İmamoğlu'ndan İBB davası öncesi açıklama! 'Konuşturmama noktasına kadar geldi'

İBB’ye yönelik 414 sanıklı davada ikinci celse Silivri’de başlıyor. Duruşma öncesi bir paylaşım yapan Ekrem İmamoğlu, tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ı hatırlatarak savunma hakkının kısıtlandığını belirtti ve “Savunma hakkımın kısıtlanması avukatımın tutuklanması ile başladı, konuşturmama noktasına kadar geldi.” ifadelerini kullandı.

12punto

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davada ikinci celse bugün Silivri’de başlıyor. Ekrem İmamoğlu, Resul Emrah Şahan, Mehmet Murat Çalık, Necati Özkan, Murat Ongun ve Mehmet Pehlivan’ın da aralarında bulunduğu 414 sanıklı dosyada duruşmanın saat 10.00’da başlaması bekleniyor.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davaya, yargılama başlamadan önce Silivri’de inşa edilen yeni duruşma salonunda devam edilecek. Bu celsede tutuksuz sanıkların savunmalarının alınması öngörülüyor. Dava kapsamında 53 sanığın tutukluluğu sürüyor.

Edinilen bilgiye göre ikinci celsenin, yaklaşık iki aylık bir takvim içinde tamamlanması bekleniyor. İlk celseyi savunmasını yapamadan kapatan Ekrem İmamoğlu’nun savunma talebinde bulunup bulunmayacağı ve mahkemenin bu talebe nasıl yanıt vereceği ise celsenin dikkatle izlenecek başlıkları arasında yer alıyor. Özgür Özel’in de duruşmayı takip etmek üzere Silivri’ye gelmesi bekleniyor.

İMAMOĞLU'NDAN DURUŞMA ÖNCESİ AÇIKLAMA

Tutuklu Ekrem İmamoğlu, duruşma öncesi avukatları aracılığıyla Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından açıklama yaptı.

Tutuklanan avukatı Mehmet Pehlivan'ın yazısını paylaşan İmamoğlu, "Savunma hakkımın kısıtlanması avukatımın tutuklanması ile başladı, konuşturmama noktasına kadar geldi." ifadelerini kullandı.


İLK CELSEDE TARTIŞILAN BAŞLIKLAR

Davada ilk celse 9 Mart’ta başlamış, tutuklu sanıkların savunmalarının alındığı süreç 8 Temmuz’da tamamlanmıştı. Yargılama başında 402 olan toplam sanık sayısı, Beyoğlu dosyasının ana dosyayla birleştirilmesiyle 414’e çıkmıştı. İlk celse boyunca verilen tahliye kararları sonrasında tutuklu sanık sayısı 53’e geriledi.

İlk celseye, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında ifade veren bazı sanıkların mahkeme huzurunda bu beyanlarından dönmesi damga vurdu. Dört sanık, baskı altında kaldıklarını, tahliye vaadiyle yönlendirildiklerini ve iradelerinin sakatlandığını öne sürerek önceki ifadelerini geri çekti.

Sanık savunmalarında savcılık aşamasındaki ifade işlemlerine ilişkin baskı ve yönlendirme iddiaları da gündeme geldi. Bazı sanıklar, belirli kişiler hakkında ifade vermeye zorlandıklarını ileri sürdü. Cezaevindeki bazı tutuklulara, aracılar ya da avukatlar üzerinden ifade vermeleri halinde tahliye edilebilecekleri yönünde teklif götürüldüğü de duruşmalarda dile getirildi.

İlk celsede gözaltı ve cezaevi koşullarına ilişkin anlatımlar da tutanaklara yansıdı. Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, gözaltında çıplak aramaya maruz bırakıldığını ve savcılık sürecinde baskı gördüğünü iddia etti. Türker’in açıklamalarının ardından İçişleri Bakanlığı konuya ilişkin soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Celsenin son bölümünde ise savunmalara getirilen süre sınırlaması tartışma yarattı. Murat Ongun ve Fatih Keleş’in avukatlarının savunmaları için belirlenen takvim, müdafiler tarafından savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirildi. İmamoğlu da bu sınırlamaya tepki gösterdi; tartışmaların ardından CMK’nin 203. maddesi uyarınca duruşma salonundan çıkarıldı.

Murat Ongun ve Fatih Keleş’in eksik kalan avukat savunmalarının tamamlanmasının ardından sıra İmamoğlu’na geldi ancak süre kısıtlaması tartışmaları sürerken mahkeme başkanı İmamoğlu’nun yeniden salondan çıkarılmasına karar verdi. Tutanaklara İmamoğlu’nun “susma hakkını kullandığı” yönünde kayıt düşüldü.

İKİNCİ CELSE ÖNCESİ TAHLİYE ÇIKMADI

İkinci celse öncesi son tutukluluk incelemesi 6 Ağustos’ta yapıldı. Mahkeme, dosyada tutuklu bulunan 53 sanığın tamamı hakkında tutukluluk halinin devamına karar verdi. Böylece yeni celse öncesinde herhangi bir sanık için tahliye kararı verilmedi.

İlk celse sürerken Ekrem İmamoğlu hakkında duruşmalarda kullandığı ifadeler nedeniyle üç ayrı soruşturma başlatıldı. Soruşturmaların Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen açıldığı belirtildi.

Yargılamaya bakan mahkemenin adı da ilk celse döneminde değişti. Dava 9 Mart’ta İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlamıştı. Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun 30 Haziran tarihli kararnamesinin ardından mahkeme kapatıldı; aynı başkan ve heyet, dosyaya İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi olarak bakmayı sürdürdü.