Kurtulmuş'tan CHP'deki mutlak butlan kriziyle ilgili açıklama! 'Taraf değiliz, gelen yazılara göre...'
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP’de mutlak butlan kararının ardından ortaya çıkan yetki tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Meclis Başkanlığı'nın tarafsızlık ilkesi doğrultusunda hareket ettiğini belirten Kurtulmuş, CHP’den gelen yazılardaki çelişkinin giderilmesinin adresinin TBMM değil, partinin kendi kurumsal yapısı olduğunu söyledi.
12punto
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Finlandiya’ya gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kurtulmuş, gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, CHP’de mutlak butlan kararının ardından yaşanan yetki tartışmalarına da değindi.
Meclis Başkanlığı'nın sürece müdahil olacağı yönündeki yorumların doğru olmadığını ifade eden Kurtulmuş, TBMM Başkanlığının yalnızca siyasi partilerden ve gruplardan gelen resmi bildirimler doğrultusunda işlem yaptığını söyledi.
Kurtulmuş şu ifadeleri kullandı:
Meclis Başkanlığı, tüm grupların yönetimiyle ilgili olarak sadece gruplardan gelen bilgiye göre hareket eder. Meclis kurulduğundan beri böyledir. Meclis Başkanlığı, herhangi bir parti içi ya da grup içi ihtilafın tarafı değildir, görevi bu değildir, vazifesi de bu değildir. Meclis Başkanlığının tarafsızlık ilkesi gereği de bunu hassasiyetle korumaya dikkat ediyoruz.
"MECLİS BAŞKANLIĞI MAHKEME DEĞİLDİR"
Sayın Kılıçdaroğlu tarafından gelen ve mutlak butlan kararıyla ilgili yazı bize ulaştığı anda biz gereğini yaptık ve Sayın Kılıçdaroğlu’nu Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak Meclis kayıtlarına aldık.
Hemen arkasından Cumhuriyet Halk Partisi Grubu’ndan gelen CHP Grubu’nun iç yönetmelikleri gereğince gerçekleştirilmiş bir grup toplantısı sonrasında, Özgür Özel'in Grup Başkanlığı ile ilgili yazıyı da kabul ettik. Gereğince de Sayın Özel'in kapısındaki Genel Başkanlık tabelasını kaldırarak Grup Başkanı tabelasını koyduk. Biz Meclis Başkanlığı olarak bize gelen yazılar çerçevesinde hareket etmek durumundayız. Eğer bu yazılarda bir çelişki varsa ki öyle görünüyor, bu çelişkinin giderilme yeri TBMM Başkanlığı değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi kendini mahkeme yerine koyamaz. Cumhuriyet Halk Partisi, bu meseleyi kendi iç dinamikleri ve kurumsal yapısı çerçevesinde çözmeli ve sorunu ortadan kaldırmalıdır. CHP Genel Başkanlığına bu çelişkinin giderilmesi için yazı yazarak, bu hususu talep edeceğiz. Bundan sonraki tartışmalarda ve çelişkilerde Meclis Başkanlığının resen bir işlem yapma yetkisi yoktur, vazifesi de değildir.
CHP’YE YAZI GÖNDERİLECEK
Kurtulmuş, hem Kemal Kılıçdaroğlu hem de CHP Grubu tarafından gönderilen yazıların işleme alındığını belirterek, iki metin arasındaki uyumsuzluğun açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.
"En kısa zamanda Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığına o yazıyı göndeririz. İki taraftan da yazı var. Bu durumun netleştirilmesiyle ilgili. Grup Başkanlığından gelen yazı da işleme alınmıştır. Ancak iki taraf arasında çelişki sürmektedir, bu çelişkinin giderilmesiyle ilgili bir yazı tabii ki gönderilecektir.
Meclis’te 6 grup var, hiçbir siyasi partinin Meclis Grubunun nasıl işleyeceğine, nasıl karar alacağına ilişkin en ufak bir dahlimiz olmadı, olmayacaktır da. Dolayısıyla meclis grubunun nasıl toplanacağı, her partinin kendi grup iç yönetmeliği çerçevesinde bellidir. Bu durum Meclis Başkanlığının, ‘Hayır, öyle değil şöyle yap’ diyeceği bir husus değildir. Ümit ederim en kısa süre içerisinde bu sorun çözülür.
Eğer grup toplantısı usulüne uygun şekilde yapılırsa tabii ki TBMM TV her grubu yayınlar. Bana gelen iki yazıdan bahsettim. İkisinin arasında çelişki var. Çelişkinin giderilmesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanına yazı yazıldı."
“PARTİ İÇİ KAVGAYI SÜRECE YANSITMAMALARINI TEMENNİ EDERİM”
Kurtulmuş, CHP’deki iç tartışmaların Terörsüz Türkiye adı verilen ikinci açılım sürecine yansımaması gerektiğini belirtti.
"Parti içerisindeki bu kavgayı, ayrışmayı Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk asrının en önemli sorunu olan terörün sona erdirilmesi gibi çok önemli, milli bir meseleye yansıtmamalarını temenni ederim. Biz komisyon çalışmalarını yaptık ama Meclis Başkanı, Komisyon Başkanı olarak hassasiyetle şuna çok dikkat ettim. Tüm siyasi partilerin, komisyonda fikirlerini açıkça beyan etmesine olağanüstü gayret sarfettik, çok büyük bir emek verdik. Çok da kolay olmadı. Ortada böylesine önemli bir kazanım varken bunu kaybetmemek lazım. Partilerin oluşturduğu geniş mutabakatın gerisine düşmemek lazım.”