'Laiklik' tartışmaları Meclis'e taşındı: CHP ve AKP grup başkanvekilleri arasında Laiklik Bildirisi ve fişleme gerginliği
Okullardaki Ramazan Genelgesi uygulamalarını eleştiren CHP'li Murat Emir, "Tekin, ideolojik saplantılarını çocuklarımıza zerk etme gayretinde" dedi. Bakan Tekin'in çocukları etiketleme gayretinde olduğunu ifade eden Emir'e AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta yanıt vererek, Bakan Tekin'in arkasında olduklarını söyledi ve "Laik atak geçirenlere geçmiş olsun" dedi. Emir'se Milli Eğitim Bakanlığının boğazına kadar siyasete battığını söyledi.
12punto
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı. Grup Başkanvekilleri Genel Kurul'da söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in avukat görüşleriyle ilgili düzenleme yapılacağına dair açıklamalarına değinerek "Tabii, İstanbul yargı çevresi içerisinde ve bizzat kendisinin yargı mensubu olduğu dönemde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamayan bir Bakanın savunma hakkını kısıtlarken AİHM kararlarına referans vermesi de ancak Türkiye ölçeğinde yaşanabilecek bir ironi olabilirdi. Sayın Bakan savunma hakkının kısıtlanması hususunu değerlendirirken AİHM kararlarına referans vermiştir" dedi.
"Savunma hakkını ortadan kaldırmaya çalışan bir Adalet Bakanı var karşımızda"
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Türkiye'nin nerede bir hukuksuzluk, adaletsizlik varsa onda ilk 5'e girmede üzerine olmadığını söyleyerek "Bu konuda da ilk 5'teyiz. En son Alican Uludağ gazetecilik yaptığı için gözaltına alındı ve tutuklandı. Gazetecilik yapmanın suç olduğu bir ülkede demokrasiden, barıştan, toplumsal barıştan zaten bahsetmeniz de mümkün değil" dedi.
Temelli de Gürlek'in avukatlarla ilgili düzenleme yapılacağına dair açıklamalarını eleştirerek, "Bugün bu ülkede en büyük adaletsizlik aslında tutuklu yargılamaktan kaynaklanıyor. Bu meseleden dolayı o kadar çok mağduriyet söz konusu iken bir de bu mağduriyeti pekiştirmek üzere avukatların görüş hakkını yani savunma hakkını ortadan kaldırmaya çalışan bir Adalet Bakanı var karşımızda."
Tekin, ideolojik saplantılarını çocuklarımıza zerk etme gayretinde
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in gelmiş geçmiş en kötü Milli Eğitim Bakanı olduğunu söyledi ve "Yusuf Tekin, millî eğitimi, sınıfları tarikatlara, cemaatlere sonuna kadar açtı ve millî eğitimi çağ dışı bir anlayışla yönetmeye çalışıyor, kendi beyninin arkasındaki ideolojik saplantılarını çocuklarımıza zerk etme gayretinde ve en son olarak da çocukları etiketleme -oruç tutan, tutmayan; eve gidince iftar yapan, yapmayan; annesi oruç tutan, tutmayan; bunun üzerinden- gayretinde. Bunu çocuklarımız üzerinden yapmayın, bu ihaneti yapmayın, çocukları etiketlemeyin; bunun dinle, dindarlıkla, din eğitimiyle hiçbir ilgisi yok" dedi.
Usta: Coşkumuza tahammülsüzlüklerine akıl sır erdiremiyoruz
AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta da 168 aydının imzaladığı Laiklik Bildirisi'ne tepki gösterdi. Usta, "Bu gündemler artık eski Türkiye'de kaldı. Bu yayınlanan bildirilerin de Türkiye'nin gündeminde, kamuoyunun gündeminde yer almadığını özellikle söylemek istiyorum. Mübarek Ramazan ayındayız. Çocuklarımızın 'Allah', 'Kur'an', 'Kabe', 'Peygamber' demesinden korkmaya gerek yok, bu tip bildirilere de ihtiyaç yok. Noel'i kutlarken, insanlar Noel'le ilgili özgürce her şeyi yaparken sesi çıkmayanlar Ramazan ayında çocuklarımızın özgürce Ramazanı karşılamalarına, bu heyecanı yaşamalarına, inancımızı tazelemeye, coşkumuza tahammülsüzlüklerine akıl sır erdiremiyoruz" ifadelerini kullandı.
"Laik atak geçirenlere geçmiş olsun"
Usta, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakanımızın yaptığı bütün işlemlerin çok doğru ve düzgün olduğunu açıkça ve netçe biz de söylüyoruz, sonuna kadar da arkasındayız. Türkiye artık eski Türkiye değil; Türkiye'de eskiden laiklik bildirileri okunur, birileri de hizaya girerdi, artık öyle bir Türkiye yok; Türkiye, inancıyla, varlığıyla, medeniyetiyle ortaya çıkmış ve kendi inancıyla da gençlerini ve nesillerini yetiştirmeyi hedef almış bir Türkiye. Bunu alışsanız iyi olur. Yaptığınız işin bir laik atak olduğunu düşünüyorum, bu laik atağı geçirenlere de geçmiş olsun diyorum."
Şahin Usta'nın konuşması üzerine söz talebinde bulunan CHP'li Emir, "Sayın Yusuf Tekin ve Sayın Leyla Şahin Usta ucuz polemikler başlatmak konusunda ustalar. Burada hiç kimse dinle, din eğitimiyle ilgili bir şey söylemiyor, söylemez ama sizi Genel Kurulun ve milletimizin vicdanına sunuyorum. Küçücük çocuklara fiş verip, form verip 'Eve gittim', 'Gittim', 'Namaz kıldım'. 'Kıldım', 'İftarı açtım', 'Açtım', 'Sabah sahura kalktım' 'Kalktım', 'Bunları fotoğraflayın, getirin, bu formları bize getirin' demek çocukları ve aileleri fişlemektir. Bunun yapılması yanlıştır, bunun yapılması eğitim anlayışına da uymaz, pedagojik de değildir, ayrımcıdır; bizim itirazımız buna. Yoksa siz bir ucuz tartışma üzerinden başka bir şeylere heves ediyorsunuz, biz bunun gayet farkındayız" diye konuştu.
"Fişleme denince aklımıza 28 Şubat zihniyeti geliyor"
Yeniden söz alan Şahin Usta ise Emir'e "'Fişleme' denilince aklımıza yani fişlemeyi en iyi yapan 28 Şubat dönemindeki bu zihniyet geliyor. Tabii ki bunları en iyi bilenler de sizlersiniz" dedi.
Bakanlık boğazına kadar siyasete battı
Emir, Şahin Usta'nın fişlemeye ilişkin cevabına yönelik tekrar söz alarak şöyle dedi: "Sayın Usta, tabii, önündeki hazır listelerden, hazır konuşmalardan birini yapıyor. Biz başka bir şey söylüyoruz Sayın Usta, kulak verin dinleyin. Devlet Memurları Kanunu var, sizin söyledikleriniz başka bir şey. Adam hakimmiş, cübbesini çıkarmış, gelmiş, siyasete girmiş. Bu, başka bir şey ama burada şu andaki Milli Eğitim Müdür Yardımcısının ne kadar siyasi olduğunu, Milli Eğitim Bakanlığının boğazına kadar siyasete battığını söylüyoruz. Buna cevap ver, verebiliyorsan."