Kılıçdaroğlu’ndan CHP’deki krize dair: 'Partiyi hırsızlardan temizlemeden kurultaya gitmem'

"Mutlak butlan" kararıyla CHP Genel Başkanlığı koltuğuna geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, parti içindeki muhalefetin kurultay baskılarına karşı çıktı.

12punto

Yargıtay ve istinaf mahkemesinin "mutlak butlan" kararıyla CHP Genel Başkanlığı koltuğuna geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, parti içindeki muhalefetin kurultay baskılarına karşı çıktı. Yakın çevresine çok konuşulacak değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, önceki yönetimi "para ile delege satmak" ve "şirketlere yüz milyonlarca lira aktarmakla" suçlayarak, "Parti kirlilikten arınmadan kurultaya gitmeyeceğim" dedi.

Gazeteci Muharrem Sarıkaya, Yetkin Report'ta yayımlanan bugünkü yazısında Kemal Kılıçdaroğlu'nun parti genel merkezindeki kriz, Özgür Özel yönetimi ve acil kurultay çağrılarına ilişkin yakın çevresiyle paylaştığı çarpıcı iddiaları ve yol haritasını aktardı. Siyasi kulisleri sarsan açıklamalarda "arınma" vurgusu öne çıktı.

"DELEGE ALIP SATAN KİRLİ İNSANLARA PARTİYİ BIRAKMAM"

Kılıçdaroğlu, imza sayısı kaç olursa olsun mevcut şartlarda ve apar topar bir kurultay yapmayacağını net bir dille ifade etti:

"Kurultaya gitmeyeceğim demiyorum ki; tedbir olduğu sürece bu şartlarda gidemeyiz diyorum. Mahkeme, kararında para ile delege alıp satan 8 kişinin adını belirtti. Parayı alanlar 'aldım' diyor. Biz partiyi tekrar kirli insanlara bırakırsak, para karşılığı delege satanların kirli oyunlarına teslim edersek arınmayı nasıl başaracağız? Toplum ilk başta tepki gösterebilir. Ama onlar tepki gösteriyor diye biz arınmaktan vaz mı geçeceğiz? Temiz olmayan insanları partide mi tutalım? Ben hepsini temizleyeceğim."

"ÖNCEKİ YÖNETİM DÖNEMİNDE NASIL BİR ANDA ZENGİNLEŞTİLER?"

Özgür Özel dönemine yönelik mali suçlamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, MASAK'ın (Mali Suçları Araştırma Kurulu) devrede olduğunu öne sürdü:

"Bakın bakalım önceki yönetimin yanında olan isimlere. Nasıl zenginleşmişler bir anda? Savcılık şimdi yakınlarının da mal varlıklarının araştırılmasını MASAK’tan istedi. O villaları kim nasıl almış, hepsini tek tek sıralayacağım. Dijital çağda uzun sürmez, bir ay içinde hepsi ortaya çıkar."

''700 MİLYON LİRA İDDİASI''

"Partiden bir şirkete tam 700 milyon lira vermişler. Özgür Bey’e soracağım bu parayı niye verdin diye. Zenginleşmesinin kaynağını açıklayamadığı için muhasebe ofisini yakan insanlardan söz ediyorum. Neden yanar bir şirketin ofisi? Kirli paranın kaynağını gizlemek için."

"BUTLAN KARARI ÇIKARSA GÖREVİ KABUL EDERİM DEMİŞTİM"

Mahkeme kararından önce Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Engin Özkoç’un kendisine geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, aralarında geçen diyaloğu şöyle aktardı:

"Karar çıkmadan önce gelip, 'Mutlak butlan çıkması halinde görevi kabul etmeyin' dediler. Ben de kendilerine eğer bir çağrı heyeti oluşturulmak istenirse yer almayacağımı, ama butlan kararıyla göreve dönmem yönünde hukuki bir karar çıkarsa bunu kabul etmek durumunda olduğumu söyledim. Çünkü kabul etmediğim takdirde çok daha sıkıntılı bir sonuç doğuracağını, partinin kişilerin eline kalacağını belirttim. Sözümde durdum."

"ÖZGÜR ÖZEL ARINMAYI KABUL ETMEKTEN KAÇINIYOR"

Butlan kararının çıktığı gün Özgür Özel’i bizzat aradığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Gel beraber bir yol bulalım dedim ama yanaşmadı. Özgür Bey arınmayı kabul etmekten kaçınıyor" dedi. Kendisini Cumhurbaşkanı Erdoğan ile diyalog kurmakla suçlayan muhaliflerine de yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Bülent Arınç üzerinden Erdoğan ile diyalog kurmaya çalışan kendisiydi (Özgür Özel). Ben çıkıp müzakere değil, mücadele lazım demedim mi? Ben Erdoğan’ın kontrolüne niye gireyim?" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, kurultay sürecinin çok uzamayacağını, yakında tüm belgeleri tek tek açıklayarak kirli ilişkiler içinde olduğunu iddia ettiği isimlerin partiden ihraç edilmesini sağlayacağını sözlerine ekledi.