Kılıçdaroğlu, CHP'li milletvekillerinin 'Erdoğan'ın projesiymiş' eleştirilerine yanıt verdi

Mahkemenin mutlak butlan kararı ardından yeniden CHP'nin Genel Başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu olağanüstü kurultay yapmayacaklarını ancak bu konuda konuşmaya kapalı olmadığını belirtti.

12punto

Genel Başkanlık koltuğunu Özgür Özel'e kaptırdığı kurultay hakkında yapılan şikayetin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle birlikte yeniden CHP Genel Başkanı olan ve partiye döner dönmez 'arınma' sürecini başlatan Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı Sözcütv canlı yayınında soruları yanıtladı.

Aldığı ihraç kararları yüzünden pek çok kesim tarafından yoğun bir şekilde eleştirilen Kılıçdaroğlu hakkında merak edilen sorulana yanıt veriyor. Kemal Kılıçdaroğlu'nun röportajından öne çıkanlar şöyle:

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir işbirliği içinde mi?

Kılıçdaroğlu, gazeteci Barış Terkoğlu'nun "Erdoğan ile işbirliği yaptınız mı?" sorusuna şu yanıtı verdi:

Erdoğan'ı her zaman eleştirdim. Özgür Bey dedi ki Erdoğan ile müzakere edeceğiz. Neyi müzakere edeceksiniz? 

Erdoğan ile işbirliği, diğerleri ile işbirliği yapıldığı söyleniyor. Erdoğan ile bir kişi 2 saat ne görüşür? Çıktıktan sonra da partinin sorunlarını görüştük deniliyor. CHP Genel Başkanı, AKP'nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor? Ey Özgür Özel sen ne görüştün, CHP'nin nelerini görüştün sen? 

Ne demek arka kapı diplomasisi? Bütün bunlar unutuluyor. Memleketi bu hale kim getirdi? Ülkenin içinde bulunduğu sorunları aşmak, Türkiye'yi darbe yasalarından kurtarmak için hangi öneri geldi. Olmaz! Siyaset üretmeniz lazım. 

Ben olaydan hemen sonra, yani kurultaydan hemen sonra Özgür Bey'e bazı temel noktaları açıkladım. Partinin içinde bulunduğu bazı sorunları açıkladım ve bir genel başkan olarak sizin bunları bilmeniz gerekir dedim. 

Her belediye seçiminden sonra şu salonda belediye başkanlarını toplardım. Önce emekli bir Sayıştay denetçisi belediye nedir, ne değildir, harcamalar nasıl yapılır? Sayıştay denetçisi gelince nelere bakar onu anlatırdı. İçişleri Bakanlığından bir yetkili gelirdi, yeminli müşavir gelirdi ve anlatırdı. En sonunda ben çıkardım ve derdim ki "Arkadaşlar koltuğa oturdunuz diye, artık ben belediye başkanıyım kimse bana dokunmaz demeyin. Her kuruşun hesabını vereceksiniz. Harcadığınız para sizin değil halkın parasıdır. 7 maddelik bir bildiri yayınladık. Neden bunlar yapılmadı son zamanlarda?

MAHKEMENİN MUTLAK BUTLAN KARARINI DAHA ÖNCEDEN BİLİYOR MUYDU?

Ben kararın çıkacağını bilseydim bir gün önceden böyle video yayınlar mıyım?

Ben zaten belli dönemlerde normal videolar çekiyorum. Bakın eğer bir gün benim mahkemeye gittiğimi, bir gün bir yargıçla konuştuğumu ya da herhangi bir ilişkide bulunduğumu kanıtlarsanız ben yarın sabah CHP Genel Başkanlığını bırakıyorum.

Böyle olaylar doğrudan doğruya yıpratma amacıyla ortaya atılıyor. Arınmaktan bahsediyorum videoda. Daha önce de söyledim, defalarca kez söyledim. Partinin kirlilikten arınması lazım nokta. Bugün de aynı şeyi söylüyorum. Bu parti kirliliği kabul etmez. 

Tarihte bize komünist dendi, faşist dendi, dinsiz parti dendi. Ancak hiçbir zaman, hiçbir dönemde partinin ahlaki üstünlüğüne yönelik hiçbir söz söylenmedi. Partinin temel özelliği ahlaki kültürünün yüksek olmasıdır. CHP'li birisi konuştuğunda herkes dikkatle dinler, çünkü bilirler ki bu kişinin ahlaki üstünlüğü vardır. Ahlak üzerinden bütün eleştiriler dikkate alınmalıdır. Parti asla kirliliği kabul etmez. 

KILIÇDAROĞLU MAHKEMENİN BUTLAN KARARINI KABUL ETMESEYDİ...

Buraya valilik bir kaymakamı kayyum olarak atardı. Siz bunu ister miydiniz? Üstelik mutlak butlan kararında sadece ben gelmiyorum. Eski yönetim olduğu gibi geliyor. Benden neden korkuyorlar? Hangi gerekçe ile korkuyorlar. Çünkü ben arınmayı yapacağım diye korkuyorlar. 

Bu partide her türlü eleştiri yapılır. Bu partinin kültüründe ciddi bir itiraz vardır. İnsanlar itirazlarını yaparlar ancak hiçbir zaman bu partide kirli ilişkilere yer verilmemiştir. Kirli ilişkilere bulaşanları da bu parti bağrında barındırmamıştır. 

Eğer partiye kayyum atanırsa ben buna itiraz ederim. Ancak mutlak butlan kararı verilirse ben mecburum gitmeye çünkü partinin bütün yöneticileri, parti meclisi de göreve gelecek. Bana görev veriliyor ama onlara da görev veriliyor. 

Partiyi alın, hiç kimsenin şaibe iddia edemeyeceği bir kurultay yapın deniliyor. Olay bu kadar basit."

KILIÇDAROĞLU'NDAN EKREM İMAMOĞLU'NUN KAYYUM ELEŞTİRİSİNE YANIT

İmamoğlu'nun sözlerini ve İBB davasındaki ifadeleri okudunuz mu? 

"Ben Ekrem Bey'in içerisinde bulunduğu psikolojik durumu biliyorum. Ona cevap vermek gibi bir niyetim de yok. Arınma kavramı önemlidir. Temizlik kavramı önemlidir. Erdoğan'ı siyasi partiler içerisinde ve onların genel başkanları içerisinde en çok ve en sert eleştiren kişi benim. 

Bu konuda mahkum olan kişi de benim. Tazminata mahkum edilen kişi de benim. Bugün de eleştiriyorum. Bana soracaksınız herhalde değil mi? Memleketi bu hale getiren kim? Beşli çeteleri bu milletin başına getiren Erdoğan değil mi?"

İBB İDDİANAMESİ HAKKINDA...

"Ben hukukçu değilim, İBB iddianamesinin tamamını okudum diyemem. Ancak hukukçu arkadaşlarla ilgili bir komisyon kurduk ve onlar inceliyor. Bana bir özet de getiriyorlar. Benim tüm iddianameleri okumak gibi bir durumum yok."

"İmamoğlu ile ilgili düşüncemi ifade edeyim. Tutuklandığında evini ziyaret ettim. Kapısının önünde basın açıklaması yaptım. O gün ne söylediysem bugün de aynı şeyi söylüyorum. "

Bu sözler üzerine Barış Terkoğlu, Kılıçdaroğlu'nun o dönemki sözlerini hatırlattı: "Tek adam döneminde bir kişinin gelip yasamayı, yargıyı, yürütmeyi kontrol ettiği bir süreç yaşıyoruz. Ekrem Bey'e ve ailesine sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir."

Bu sözlerin arkasında olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Sanki sadece CHP'li belediyelerde yolsuzluk var. Öteki tarafta da malı götürenler yok mu? Herkes biliyor. Yolsuzluğu kim yaparsa biz karşısındayız. Yolsuzluğun partisi olmaz. Yolsuzlukta çifte standart uygulaması yanlıştır diyoruz. Ben hala belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması gerektiğini söylüyorum. Sonuna kadar incelenmeli ancak kararlar kesinleşmeden belediye başkanları tutuksuz yargılanmalı" 

KILIÇDAROĞLU'NDAN YARGILANAN BELEDİYE BAŞKANLARINA DAİR AÇIKLAMA

"Belediye başkanı eğer gerçekten yanlış bir şey yapmamışsa, çıkara dönük bir şey yapmamışsa onun benim başımın üzerinde yeri vardır. 

Çıkarına dönük bir şey yapmışsa, onun bu partide yeri yoktur. Bizden avukat isterlerse, uzmanlar isterlerse hemen göndeririz. Hiç endişem yok. Dediğim gibi Yılmaz Büyükerşen de yargılandı. İsteyebilirler. İzmir Büyükşehir Belediyesi uzman istedi, biz de emekli bir Sayıştay denetçisini oraya gönderdik. Sonunda da beraat etti. Yanlış yaptırmadı" 

CHP DAVASI SİYASİ BİR DAVA DEĞİL

"Ben yargının bağımsız olduğuna inanmıyorum.

Can Atalay'ın, Selahattin Demirtaş'ın, Osman Kavala'nın tutuklu olması yargı bağımsızlığından mı? Onlar siyasi dava ancak CHP davası siyasi bir dava değil. İkisinin arasında çok büyük farklar var. 

Savcının iddianamesine bakmak lazım. Neler var? İtirafçılar var. Adam diyor ki "verdim" ve itirafçılar kim? İş yaptıkları adamlar. Ne kadar verdin diyor açıklıyor. 

Olay çıkıyor, itiraf ediyor, banka havalesi geliyor. Seferihisar Belediyesi'ndeki olayda tüm para transferleri tespit edilmiş. Ne diyeceğiz buna? Siyasi mi diyeceğiz? Belediye başkanı siyasi bir söylemden ötürü tutuklansa kıyameti koparırız elbette. Kamuoyunu yönlendiren sizsiniz. Ben değilim.

Bu konularda en az konuşan benim. En az yorum yapan da benim. Siz gazetecisiniz değil mi? Takipte bulunacaksınız. Az önce örnek verdim. Rüşvet verdim deniliyor ama dava açılmıyor. Siz demeyecek misiniz ona "Neden dava açmıyorsunuz" diye. 

Ben size söylesem "Şunu şunu yaptınız" diye siz bana dava açmaz mısınız? Bu yalandır demez misiniz? Savcılık iddia makamıdır. Savcının söyledikleri karara dönüşmez. Keşke hepsi aklansa, hepimiz bunu isteriz. 

Dava açmıyorsanız bu suçlamaları kabul ediyorsunuz demektir."

KILIÇDAROĞLU, DİPLOMA İPTALİ KONUSUNA DA DEĞİNDİ

Kararı yanlış bulduğunu söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu; 

"Ben yine söylüyorum Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesini yanlış buluyorum. 

AKP'nin kontrolündeki yargı işi garantilemek için sadece CHP'li belediyelere operasyon yapıyor. Az önce de söyledim. Benim iddiam, arınma ile ilgili iddiam kirli ilişkilerin içine girenleri partiden ayırmaktır" dedi.

ALİ MAHİR BAŞARIR HAKKINDAKİ FEZLEKEYE DAİR 'TARAFI DEĞİLİM' YORUMU

Kemal Kılıçdaroğlu, kurultayla ilgili olarak Ali Mahir Başarır için hazırlanan fezlekeyle ilgili olarak;

"Ben davanın tarafı değilim ki. Davayla ilgim yok benim. Kurultayda yolsuzluk yapıldığı iddia ediliyor, mahkeme kararı çıktı. Ben gidip de kim para verdi falan nereden bileceğim? 

Buna ifade verenler 'değişimci' kişiler. Söyleyenler onlar, gezenler onlar, parayı verenler onlar. Hakim de diyor ki "Parayla pulla bu kurultay satın alınırsa ben de bunu iptal ediyorum" diyor. Beni ve parti meclisini göreve davet etmesinin sebebi de bu." 

Özgür Özel hakkındaki fezlekenin Meclis'e gelmesi halinde tepkisinin ne olacağına dair soruya Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

"Ben şahsen benimle ilgili böyle bir iddia olursa dokunulmazlığımın kaldırılmasını isterim" 

Barış Terkoğlu, bu sözler üzerine "Bunu son kez yaptığınızda Selahattin Demirtaş tutuklandı yalnız. Pişman mısınız?" hatırlatmasını yaptı!

Kılıçdaroğlu şu yanıtı verdi: 

"Hayır. Siz kendi partinizin kurultayda dokunulmazlığın kaldırılmaları hakkında bir hüküm vermiş. Buna karşı çıkamazsınız. Selahattin Bey tutuklandı mı yanlış, bunu her yerde söyledim. Siyasi düşüncelerine katılırsınız katılmazsınız ancak düşünceleri nedeniyle bir insanın tutuklanmasına her zaman karşı çıktım. 

Benim dokunulmazlığım yok"

POLİSİN CHP GENEL MERKEZİNE MÜDAHALESİ HAKKINDA: VİCDANIM SIZLADI

CHP Genel Merkezine polis müdahalesi yapılması ve ortaya çıkan görüntüler Kılıçdaroğlu'nun vicdanını sızlattı mı? 

"Sızlattı. Bir genel başkanın vicdanını sızlatmaz mı? CHP'li vekilleri alsalardı buna gerek olmayacaktı. CHP Genel Merkezine milletvekillerini kim aldırmadı? Hangi güç, CHP'li milletvekillerini CHP Genel Merkezine aldırmadı?

Ben Genel Merkeze polisle girilmesini hiçbir zaman savunmadım. Bunu istemedim de. Avukatın yazısı bu. 

ANKARA VALİLİĞİNE VERİLEN DİLEKÇENİN OKUNMASI ÜZERİNE KILIÇDAROĞLU:

"Bu yazıda polis mi gelsin deniyor. İcra memurunun oraya girmesi lazım. Polisin girmesini, şiddet uygulamasını asla doğru bulmam. Genel Merkezden dışarıya taş atılmasını doğru bulmam. 

Adnan Beker'in orada ne işi var? Otobüsü ile gelmiş oraya. Ayrıca bu adam 14-28 Mayıs 2023 seçimlerinde bana oy vermediğini açıklayan bir adam. Bu adamın CHP'de ne işi var? Binanın içindekilerin, CHP Genel Merkezini ne hale getirdiğini de söyledim. Bir sürü video var. Partiyle alakası olmayan insanlar dolu içerisi.

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan CHP Genel Merkezi önünde otobüsün üstüne çıktı, koltuk fırlattı ama ben arkadaşlara dedim ki davet edin içeriye gelsin, çay kahve ikram edelim. Bana en ağır eleştirileri yapan insanı ben CHP Genel Merkezine davet ettim. Ben 24 Mayıs'taki görüntüleri, polis müdahalesini doğru bulmadığımı söyledim, söylüyorum zaten. 

Neden polisin zorla girmesine ortam hazırlıyorsunuz? Hangi gerekçe ile bu ortamı yaratıyorsunuz? Yahu siz milletvekillerini içeri almıyorsunuz. Polisin zorla girmesi için her şeyi yapıyorsunuz"

GENEL MERKEZDEKİ 'BOZKURT SELAMI' GÖRÜNTÜLERİ

Genel Merkezin 12. katında 'bozkurt' selamı verenler ve CHP Genel Merkezindeki bazı isimlerin Haluk Kırcı ile fotoğraf vermesi üzerine Kılıçdaroğlu:

"Bu isimler zaten eskiden MHP'liydi sonra gelip CHP'li oldular. Siz bir MHP'li gelip CHP'ye gelmek isterse "hayır gelmeyin" mi diyeceksiniz.

Ben Adnen Beker'e "seçimlerde oy vermedim" demesi üzerine itiraz ettim. Bunlar doğru değil. CHP Genel Merkezinin kapıları asla kapatılamaz. Günün 24 saati CHP Genel Merkezinin kapıları açıktır. Halktan bize eleştiri yapan kim gelirse gelsin kapıları açarız. Tarihinde de kapatmamıştır."

KAYYUMDAN FARKI NE?

Kılıçdaroğlu,'sizin kayyumdan farkınız nedir?' sorusuna yanıt verdi

"Ben mutlak butlanı kabul etmedim diyelim. Buraya bir kaymakamın kayyum olarak atanmasını siz kabul eder misiniz? Başka birinin partiye atanmasını kabul eder misiniz? Benden neden korkuyorsunuz?

İki şey var. Kayyum ayrı bir şey. Ben daha alt mahkemede görüşülürken dedim ki beni kayyum olarak yazarlarsa kabul etmem. Fakat 'mutlak butlan' çıkarsa, sadece ben değil eski parti meclisinin tamamı gelecek ve yeniden kurultay yapacağız. O zaman kabul ederim. Çünkü mahkeme diyor ki "bu kurultay şaibeli". 

Şaibe lafını ilk kim kullandı? Erdoğan söyledi ardından Bahçeli dedi. Ben de video çektim ve dedim ki "Asıl sizin kurultaylarınız şaibelidir" yanıtını verdim. Sonra da bir televizyon programında dedim ki arkadaşlar çıkın söyleyin ki "Bu kurultayda şaibe yoktur. Bu kurultay tertemizdir" desenize? Niye söylemediniz? Video çektim evimde ve bunları söyledim. Şimdi siz bana diyorsunuz ki "Kayyumu niye kabul ettiniz?

Mesela kayyum gelse CHP'lileri ihraç kararı alabilir miydi? 60 kişiyi işten kovabilir miydi? 

Kayyum bunları yapabilirdi elbette. Şişli Belediyesi'ne kayyum geldi, yaptıklarını gördünüz. Biz bir karar aldığımızda normal bir parti organı var. Parti Meclisi aynı, Yüksek Disiplin Kurulu aynı. 

Bakın MYK'da alınan kararı, Yüksek Disiplin Kurulu bozdu. Hayır bu olmaz dedi ve biz itiraf edemeyiz ona. Vatandaşa kayyum denilerek lanse ediliyor ancak böyle bir şey yok. Parti eskiden neyse o, tüm organları yerinde. Kayyumluk bir durum yok" 

KILIÇDAROĞLU'NDAN BÜLENT TEZCAN'A TEPKİ

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan'ın Kılıçdaroğlu'nun kurultaya gitmeyi reddetmesi halinde mahkemeye başvurarak 'çağrı heyeti' talebinde bulunacaklarını belirtmesi üzerine Kılıçdaroğlu: 

"Partiye kayyum atansın diye bunu dillendirdiler. CHP'li milletvekili bir de bunu söyleyen. Akıl tutulması var gerçekten akıl tutulması var. Neden biliyor musunuz? Arınmadan korkuyorlar. Kirlileri arındıracağım.

Bu millete söz verdim. Bu partinin ahlaki üstünlüğünü koruyacağım. Öyle para pul işine girenlerin bu partide yeri yoktur. Bunu gayet açık ve net söylüyorum. Görevine son verilenin gerekçelerini olduğu gibi yazıyoruz. Niçin bunu yaptığımızı da söylüyoruz. En son mutlak butlan konusunda adı geçenleri Yüksek Disiplin Kurulu'na verdik. 

Aklanın gelin. Başımızın üstünde yeri var"

GÜRLEK'İN 'BUTLAN' KARARI ÜZERİNDE ETKİSİ VAR MI?

Gazeteci Terkoğlu'nun  Akın Gürlek'le ilgili olarak yönelttiği; Bugün tanımıyoruz elbette. Sizin ifadelerinizi okuyorum "Akın Gürlek bizim yeni Zekeriya Öz'ümüzdür. Eğer adaleti katleden adam kim diye soruyorsanız o Akın Gürlek'tir. Bana sadece bir göz kırpın, ben gerekeni yaparım dediniz Akın Gürlek hakkında. Butlan kararından birkaç dakika sonra Akın Gürlek çıktı ve kararı sahiplenen bir açıklama yaptı. Siz diyorsunuz ki Gürlek mahkeme kararlarını yönlendiriyor. Erdoğan'ın göz kırpmasıyla Akın Gürlek butlan kararına etki etmiş midir?"  sorusuna Kılıçdaroğlu;

"Benim kendisiyle hiçbir temasım yok. Bu dava ile benim hiçbir ilgim yok. Davayı açan değilim, tanığı değilim, değilim yani. 

Butlan kararında olay siyasidir, karar ise farklıdır. Yani bir düşünceden ötürü değil. Para hareketi var ortada. Bir siyasi parti ile alakalı bu ancak olay adli bir olay. Kararın iktidarın yargıya müdahalesi ile alınıp alınmadığını ben nereden bileceğim? Alt mahkeme bir karar verdi ve ben buna itiraz mı ettim?

Benim şahsi kanaatim herhalde Erdoğan müdahale etse yerel mahkemeye daha rahat müdahale ederdi. Bir tane hakim karar veriyor sonuçta. Bütün yargıçlar da "Erdoğan'ın kararı ile hareket ediyor" dersek büyük haksızlık etmiş oluruz. Bazı yargıçların onuru vardır. Bakar eder ve kararı ona göre verir.

Bu mutlak butlan kararı sıradan bir karar değil. Bütün ders kitaplarına girecek çünkü bizim tarihimizde bir ilk oldu bir siyasi partinin genel kurulunun 'mutlak butlan' ile yok hükmünde sayılması.

Bunun devamı nasıl olur, Yargıtay nasıl karar verecek onu da bilmiyoruz. Ne yaparlar ne yapmazlar bakacağız." dedi.

PARTİYİ ARINDIRMA GÖREVİNİ SİZDEN KİM İSTEDİ?

"CHP'nin tarihinde böyle şeyler yoktur. Bunu benden isteyen de CHP'nin tarihidir. 

Böyle belediye başkanları olmuştur, milletvekilleri olmuştur ancak CHP'nin ahlaki üstünlüğü tartışılmazdır. Benim görevim bu. 

Partiyi kuruluşundaki ahlaki kodlara döndürmek zorundayız. Bunu yapmadığım taktirde ben partiye ihanet etmiş olurum. Para pul işine giren insanı ben nasıl koruyacağım. Para pul işine girip de delege satın alan insanı ben nasıl koruyacağım?"

KILIÇDAROĞLU'NDAN 'İTİRAFÇILARI ATMAYACAĞIZ' ÇIKIŞI

Kemal Kılıçdaroğlu gündeme gelmesiyle tepki çeken, itirafçı olan Veysi Uyanık'ın oğlu Ahmet Hakan Uyanık'ın A takımında yer alması konusuna yanıt verdi.

"Ahmet Hakan Uyanık'ı tanıyor musunuz? Kendisi şu anda askerde. Eğitimini biliyor musunuz? Olağanüstü bir eğitimi var. Babadan ötürü çocuğunu neden yargılıyorsunuz? 5 yaşında 10 yaşında olsa tamam. Ya bu askere gidiyor artık ve parti meclisi üyesi. 

Parti meclisi üyesi de yıllar öncesinde. Mahkeme kararıyla geliyor. Babalar yüzünden çocuklar yargılanmaz. Sizin kardeşiniz ahlaksızca bir şey yapsa ben sizi eleştiremem. Babasının yüzünden neden çocuğu suçlayayım? 

Bu çocuk çok iyi eğitim almış birisi, birkaç dil bilen, en iyi eğitimleri almış birisi. Bizim siyasetçi yetiştirmemiz lazım. Kendisiyle hiç konuşmadım bu konuyu. Çocuğu alıp babasına, babasını alıp çocuğuna düşman etmem. Gerçeği söyleyen bir insanı. Doğruları söyleyen bir insanı nasıl aynı kefeye koyarsınız? Para alan ve para vereni aynı kefeye koymam. Para alıyorsa ve oyunu kullanıyorsa olmaz. 

Ancak para aldığını görüyor ve bunun tanıklığını yapıyorsa onu partiden atmak olmaz elbette. 

Para trafiğine sadece şahit olmuş itirafçıları elbette partiden atmayacağız" 

SEÇMEN NEDEN KILIÇDAROĞLU'NA İNANMIYOR?

"Televizyonların tek taraflı yayın yapmasıyla alakalı elbette. 

Bir televizyon kanalı var. Bizim söylediklerimizin hiçbirini söylemiyor. Tabanımız da gidip orayı izliyor. Oradan çıkanları doğru kabul ediyor"

KILIÇDAROĞLU, MUTLAK BUTLAN YÖNETİMİNİN NEDEN KURULTAY KARARI ALAMADIĞINA YÖNELİK SORUYU YANITLADI

"Bunu hukukçular otursunlar, eleştirsinler. Şunu söyleyeyim kesinlikle partiyi en kısa sürede kurultaya götüreceğim. Dilekçeler geldi değil mi. Aldık onu, istediler ağırladık. Açıklama yapacağız dediler ve önlerine kürsüyü koyduk. Hiçbir gerginliğe izin vermeden bunları yapıyoruz. 

Mahkemenin 'tedbir' kararı var. Yargıtay süreci olduğu için yapamıyoruz deniliyor. Bakın ben hukukçu değilim. Ancak elbette bu süreçte parti çalışacak. Tedbir kararı kalkana kadar biz hiçbir şey yapmayacağız gibi bir durum yok. 

İtirazı yapanlar Özgür Bey. Karşı tarafla konuşuruz, gerekirse iki taraf da Yargıtay başvurusundan vazgeçer. Bu konuşulabilir"

KURULTAY İÇİN TARİH VERDİ

"Olağanüstü kurultay değil. Olağan kurultay yapılacak. 

Yargıtay'daki başvuru çekilirse olağan kurultayı en fazla 4-5 aya yaparız. Olağan kurultay sonuçta il başkanı seçimleri var, delegelerin seçimleri var. Zaten eski delegelerle yapamayız efendim. Mahkeme şaibe var diye iptal etmiş, siz gidip o delegelerle kurultay yapın diyorsunuz. 

Bundan da bir mutlak butlan kararı çıkar. Parti bu kadar yorulur mu? Delegeye mi güvenmiyorsunuz? Başlarsınız mahalleden itibaren seçimlere, gelirsiniz kurultayı yaparsınız mesele bu kadar basit" 

ÖZGÜR ÖZEL HAKKINDA 'FETÖ' İMASINDA BULUNAN KILIÇDAROĞLU'NDAN AÇIKLAMA

Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve ekibine FETÖ imasında bulunmuştu. Gazeteci Terkoğlu eski tarihli hatırlatmalarda bulunarak Kılıçdaroğlu'na soru yöneltti.

Terkoğlu: "Siz kamuoyunda çok tartışılan bir ifade kullandınız. Fetö ithamında bulundunuz. İsim vermeseniz de parti içindeki isimleri hedef aldınız. Şunu söylemek istiyorum. Sizin görev sürenizde danışmanınız Fatih Gürsu FETÖ'den ceza aldı. Milletvekili yaptığınız Aykan Erdemir şu anda FETÖ firarisi. "Fethullah Gülen bir bilgedir" diyen Muhammet Çakmak'ı siz Parti Meclisi üyesi yaptınız. Zaman Gazetesi'ni ziyaret ettiniz. FETÖ'nün en gözde olduğu zamanlarda Zekeriya Öz'e 'şerefli bir gazeteci' demiştiniz. 15 Temmuz gecesi sizin Bakırköy'de bir evde oturmanız ve Özel'in Meclis'e gitmesi gündem olmuştu. Tüm bunlara rağmen eski yol arkadaşlarınıza, iktidarın size yapmış olduğu dille "FETÖ" ithamında bulunmanız ayıp olmuyor mu?

"Şimdi bunu neden söyledim. Doğru verdiğiniz bilgiler. O dönem FETÖ'nün gazeteleri vardı, televizyonları vardı. Ekrem Bey de orada spor programları sunuyordu. Hiçbir zaman öyle bir suçlama yapmadık. 

Özgür Bey şöyle bir açıklama yaptı, MİT müsteşarını kastederek "CHP'nin yurt dışı ofislerinden çok sayıda başvuru alıyoruz. Üye alımı sırasında CHP'ye FETÖ ya da terör örgütleri sızmasın diye MİT'ten istihbarat desteği istedik" demişti. Ben de buna dikkat çektim. Ne var bunda? 

MİT'ten FETÖ'cüler girmesin diye destek istemişler. Ben de diyorum ki kim bunlar? Geçmişte tanımadığım bazı isimler FETÖ'cü çıktılar. Ben de bu isimleri kastettim tabii ki. Gayet insani bir şekilde.

Hiçbir siyasi parti üyeleri hakkında MİT'ten rapor alamaz. Böyle bir şey istenmez" 

İMAMOĞLU'NUN CHP'NİN CUMHURBAŞKANI ADAY ADAYI OLMASI YÖNÜNDEKİ SORUYU YANITLADI

"Cumhurbaşkanı adayımızı niye tartışıyoruz ki? 

Ben bu rejimi kabul etmiyorum ki. Ben bu sistemi kabul etmiyorum, tek adam sistemini kabul etmiyorum ki. Biz Anayasayı değiştirmek istiyoruz. 

Bizim adayımızı yetkili organlar belirler. Burası AKP değil, MHP de değil. CHP'de ciddi bir itiraz kültürü vardır. Herkes düşüncelerini söyler, itiraz edenleri de genel başkan sonuna kadar dinler. 16,5 milyon insan imza vermiş saygı duyuyorum. 

Zamanı gelir ve eğer Anayasa değişmezse, mecburen bir Cumhurbaşkanı adayı belirlememiz gerekirse bakacağız elbette. İmamoğlu aday adayı mı bilmiyorum ki. 

Müslim Sarı dedi ki sorun çıkmazsa, mahkemeden adaylığının önünde bir engel olmazsa elbette herkes aday adayı olabilir. Bir sürü aday adayı vardır, olabilir" 

AKP'NİN ANAYASA GİRİŞİMİNİN İÇİNDE OLACAK MI?

"Bizim Anayasa değişikliği konusunda görüşlerimiz var. Partinin yetkili organları tarafından kabul edilmiş. Amacımız Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi getirmektir. Bu parlamento değil. Milletvekilleri karar bile alamıyorlar. İradeleri sıfıra inmiş bir parlamento. 

Ben bu parlamentoyu ne yapacağım. 600 milletvekiline boşuna maaş ödüyorlar. Parlamento güçlenmediği sürece demokrasi olmaz. Anayasa değişikliğinde gelip de güçlendirilmiş parlamenter sistem derlerse, parlamentoyu gerçekten parlamento yaparlarsa biz ona evet deriz. İradelerine yukarıdan müdahale etmezlerse biz ona evet deriz. 

Az önce söylediğimi yine tekrar edeyim. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem... 6 parti kabul etti. Biz bir toplantı yaptık ve her parti bunu kabul etti. Biz bunu savunuyoruz"

'ERKEN SEÇİM' TEKLİFİ...

"Erdoğan gelip Cumhurbaşkanı adayı olmak isterse ve bunun için Anayasa değişikliği isterse gelip deriz ki 'Neden değiştiriyoruz bu Anayasayı, hangi gerekçeyle' deriz. 

Bizim partimizin arşivinde Anayasa ile ilgili yapılmış çok sayıda çalışma var. Altılı masada biz bunları Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile açıkladık ve bunun hala arkasındayız." 

KILIÇDAROĞLU SOKAĞA ÇIKABİLİYOR MU?

CHP seçmeninin tepkileri nedeniyle 'Kılıçdaroğlu şu anda sokağa çıkamaz, Esnaf, pazar gezemez" eleştirilerine yanıt veren Kılıçdaroğlu:

"Neden sokağa çıkamayayım. Yakında göreceksiniz hiç meraklanmayın. Gün de veririm saat de veririm. Zaten gazetecilere de söylerim hiç meraklanmayın. 

Biz adam mı öldürdük, adam mı kestik? Neden sokağa çıkamayayım? Ahlakı savunan, yolsuzluğun üzerine giden adam sokağa mı çıkamayacak? 

Vatandaş ne diyecek bana "Sen yolsuzluğun üzerine gittin, o yüzden sokağa çıkamazsın" mı diyecek? Partiyi kuruluşundaki ahlaki değerlere kavuşturacağız. Ondan sonra göreceksiniz, yapısı düzelmiş ve ciddi bir partiyle her yere gideriz. Partinin tüzüğünü değiştireceğiz. Ön seçimi zorunlu yapacağız"

CHP GENEL BAŞKANLIĞINA ADAY OLACAK MI?

Bir sonraki kurultayda CHP Genel Başkanlığına aday olup olmayacağı sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu:

"Ben şimdiye kadar hiçbir yere gidip de ben adayım demedim. Hiçbir yere bakın. Ben size örnek vereyim. Beni bugüne kadar görev aldığım her yerde aday yaptılar, ben hiç aday olmadım. 

Adaylık bir kişinin iradesiyle olmaz. Size destek veriyorlarsa, sizi aday gösteriyorlarsa aday olursunuz. Ben kendi kendime aday olacak değilim. Samimi düşüncemi söyleyeyim. Partiyi arındırdıktan sonra ben oturmak, dinlenmek istiyorum. Ben yaşamak istiyorum. Eşimle, çocuklarımla huzur içinde yaşamak istiyorum.

78 yaşındaki bir insana özgürce sorular soruyorsunuz. Erdoğan bu soruları sordurtmaz bile ama bana diyorsunuz ki "Erdoğan mı sizi destekliyor?"

Bu soru sorulur mu ya? Hangi kamuoyu bunları konuşuyor? Trollerin oluşturduğu kamuoyu mu? Az önce Emin Çölaşan'ın yazısını okudunuz. Emin Çölaşan benimle ne zaman konuştu? Hangi gerekçeyle yazıyor bunları?"

NEDEN 'GENEL BAŞKAN' İFADESİNİ KULLANMIYOR?

'Mahkeme kararı var ortada, medyada yapılanlar, söylenenler, sosyal medyadaki paylaşımlar. Eşim tehdit ediliyor. Bu kadar ahlaksızlık olur mu ya? Eşimden ne istiyorsunuz siz? Trollere dava açıyoruz, bir bakıyoruz Özbekistan'da, Arnavutluk'ta çıkıyorlar. 

Birisi nasıl olduysa Samsun'da çıktı da polis buldu getirdiler şu anda hapisteler. Troller düğmeye basıyorlar ve 1000 tane troll hesap çıkıyor. Vatandaş da bunları okuyunca "ya bu nedir, niye bu kadar çok eleştiri geldi" deniliyor. 

Benden neden korkuyorlar? Ailem belli, ahlaki yapım bellİpartiye bağlılığım belli. Bütün başlangıçtan itibaren, siyasete girişimden itibaren yolsuzluklarla ve haksızlıklarla mücadele ettim. Kılıçdaroğlu olmasın da kim olursa olsun deniliyor. Neden? Ben birisini mi astım kestim. Bir dürüst insana fiske mi attım. Düşüncesini özgürce ifade eden bir insanı partiden mi attım? 

Tüm partililerime sesleniyorum. Hiç kimseyi ötekileştirmem hakaret etmedikleri sürece. Çünkü bu partinin eleştiri kültürünü korumak zorundayız. Zaten eleştirilmezse, benim eksiğimi söylemezlerse parti parti olmaktan çıkar. Hiçbir milletvekiline farklı bakmam. Hepsi yeter ki parlamentoda çalışsınlar"

KILIÇDAROĞLU AKP'NİN PROJESİ Mİ?

Kılıçdaroğlu, CHP'li milletvekillerinin "Erdoğan'ın projesiymiş" eleştirilerine yanıt verdi:

"13 seçim kaybedildiği söyleniyor. Tamamen yalan. Saysınlar 13 seçimi. Birisi bir şey söylüyor herkes ona inanıyor. Nerede 13 seçim kaybetmişim? Referandumları seçim olarak mı sayıyorsunuz? Kim beni Erdoğan'ın projesi olmakla suçlayabilir? Benim kadar Erdoğan'ı eleştiren mi var? 

Ankara'yı kim aldı? İstanbul'u kim aldı? Mersin'i, Adana'yı kim aldı? İlk kez AKP tek başına hükümet kuramadı ya. AKP tek başına hükümet olmadı 7 Haziran 2015'te...

Sayın Bahçeli'ye dedim ki gel sen başbakan ol ben sana destek vereceğim. Kendisi kabul etmedi. Her seçimde oy oranımız arttı. Ben her seçimde olağanüstü başarılar elde ettik demiyorum. Ancak her seçimde oyumuzu artırdık biz.

Tarihinde ilk kez AKP'nin tek başına hükümet kurmasına engel olan oyu da biz aldık. O bombalar patlamasaydı, yüzlerce insan ölmeseydi başka bir tablo çıkacaktı ortaya biz bunu da biliyoruz. 

Bütün metropolleri aldık, daha neyi alalım. Ayrıca İYİ Parti'ye verdiğimiz yerleri de sonraki seçimlerde aldık"