Nakliyat-İş DİSK’in 59. kuruluş yıldönümünde greve çıktı: Nakliyat-İş Genel Başkanı 12punto'ya konuştu
Nakliyat-İş, DİSK’in 59. kuruluş yıldönümünde İstanbul Esenyurt’ta bulunan TÜVTÜRK Araç Muayene İstasyonu önünde 63 gündür devam eden grev alanında bir eylem ve basın açıklaması gerçekleştirdi.
12punto
Haber: Cenk BAŞBOĞAOĞLU-12punto
‘DİSK, İŞÇİ SINIFININ TABANDAN GELEN İRADESİYLE KURULMUŞTUR’
Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu 12punto’ya konuştu. Küçükosmanoğlu, DİSK’in tarihine ve onu yönetmenin tarihi sorumluluğuna dikkat çeken açıklamalarda bulundu:
"DİSK'in şu anki yönetimi, DİSK’in kuruluş bildirgesinde ifade edilen, mücadele ilkelerinden, tarihinden, mücadele geleneklerinden uzaklaşmış durumdadır. Çünkü DİSK, kuruluş amacı, Amerikancı sarı sendikacılığa karşı, uzlaşmacı sarı sendikacılığa karşı işçi sınıfının tabandan gelen bir iradesiyle kurulmuştur ve kurulduktan sonra, yani 13 Şubat 1967 tarihinden kurulduktan çok kısa bir süre içerisinde DİSK, yüz binlerce işçinin ekonomik, demokratik taleplerine cevap veren bir sınıf sendikacılığını esas alan bir mücadele yürüttüğü için 1970 yılında bir yasal düzenleme ile kapatılmak istenmiştir. DİSK; yerli yabancı sermayenin ve iktidar, onun iktidarı olan Adalet Partisi iktidarıyla kapatılmak istenmiştir. Buna karşı yüz binlerce işçinin katıldığı, başta İstanbul olmak üzere diğer illerin de katılımı olduğu büyük bir şanlı 15-16 Haziran direnişi ortaya koymuştur ve bu direniş sonunda bu yasal düzenleme geri çekilmek durumunda kalmıştır.
O günden bugüne geldiğimizde, şu anda DİSK dediğim gibi, geçmiş kuruluş bildirgesinde ifade edilen ve mücadele ilkeleriyle, mücadele anlayışıyla toplumsal muhalefetin, sendikal ve toplumsal, demokratik bir muhalefetin öncülüğünü de yapar duruma gelmiştir. Bundan dolayı 12 Eylül faşizmi döneminde kapatılmıştır, yöneticileri tutuklanmıştır, yıllarca cezaevinde kalmıştır. Yine bu mücadelenin bir sonucu olarak Kurucu Genel Başkan Kemal Türkler, 1980 yılında, 22 Temmuz’da faşistler tarafından katledilmiştir, faşizme hazırlık anlamında. Aslında tüm bu süreçler DİSK’in mücadelesinin cezalandırılmaya yönelik olan süreçleridir."
‘İTİRAZLARIMIZA RAĞMEN…’
Küçükosmanoğlu, DİSK yönetiminin genel merkezi Ankara’ya taşıma kararına tepkisini vurguladı ve hukuki sürecin devam ettiğini aktardı:
"Ama o günden bugüne baktığımızda şu anki DİSK yönetimi, tamamen kuruluş ilkelerinde yer alan, sınıf mücadelesinden, mücadele anlayışından uzaklaşan bir yönetim. Ve bunun da bir devamı olarak, DİSK’in Genel Merkezinin Ankara’ya taşınması sürecine girilmiştir. Bir oldubittiyle alınan bir Genel Kurul kararı ve sonrasında Yönetim Kurulunun almış olduğu bir kararla tüm DİSK’e bağlı 15 sendikanın şu anki itirazına ve eski üç genel başkanın itirazlarına rağmen bu Ankara’ya taşınmayı hayata geçirmeye çalışmaktadır DİSK yönetimi. Bu da aslında şu an DİSK’in kuruluş ilkelerinden, mücadele anlayışından ne kadar uzaklaştığının somut bir göstergesidir.
Esasen biz Nakliyat-İş olarak bu taşınmayla ilgili sınıfsal bakarak DİSK’in gerçek mücadele anlayışıyla karşı çıkıyoruz. Aynı zamanda hukuksuz olduğu için de dava da açtık. Zira hukuki kurallara göre hukuksuzluk da var. O bakımdan dava da açtık."
‘DİSK’İN GELENEKLERİNE SAHİP ÇIKAN BİR MÜCADELE ÖRNEĞİ ORTAYA KOYUYORUZ’
Küçükosmanoğlu, DİSK’in mücadele geleneğini sahiplendiklerini ve buna örnek teşkil eden bir mücadele ortaya koyduklarını anlattı: "Bu süreçte biz başından itibaren her zaman DİSK’in adına, tarihine, mücadele ilkelerine, geleneklerine sahip çıkan bir mücadele ortaya koymaktayız. İşte bunun da bir göstergesi olarak 59. yıl dönümünde 63 günden beri grevde olduğumuz TÜVTÜRK işletmesinin Esenyurt Muayene İstasyonlarında bugün 59. yıl ile ilgili bir etkinlik yaptık. Bu etkinlikte Kurucu Genel Başkan’ın sevgili kızı Nilgün Türkler Soydan da katıldı. Ve DİSK eski genel başkanlarından Rıdvan Budak da bizimle beraber oldu, bir konuşma da yaptı. O bakımdan bu sürece baktığımızda, dediğim gibi sınıf mücadelesinden ve kuruluş ilkelerinden uzaklaşan bir DİSK yönetimiyle karşı karşıyayız. Bir de kaldı ki şunu da paylaşmak istiyorum: Özellikle bu süreçte giderek işçi sınıfının yoksullaştığı, milli gelir dağılımının, servet dağılımının giderek daha adaletsiz bir hâle geldiği, milyonlarca emekçinin, işçinin, sefalete mahkum edildiği bu süreçte DİSK’in çok daha etkili bir mücadele vermenin objektif koşulları da var. Ama ne yazık ki şu anda DİSK yönetimi orada değil.
‘ASIL OLAN NİTEL BİR MÜCADELEDİR’
Küçükosmanoğlu, DİSK’in sayısal anlamda güçlenmesinin nitelik olmadan bir anlam ifade etmediğini vurguladı: “DİSK’in sayısal anlamda üye sayısı artmasına rağmen, sayısal üye artışı bir şeyi ifade etmiyor; asıl olan nitel bir mücadeledir. Çünkü DİSK 2008'de, 2012 yılında mücadelesiyle Taksim’de tekrar 1 Mayıs’ın kutlanmasını sağladı. Şu anki üye sayısının üçte biri oranında üye vardı o dönemde ama o zaman geçmiş tarihine, mücadele ilkelerine sahip çıkan bir yönetim vardı. O bakımdan da o mücadeleyle tekrardan yüz binlerin katıldığı 1 Mayıslar; DİSK’in başta, DİSK’in ve diğer sol devrimci sosyalist güçlerin de mücadelesiyle tekrardan yüz binlerin katıldığı 1 Mayıslar kutlanmaya başlanmıştır, ücretli izin olur hâle gelmiştir.
O bakımdan biz sendika olarak da DİSK’in adına, mücadele ilkelerine, tarihine, geleneklerine her zaman her koşulda sahip çıkmaya devam edeceğiz. DİSK’in Kurucu Genel Başkanı Kemal Türklerlerin, Rıza Kuasların, Kenan Budakların mücadeleleri, 12 Eylül sürecinde Abdullah Baştürk'ün tüm mahkemelerde DİSK'in mücadelesine sahip çıkması, bunlar hepsi aslında DİSK'in bir tarihidir, mücadelesidir, geçmişidir. Tümüne biz sahip çıkmaya devam edeceğiz.”