Kooperatif davası: Tunç Soyer’in de olduğu 3 kişi hakkında bir tutuklama kararı daha

İzmir’de çeşitli yapı kooperatiflerinin faaliyetleriyle ilgili yürütülen soruşturmalarda tutuklu sayısı 12’ye yükseldi. Soruşturma kapsamında daha önce tahliye edilen Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve Heval Savaş Kaya yeniden tutuklandı.

12punto

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve özellikle S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi üzerinden “menfaat temin edildiği” iddialarını içeren soruşturma kapsamında yakın tarihte birçok isim gözaltına alınmıştı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin şirketi İZBETON AŞ’nin, Gaziemir ilçesinde hayata geçirdiği kentsel dönüşüm projeleriyle ilgili olarak “zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali” suçlamasıyla yapılan operasyon sonucunda 9 Nisan’da 10 kişiye gözaltı kararı verilmiş, bunlardan 9’u yakalanarak tutuklanmıştı. Yurt dışında olduğu belirlenen bir kişi ise bulunamamıştı.

12 Nisan günü, aralarında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un da bulunduğu 9 kişi tutuklanmış ve dosya kapsamında tutuklu sayısı arttı.

Soruşturmanın bir başka aşamasında ise, önceden Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi dosyasından da tutuklanan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya'nın Gaziemir soruşturması çerçevesinde de ifadeleri alındıktan sonra tutuklandığı öğrenildi.

Bu gelişmeler üzerine Tunç Soyer’in avukatlarından yazılı bir açıklama geldi. Açıklamada, “1 Temmuz 2025 tarihinde şafak operasyonu ile başlayan süreçte 11’i tutuklu 65 kişi hakkında kentsel dönüşümde kooperatifçilik modeli ile ilgili dava açılmıştı. Açılan davanın 5 Ocak 2026 tarihinde yapılan duruşmasında tüm sanıklar hakkında tahliye kararı verilmişti. Açılan davada tutuklu kalan Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya'nın tahliye olacakları anlaşılınca hukuken mümkün olmayan bir şekilde kooperatiflerin iç işleri ile ilgili bir soruşturmaya dahil edilmişler, haklarında 30 Aralık'ta bir tutuklama kararı daha verilmişti." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca MASAK raporlarında Tunç Soyer’in herhangi bir para hareketinin bulunmadığı belirtilerek, "Dört ayı aşan sürede bu ikinci dosyada 3 bilirkişi raporu alınmış Tunç Soyer aleyhine tek bir delil sunulmamış, tek bir kişi aleyhine konuşmamıştır. İkinci dosyada iddianame düzenlenmesi beklenirken dosyanın savcısı değiştirilmiştir. 12 Nisan Pazar günü dosyaya tüm kooperatifler ve İzbeton ile ilgili MASAK raporu girmiştir. MASAK raporunda Tunç Soyer'in tek bir kişi para hareketine rastlanılmamıştır. Aynı süreçte dosyalar yine ayrılmış ve her kooperatif için ayrı bir dosya açılmasına karar verilmiştir. İkinci dosya Örnekköy 4. Etap'taki kooperatif ile ilgiliydi. 3. dosya Gaziemir 1. Etaptaki kooperatif ile ilgili başlatıldı." sözlerine yer verildi.

Açıklamanın devamında avukatlar, Soyer’e dair herhangi bir suçlama koşulunun oluşmadığını iddia ederek, şu ifadeleri kullandı:

"Tunç Soyer'in bu dosya kapsamındaki soruşturmaya dahil edilmeyeceği beklenirken dün gece bir anda savcılık ifadesine çıkarıldı. Tunç Soyer önce hangi suç ile suçlandığını anlamak istedi. Avukatların ısrarlı sorularına rağmen bir cevap alınamadı. Burada belirtmekte fayda vardır ki haklarında soruşturma yürütülen kooperatifler belediyenin kooperatifleri değildir. İnsanların bir araya gelerek oluşturduğu, Belediyenin şirketi İZBETON ile sözleşme imzalamış kooperatiflerdir."

"Tunç Soyer kooperatif yöneticileri, denetçileri, kooperatiflerin iş yaptığı alt taşeronlarla tanışmamaktadır. Kendisi, bir akrabası, yakını hiçbir kooperatife üye değildir. Hal böyleyken bir kooperatif içerisindeki 'zimmet' suçuna nasıl dahil edilmeye çalışıldığı anlaşılmamaktadır. Belediye başkanı olarak sorgulanamayacağı Danıştay kararıyla sabitken hangi göreviyle soruşturmaya dahil edildiğine cevap verilmemektedir."

"BU KARAR YENİ BİR ‘YEDEK TUTUKLAMA’ OLDU"

Açıklamada, son yaşanan gelişmeler “Bu son karar yedek tutuklamanın yedeği tutuklama olarak tarihe geçti” ifadesiyle eleştirildi ve kararın gerekçesinin açıklanamadığı kaydedildi.

Tunç Soyer’in savunma sırasında yaşadıkları da şöyle aktarıldı:

"Tunç Soyer önce hangi suç ile suçlandığını öğrenmek istedi; avukatların ısrarlı sorularına rağmen cevap alınamadı. Bir tane imzam olan belge, bir tane para hareketi söyleyin Hakim Bey, tek bir tane söyleyin, ne ile suçlandığımı anlayayım.’ Hakimden cevap gelmeyip savunma yapması istenince, Tunç Soyer: ‘Neyle suçlandığımı bilmediğim için savunmam yoktur’ dedi. Kızgınız ama yılgın değiliz. Çünkü biliyoruz ki adalet mülkün temeli ise bu adaletsizlik; adaletle, hukukla bağını koparanlara fayda sağlamayacak."