiniz oldu mu?
Özkan: “Benim bir makamım yok. Arada çağırılınca toplantıya giderim. Kendi görüşümü söylerim ve biter. Her gün gidilen bir iş değil.”
İmamoğlu: Sizden talimat alan veya veren oldu mu?
Özkan: “Ne alan ne veren oldu. Ekrem Bey’in kampanyasının bittiği gün benim de oradaki işim biter”
İmamoğlu, “İBB’de bir ihale sürecinde ya da bütçe kararında aktif bir şekilde yer aldınız mı?" diye sorarken Özkan, bunları da “hayır” diye cevapladı.
Daha sonra Hüseyin Gün ile ilgili Özkan’a soru soran İmamoğlu “Ben mi hafıza kaybına sahibim? Biz böyle bir şey yaşadık mı? Denizde kum tanesi kadar diyaloğumun olmadığı bir insan benim yönetim, sizin de üstünüz olarak geçiyor. Sizinle mülakat yaptı mı? Sizi kadrosuna alırken bir iş görüşmesi ya da örgüt konuşması yaptı mı? TSK deneyiminiz var, biraz bunları duymak istiyorum sizden. Siz buna fiyasko dediniz ama ben kelime yakıştıramıyorum” dedi.
Özkan, şöyle yanıt verdi:
“Hüseyin Gün ile ilgili iddialar mesnetsiz. Paraşütle kondurulmuş. Ne benimle ne İmamoğlu ile hiçbir ilişkisi yok. 2019 Ağustos sonunda tüm ilişkimiz bitmiş, bir daha karşılaşmamışız. Adam bana ‘Sizinle çok tanışıyor olmasak da’ diye mesaj atmış ya. Okuma yazması olan bunu böyle değerlendirebilir mi?"
İmamoğlu, daha sonra “Son sorum: Biz sizle dostluk ve danışmanlık ilişkisi yaşıyoruz 13 yıldır. Bundan bahtiyarım. Biz sizinle kaç seçim kazandık?" sorusunu sordu.
Özkan “Vatandaşların oy verdiği tüm seçimleri kazandık. Yalnızca Kadir Topbaş’ın vefatından sonra İBB Meclisi’nde yapılan, başkanvekilliği seçimini meclis üstünlüğünün karşı tarafta olmasıyla kaybettik. Bunun dışında hatırlamıyorum” dedi.
12.38 | NECATİ ÖZKAN: 'DAHA SONRA YALAN VE İFTİRA MAKİNESİNE DÖNÜŞTÜ...'
Eylem 4 ve Eylem 13 ile suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun kampanya direktörü Özkan, savunmasında, itirafçı iş insanı Adem Kameroğlu’ndan 4 adet daire istediğine yönelik iddiaların yer aldığı eylem 4 ile ilgili konuştu.
Özkan, Kameroğlu için şu ifadeleri kullandı:
"Benim aleyhime verdiği tek bir ifade yoktu ama sonra iş değişti. Birileri bu arkadaşın kulağını çekti ve bu arkadaş tehditleri ve riskleri anladı herhalde. Daha sonra yalan ve iftira makinesine dönüştü."
Necati Özkan, isnat edilen eylem kapsamında kendisine kollukta, savcılıkta ya da hakimlikte hiçbir soru yöneltilmediğini, ancak dilekçeleri sonrası 7.5 ay sonra ifadesinin alındığını söyledi.
Özkan, dilekçelerinin ardından ortağı ve aile dostu Ayşe Hitchins’in gözaltına alındığını belirterek, Eylem 4 kapsamında söz konusu dört gayrimenkulden yalnızca kendi ortağının işlem gördüğünü söyledi. Hitchins’in 25 yıllık ortağı olduğunu ve şirkette yüzde 15 hissesi bulunduğunu ifade etti.
Özkan, 2017 yılında Adem Kameroğlu ile Beylikdüzü’ndeki bir proje için hem reklam anlaşması hem de yatırım ilişkisi kurulduğunu anlattı. Dört gayrimenkul için anlaşma yaptıklarını, ödemeyi nakit olarak gerçekleştirdiğini ve sözleşmeleri 20 Nisan 2017’de imzaladıklarını belirtti.
İş anlaşmasının bozulduğunu, kampanya işinin başka bir ajansa verildiğini söyleyen Özkan, yaptığı ödemenin banka kaydına dönüştürülmesi için girişimde bulunduğunu ve makbuzları bu şekilde alabildiğini ifade etti.
Özkan, Adem Kameroğlu’nun sonradan dosyaya dahil edildiğini, ilk ifadesinde kendisi hakkında herhangi bir suçlama bulunmadığını ancak daha sonra etkin pişmanlık kapsamında çelişkili beyanlar verdiğini söyledi.
"ÖNCE 'İADE EDİLDİ' DEDİ, SONRA BEYAN DEĞİŞTİ"
Kameroğlu’nun, “Necati Özkan’ı tanımıyordum” şeklindeki beyanının gerçeğe aykırı olduğunu belirten Özkan, taraflar arasında yıllara dayanan iş ilişkisi bulunduğunu ifade etti.
Yine Kameroğlu’nun ödeme iadesine ilişkin farklı ifadeler verdiğini, önce “iade edildi” dediğini, sonra bu beyanını değiştirdiğini aktardı.
Savcılığın dosyaya sunulan belgelerin sahte olduğu iddiasına da yanıt veren Özkan, sözleşmelerin 2017 tarihli olduğunu ve imzaların şirketin genel müdürüne ait bulunduğunu söyledi. İddia makamının bu konuda kendisine hiçbir soru yöneltmediğini belirtti.
11.15 | NECATİ ÖZKAN HAKİM KARŞISINDA
Daha sonra, hakkındaki ikinci suç isnadı olan ve davada geçen haftayı tamamen kaplayan veri sızıntısı iddialarının olduğu eylem 13’e ilişkin savunma yapan Necati Özkan, eylemde adının yalnızca iddianamenin başında ve sonunda geçtiğini, içerikte ise kendisine dair herhangi ifade bulunmadığını belirterek, “Eylem 13’ün içeriğinde hiçbir yerde ben yokum ama bu eylemden dolayı cezalandırılmam talep ediliyor. Bu eylem bana soruşturma aşamasında da sorulmadı” dedi.
Özkan, suçlamaların merkezinde yer alan “İstanbul Senin” uygulamasıyla herhangi bir teknik ya da idari bağının bulunmadığını belirtti.
“Bu aplikasyonun ne yazılımını bilirim, ne çalışma metotlarını, ne de güvenlik yapısını anlarım” diyen Özkan, bu konuda kendi rolünün yalnızca 2019 seçim kampanyasında hazırladığı “İstanbul Senindir” adlı reklam filmi olduğunu belirtti.
Eylem kapsamındaki veri sızıntısı iddialarına da değinen Özkan, söz konusu tarihlerde tutuklu olduğunu hatırlatarak, “Sızıntının Nisan 2025'te yapıldığı, sözde satışın ise 26 Mayıs 2025'te başladığı söyleniyor. Ben Nisan’da da Mayıs’ta da tutukluyum. Buna dahil olmam fiziksel olarak da imkansızdır” dedi.
Eylem kapsamındaki teknik incelemelerde ve USOM raporunda adının geçmediğini belirten Özkan, dosyada delil olarak yer alabilecek tek konunun, programla ilgili bir e-postada isminin geçmesi olduğunu ancak bunun da kendini akladığını belirterek şöyle konuştu: Eğer doğruysa diyor ki: ‘Necati Bey bu hafta için story tarafını bitirmiş olacak.’ Story tarafı; yani öykü tarafı, hikâye tarafı. Neyin? İstanbul Senin uygulamasının. Ben o hikâyeyi en başta yazdım zaten.”
11.00 | İMAMOĞLU’NDAN MAHKEMEYE: “BU ALENİ TEHDİT KARŞISINDA BİR TEDBİR ALDINIZ MI?”
Cumhuriyet'in aktardığına göre, duruşmada savunma aşamasına geçilmeden önce söz alan tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in dosyaya dahil edilmesine ilişkin konuşan Ekrem İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Ne zaman duruşmaya katılacağı konusunda bilgi sahibi olmadığını dün gece bana iletti. Yeni bir eylem eklenecek mi, bilgi sahibi değil. Özellikle bir yılı aşkın süredir yürütülen operasyonlar, gözaltılar sonucunda artık tarif edilemez bazı detaylar, ne olduğu belli olmayan işkenceye dönüşür hale ulaştı. Bu insanlar anne, baba, emekçi, gencecik insanlar… Bunların bir kısmı önce serbest bırakıldı, sonra tekrar tutuklandı.
Türk yargısı birilerini zindanda unutabilir mi? Benim şoförüm, tutuklu, ne olduğu belli değil, haklarında bir kelam yok. Ne için tutuklandıkları belli değil. Bu sayfanın kapanması gerekiyor diye düşünüyorum. Akıl almaz bir iş, utanç verici bir durum. Bu durumun bizi daha da yoracağını ve davaya zarar vereceğini düşünüyorum. Bu insanlar 4-5 gün nezarette tutulduktan sonra tutuklanan bir de zindana atıldı. 6 ay, 11 ay unut… Hiçbir şey yok… Bu vicdana sığmaz. O tutuklamaların altına imza atanlar terfi edildi ama bu insanlar 11 aydır tutuklu. Sıfır maaş… Çok kritik bir konu. Eylem 13’te insanların dinlendikten sonra karar çıkmasında da bir engel olmadığını düşünüyorum.
Geçen hafta savcının şahsıma ‘haddinizi bilmezseniz haddinizi bildiririz’ tehdidini aldım. Bu kayıtlara geçti. Bunun sahibi kimdir? Kim ya da kimler? Ben tehdit edildim. Kim ya da kimler adına, hangi örgüt, kurum adına tehdit edildim? Bu tehdit neleri kapsamaktadır? Can güvenliği mi, mal güvenliği mi, ailem mi, özgürlüğüm mü?
Ben şu an burada yargılanıyorum ve başkanım siz benden mesulsünüz. Bu aleni tehdit karşısında bir işlem ya da tedbir aldınız mı? Alacak mısınız? Bunu ben takip edeceğim ve gündemde tutacağım. Benim açımdan önemlidir. ‘Tedbir almayacağız’ diyorsanız kişisel tedbirimi almak için elimden geleni yapacağım. Bu konuda cevabınızı istiyorum.”
Mahkeme Başkanı, “Bir tedbir alınmadı” yanıtını verdi.
Ekrem İmamoğlu ise bunun üzerine “Tedbir yok mu? Ben kendim tedbir alacağım ve gerekeni yapacağım. Arkamızda millet var" dedi.
10.55 | SALONDA HAREKETLİLİK: DURUŞMA RESMEN BAŞLADI
Sanıklar, avukatlar, basın mensupları ve izleyiciler duruşma salonundaki yerlerini aldı. Mahkeme heyetinin gelmesiyle birlikte yargılamanın yeni oturumu başladı.