'Küfür etmeyin' diye uyaran anneyi çocuğunun yanında öldüresiye dövdüler!

İzmit’te bayram günü gittikleri kafede küfür eden grubu uyaran anne ve oğlu feci şekilde darbedildi. Şahısların tekme ve yumruklarına maruz kalarak tanınmaz hale gelen ve yüzünde çok sayıda kırık oluşan 39 yaşındaki Meryem Yıldırım tedavi altına alınırken, yaşananlar da kameraya yansıdı. Dehşet anlarını anlatan Yıldırım, "İnsan olan yapamaz bunu" dedi.

İHA

Ramazan Bayramı’nın ilk gününde İzmit’teki bir kafede yaşanan şiddet olayı, anne ve oğlunu hastanelik etti. Meryem Yıldırım (39) ile oğlu Talha Kaan İzal (21), bayram günü vakit geçirmek için gittikleri mekânda saldırıya uğradı.

İddiaya göre, kafe önünde bir kişinin darbedildiğini gören Yıldırım, yaralıyı içeri çağırarak yardım etmek istedi. Bu sırada saldırıyı gerçekleştiren grup da mekâna girerek küfür etmeye başladı. Talha Kaan İzal’ın, gruba "Burada kadınlar var, küfür etmeyin" şeklinde uyarıda bulunması üzerine tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü.

SALDIRI HASTANELİK ETTİ

Çıkan arbede sırasında anne ve oğlu, grubun hedefi haline geldi. Yüzüne ve vücuduna aldığı darbelerle ağır yaralanan Meryem Yıldırım kanlar içinde kaldı. Oğlunun haber vermesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Yıldırım’ın yüzünde çok sayıda kırık, kaburgasında ise çatlak olduğu belirlendi. Olay sonrası şüpheliler gözaltına alındı.

DEHŞET ANLARI KAMERADA

Saldırı öncesinde anne ve oğlun kafede geçirdiği anlara ait görüntüler geriye kalırken, darp anı çevredeki vatandaşların cep telefonu kameralarına yansıdı. Görüntülerde, şüphelilerin küfür ve hakaretler savurduğu, agresif tavırlar sergilediği ve gruptaki bir kadının bardak fırlattığı anlar yer aldı.

"TEK HATIRLADIĞIM YERE DÜŞÜŞ ANIM"

Hastanede tedavisi süren ve yüzünde kalıcı hasar riski bulunan Meryem Yıldırım, yaşadıklarını anlattı.

Olayın insani bir refleksle başladığını belirten Yıldırım, şunları söyledi:

"Darp edilen garsona ’İçeri gel’ dedim. O sırada benim oğlumda yanımdaydı. Döven kişi peşinden geldi. Küfür etti. Oğlum ’Küfür etme, bayanlar var’ dedi. Benim oğluma saldırdı. Mekanın sahibi Uğur Bey oğluma tekme attı. Bende dışarı çıktım, oğlumu dövmeye başladılar ve duramadım. Kürşat Bey tekme attı yüzüme, Emrah Bey vücudumun her yerine tekme attı. Komple yüzümde kırk var şuan. Orası kalabalıktı. Tek hatırladığım yere düşüş anım ve yüzüme tekme atan suratı unutamıyorum. Şuanda da tehdit ediliyorum. Kız kardeşim ve oğlum arandı. Hastaneye farklı şekilde geleceklerini, şikayeti geri çekmemizi söylediler. Şikayetimi geri çekmeyeceğim. Oğlum beni kanlar içinde kucağında taşıdı ve ben bu haldeyim."

"İNSAN OLAN YAPAMAZ BUNU"

Yüzünde ve kaburgasında ciddi hasar oluştuğunu dile getiren Yıldırım, "Kaburgamda çatlak var, yüzüm zaten eski haline dönmeyecek, kalıcı şekilde çukurlar oluşma ihtimali çok yüksek. Beyne pıhtı atma ihtimalinden dolayı ameliyat da ertelenebilir. Yüzümde kırık olan yerlerde çöküntü kalabilirmiş. Ortada hiçbir şey yokken ’Küfür etmeyin’ dedik diye bu hale geldim, hak ettiği cezaları almalarını istiyorum. Bana ettikleri para teklifni de kabul etmedim. Hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşıyorum. İnsan olan yapamaz bunu. Oğlumun gözünün önünde bana bunu yaptılar, ceza almadan çıkmalarını istemiyorum. Aralarında bir kadın vardı ve gerisi erkekti. Kadın yüzüme bardak fırlattı. Oğlumla her bayramın birinci günü vakit geçirirdim. Arkadaşımın mekanına gittik, yemek yedik sonra Rita’ya geldik. Orası da arkadaşımın mekanıydı. Arkadaşım oğlumu o adamların arasına atmasaydı biz bugün burada değildik" ifadelerini kullandı.

"ANNEMİ KANLAR İÇİNDE GÖRDÜM"

Yaşadığı şoku atlatamayan Talha Kaan İzal da olay anını şu sözlerle anlattı:

"Sadece keyifle vakit geçirmek için Rita diye bir mekana oturduk. Bir şeyler içip kalkacaktık. O sırada kavga kıyamet koptu dışarıda. Annem de dışarıda dayak yiyen birine, ’İçeri geç’ dedi. Annem müdahale edince bende onu korumak amacıyla ayağa kalktım. Annem kapının eşiğinde oturuyordu ve sırtı dönüktü. Bende başında duruyordum. Çocuğa küfürler ederek içeriye girdiler. Bende ’Kadınlar var, küfür etmeyin’ şeklinde uyarılar yaptım. Lafımı bitirmeden şahıslardan biri sol gözüme vurdu. Can havliyle ittirdim, zaten arkadaşları üstümüze çullandı. Sema diye bir kadındı, hayatımda ilk kez gördüm onları. O kadın bize bardak fırlattı. Ondan sonra beni dışarıya attılar. Mekanın sahibi tekme vurdu sırtıma, ben dışarıya düştüm. Etrafımı sardılar, tekme yumruk atmaya başladılar. Ben etrafımı görmüyordum, bir de annemi içeride zannediyordum. Arka tarafımı hiç görmedim. Kadın olduğu için vurmazlar diye düşündüm. Ben öyle yetişmedim çünkü, annem beni ’Kadına el kalkmaz’ diyerek yetiştirdi. Can havliyle kalabalıktan kendimi kurtardım. Polislerin yanına gittim. polisleri yanıma aldım, annemin yanına dönmek istedim."

"HERKES YUMRUK, TEKME SALLIYORDU"

Olayın ayrıntılarını aktaran İzal, şüphelilerin cezalandırılmasını isteyerek, "Annemi kanlar içinde gördüm. Kucakladım annemi ve merdivenlerden inerken ayağım kaydı, beraber düştük. Düştükten sonra taşıyamadım ve elim ayağım boşaldı. Bir tane abi annemi aldı, bende o an sinir krizi geçirdim. ’Anne anne’ diye hıçkırarak ağladım. O abi bir tane sağlam bir tokat attı bana, kendime geldim ve annemin başındaydım. Ambulans geldi, ambulansla hastaneye geçtik" dedi.

Talha Kaan İzal şöyle devam etti:

"3 kişilerdi. Bana yumruk atan Kürşat’tı. Ben ona ’Kadınlar var, küfür etme’ dediğimde direkt yüzüme vurdu. Bende ona vurdum ve vurduktan sonra Emrah bana yumruk sallamaya başladı. Sırtıma vuran ise mekan sahibi Uğur. Ben hiç kimseyi tanımıyorum. Zaten darp edilince kapandım. Herkes yumruk, tekme sallıyordu. Yere düşseydim büyük ihtimalle sonu ölümle biterdi. Kendimi kurtardım ve polislerin yanına gittim. Adaletin yerini bulacağını temenni ediyorum. Umarım yanlarına kalmaz."