Kılıçdaroğlu'ndan HDP dokunulmazlıkları savunması: 'O dönem CHP’yi ısrarla PKK ile ilişkilendirme çabası vardı'
Sözcü TV’deki açıklamaları nedeniyle eleştirilerin odağındaki Kemal Kılıçdaroğlu, sessizliğini bozdu. Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki isimlerin yargılandığı süreci "yolsuzluk davası" olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, tutuksuz yargılamadan yana olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu ayrıca, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına CHP’nin verdiği desteği savunarak, “O dönem CHP’yi PKK ile ilişkilendirme çabası vardı. Buna karşı bu adım gerekti” dedi.
12punto
Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’deki açıklamaları gündemdeki yerini koruyor.
Kılıçdaroğlu programda kendisine yöneltilen sorulara çoğunlukla ‘Bilmiyorum’ yanıtını verirken, İBB davasıyla ilgili yaptığı "Ben hukukçu değilim, İBB iddianamesinin tamamını okudum diyemem. Ancak hukukçu arkadaşlarla ilgili bir komisyon kurduk ve onlar inceliyor. Bana bir özet de getiriyorlar. Benim tüm iddianameleri okumak gibi bir durumum yok” şeklindeki açıklaması da tepki çekti.
Eleştirilerin ardından Kılıçdaroğlu sessizliğini bozdu. Cumhuriyet yazarı Mustafa Balbay, Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeyi bugünkü köşesine taşıdı.
Buna göre Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki isimlerin yargılandığı davayı "yolsuzluk davası" olarak nitelendirdi, ancak tutuksuz yargılanmaları gerektiğini söyledi.
"BENDEN NİÇİN KORKUYORLAR?"
Mahkeme kararlarına uyulması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Mahkeme bir karar verir, en ağır biçimde eleştirirsiniz ama ona uymanız gerekir" dedi.
Kılıçdaroğlu, "Bu karar verilmiş, benden niçin korkuyorlar? Normalleşmeye karşı çıkarım kızarlar, arınalım derim kızarlar" ifadelerini kullandı.
DOKUNULMAZLIK OYLAMASINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Kılıçdaroğlu, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın da aralarında bulunduğu HDP'li siyasetçilerin tutuklanmasının önünü açan dokunulmazlık oylamasında CHP'nin "evet" oyu vermesine ilişkin görüşünü de yineledi.
O dönemki kararı savunan Kılıçdaroğlu, "Her şeyi zamanındaki duruma göre yorumlamak gerekir. O dönem CHP’yi ısrarla PKK ile ilişkilendirme çabası vardı. Buna karşı bu adım gerekti" dedi.
Mustafa Balbay ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüşmesi şöyle:
KK- Bütün eleştirilere açığım ama yanlış bilgi verilmesine itiraz ediyorum.
MB- Davalar siyasi değil diyorsunuz...
KK- Yolsuzluk davası onlar.
MB- Kemal Bey, Allah aşkına Ekrem Bey için 2500 yıl hapis isteniyor. Aynı süreçte diploması iptal edilip tutuklanıyor. Buna siyasi değil derseniz biz nasıl itiraz etmeyiz?
KK- Tutuklu yargılamaya ben de karşıyım. Ailesini ziyaret ettiğimde söylediğim noktadayım.
MB- O zaman önceliği tutuksuz yargılamaya vermek gerekmez mi? Türkiye’de infaz peşin, adalet veresiye. Üstelik dünyada da yolsuzluk iddiaları üzerinden siyasete müdahale ediliyor. Brezilya’da Luna, İspanya’da Sanchez...
KK- Bizim öncelikle ahlaki üstünlüğü yeniden kazanmamız gerekli.
MB- Bu yargıyla mı?
KK- Mahkeme bir karar verir, en ağır biçimde eleştirirsiniz ama ona uymanız gerekir.
MB- Butlana karşı parti içi bütünlüğü koruyarak mücadele edebilirdiniz. Ben partimle mahkeme salonda değil, kurultayda hesaplaşırım diyebilirdiniz. Hâlâ diyebilirsiniz.
KK- Bu karar verilmiş, benden niçin korkuyorlar? Normalleşmeye karşı çıkarım kızarlar, arınalım derim kızarlar.
MB- O zaman olağanüstü kurultayı yapın.
KK- Az sonra olağan kurultay takvimi açıklanacak.
MB- Sizinle aynı pazaryerine gidiyoruz. Yüzüncüyıl pazarındaki herkes, başta gözlemeci teyze, “Kemal Bey ne yapıyor? Darmadağın etti partiyi” diyor...
KK- Düzeltiriz.
MB- Söylemleriniz iktidar hedeflerine uygun çizgide olacak izlenimi var.
KK- Kim demiş onu?
MB- Osmanlı coğrafyası... Özgür Bey için Türkiye’yi dışarıya şikâyet ediyor eleştirisi getirmeniz.
KK- Osmanlı coğrafyası için söylediğim her şey İsmail Cem’in kitabındandır. Orada Balkanlar da yazar, Türk dünyası da yazar. Kurulmakta olan yeni dünyada yerimizi almalıyız...
MB- Bunu böyle açsaydınız.
KK- İzin vermediler ki soru üstüne soru. (Sözcü TV’yi kast ederek) AB’yi elbette biz de istiyoruz. Özgür Bey’in, “Bizi yalnız bıraktınız” sözüne benim itirazım.Genel başkan o cümleyi kullanamaz.
MB- Selahattin Demirtaş yanıtınız da tartışılıyor.
KK- Ben geçmişte Demirtaş’ı ziyaret ettim. Söyledim de tutuklamayı doğru bulmuyorum. Her şeyi zamanındaki duruma göre yorumlamak gerekir. O dönem CHP’yi ısrarla PKK ile ilişkilendirme çabası vardı. Buna karşı bu adım gerekti.
MB- Adalet yürüyüşü yapmış bir Kemal Bey’in önceliği hukukun üstünlüğüne vermesi beklenir. Sizi hayrete düşüren eleştiriler bu kadar çok ise onların doğruluk payını da dikkate alamaz mısınız?
KK- Ben aynı yerdeyim. Eleştirinizi yapın ama söylemediklerim, benim ufkumda olmayan şeyler üzerinden yazılar olmamalı. Medyanın tutumuna karşı hayretler içindeyim.