Müsavat Dervişoğlu'ndan mutlak butlan yorumu: 'CHP'nin başına kayyum atanmasını yargı kararıdır deyip geçmiyoruz'
Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, CHP’deki mutlak butlan krizine ilişkin “Siyasetin nasıl şekilleneceğini kurguladıklarını görüyoruz. CHP'nin cebren kapıların kırılmasını, başına kayyum atanmasını yargı kararıdır deyip geçmiyoruz. Biz bir kayyum Cumhuriyet'i istemiyoruz. Türk milletinin sözü üstün olsun istiyoruz. Siyaseti sandığın belirlediği bir ülke istiyoruz. Biz saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz. ben sulme sessiz kalamam” ifadelerini kullandı.
12punto
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM'deki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Dervişoğlu, CHP'deki mutlak butlan krizine ilişkin net mesajlar verdi.
Dervişoğlu, "CHP'nin kapılar kırılarak içine girilmesine, başına kayyım atanmasına yargı kararı deyip geçmiyoruz. Atanmışlarla da asla ve kat'a muhattap olmam. Atayan da atanan da mutlak butlandır, yok hükmündedir. İYİ Parti olarak tarafımız nettir ve bellidir. Biz kayyım cumhuriyeti istemiyoruz, biz vesayet demokrasisi istemiyoruz" ifadelerini kullandı.
Söz konusu gelişmelerin yalnızca CHP’nin iç meselesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, yaşananların Türkiye’de siyasetin ve demokrasinin şekillenmesine yönelik daha geniş çaplı bir müdahalenin yansıması olduğunun altını çizdi.
"DEVLET AKLI" TARTIŞMALARI
Dervişoğlu ayrıca son günlerde gündeme gelen “Devlet Aklı” tartışmalarına da değindi. Konuyla ilgili, "Bir devletin derini olmaz. Devlet aklı aransın isteniyorsa, orada başka hesapları işletenler var, başka başkentlerin hesabını, devlet aklı diye pazarlayanlar var demektir. Kendine, ailesine, çevresine imtiyaz isteyenler, kul hakkını yiye yiye bitiremeyenler var demektir" dedi.
Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
'KAYYUM CUMHURİYETİ İSTEMİYORUZ'
Yaşananları ilk günden itibaren dikkatle takip ediyoruz. Gelinen noktanın CHP'nin iç meselesi olmadığını, başından beri Türkiye'de siyasetin nasıl şekilleneceğine ilişkin daha büyük bir arayışın adımı olarak kurgulandığını görüyoruz.
CHP'nin kapılar kırılarak içine girilmesine, başına kayyım atanmasına yargı kararı deyip geçmiyoruz. Unutmayın ki, Yassıada'da verilenler de yargı kararıdır, 71 Muhtırası'nın kırdığı kalemler de yargı kararıdır, 80 sonrası kapatılan partiler, hapisler, davalar, yasaklar, zindanlar, hepsi birer yargı kararıdır. Hepsinin açtığı yaralar bedenlerimizde ve ruhlarımızda durmaktadır. İYİ Parti olarak tarafımız nettir ve bellidir. Biz kayyım cumhuriyeti istemiyoruz, biz vesayet demokrasisi istemiyoruz.
'İLK KAYYUM 10 SENE ÖNCE MHP'YE ATANDI'
Hepimiz biliyoruz ki, Bize devlet projesi diye yutturulmaya çalışılan çözüm süreci de, Şu anda yürütülen seçim stratejisi de, İktidar hesabının bir parçasıdır. Milletin yüzde 90’ı terör hükümlüsü Öcalan’ı muhatap kabul eden bu sürece karşıyken, devlet aklı masalı gündeme gelmiş, ve halka rağmen bu söylemler devam ettirilmiştir. İlk kayyum bundan 10 sene önce atanacağı yere atanmıştır. O kayyum da, terör hükümlüsü Öcalan’ı Kürtlere kayyum atamaya kalkmıştır. Şimdi de sıra Cumhuriyet Halk Partisi’ne gelmiştir. Devleti, milleti, egemenliği yok sayan kayyımlığa karşı duruşumuz tavizsiz ve nettir. Atayan da, atanan da, bizim nazarımızda mutlak butlandır! Sakattır! Yok hükmündedir! . Sırtını dayamak isteyen varsa buyursun gelsin. Safımız Cumhuriyet ve demokrasidir herkesin başımızın üstünde yeri vardır.
'BİR DEVLETİN DERİNİ OLMAZ'
Kanunsuz da devlet olunmaz, devlet kalınmaz. Milletin herhangi bir ferdi için Şeref ve namus ne ise, Bir devlet için de Kanun düzeni odur. Devlet aklı dediğiniz şey, İşte o kanun düzeninin işleyişidir. Devlet adamı dediğiniz kimse de, o akılla, o düzeni işletmeye gayret eden kimsedir, Bunu namusu belleyen kimsedir. Konu hangi devlet olursa olsun, o devletin derininde, O nizamın asıl sahibi olan millet vardır. Biraz daha derine bakarsanız, Orada da o milleti vücuda getiren ortak ahlakı görürsünüz. Bunun dışında Başka bir derinlik arıyorsanız, Yahut bulduğunuzu zannediyorsanız Veya kendinize Öyle bir sıfat devşiriyorsanız, Orada milletin aklını değil Ancak birilerinin zaafları bulursunuz. Suistimaller bulursunuz. Eksik yapılmış vazifeler, Yanlış yürütülmüş işler bulursunuz. Milletin ortak çıkarları adına, Belirli şartlarda kullanılsın diye verilmiş Sırları, yetkileri ve imtiyazları; Kibirle, açgözlülükle, kinle kirleten kimseler bulursunuz. Öbekleşmeler bulursunuz. Hizipleşmeler bulursunuz. Çeteleşmeler bulursunuz. Kanun düzeninin herkes için, Herkes adına, açıkça, eşitçe, mertçe uygulanmasından Rahatsız olanları bulursunuz. Onun için söylüyorum: Bir devletin derini olmaz. Bir devletin hukuku olur. Bir devletin aklı, derinlikte ve karanlıkta değil; kanunlarda, kurumlarda, milletin rızasını almada ve millete hesap vermede görünür. Bir devleti yönetenler, “Derinlik” laflarına ne kadar sığınıyorsa, o devlet, akıldan da ahlaktan da o kadar uzaklaşmış demektir.
'DEVLET AKLI DİYE PAZARLAMAYIN'
Bir memlekette “beka” ne kadar dile düşmüşse, Orada hesap vermeyenler, hesap vermek istemeyenler, oturduğu makamdan kalkamayanlar, kalkmak istemeyenlerin çırpınışları var demektir. Her keyfi ve şüpheli işin arkasında, devlet aklı aransın isteniyorsa, Orada başka hesapları işletenler var, Başka başkentlerin hesabını, Devlet aklı diye pazarlayanlar var demektir. Kendine, ailesine, çevresine İmtiyaz isteyenler, kul hakkını yiye yiye bitiremeyenler var demektir.