Öcalan için gündeme getirmişti: Bahçeli koordinatörlüğün kapsamını anlattı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin yaptığı açıklamada yeni bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu savundu. Bahçeli, terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkisini sürdürebileceği bir yapı oluşturulması gerektiğini belirtirken, önerdiği koordinatörlük modelinin yalnızca terör örgütü PKK’nın tasfiye süreciyle sınırlı olacağını ifade etti.

12punto

MHP lideri Devlet Bahçeli, mimarı olduğu ikinci açılım sürecine ilişkin partisine yakın Türkgün Gazetesi’ne açıklamalarda bulundu.

5 Mayıs’ta Terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan için ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü’ statüsünü öneren Bahçeli, bu kez de sürecin yeni bir hamleye, buna uygun yol haritasına ihtiyacı olduğunu savundu ve "Öcalan'ın fesih edilmiş PKK'nın kurucu önderliği yerine örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği bir yapı inşa edilmeli." dedi.

“Terörsüz Türkiye” hedefinin doğru zamanda atılan adımlarla hayata geçmeye başladığını savunan Bahçeli, "Bunu mümkün kılacak siyasi hukuki ve sosyal şartlar ülkemizde mevcuttur. Nitekim TBMM ‘Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ bu yönde önemli bir işlev görmüştür." ifadelerini kullandı.

Bahçeli, daha demokratik ve ekonomik açıdan güçlü bir Türkiye hedefinin ortak beklenti olduğunu belirterek, "Terörsüz Türkiye böylesi bir anlayıştan hareketle Türk ve Türkiye yüzyılı hedefinin stratejik kapısıdır ve Türkiye, önemli bir eşiği aşarak terör belasından tamamen kurtulmak için kararlılıkla ve titizlikle faaliyet yürütmektedir." dedi.

“YENİ BİR YOL HARİTASI GEREKLİ”

Süreçte iletişim eksikliği bulunduğunu ifade eden Bahçeli, yeni dönemde gerekli mekanizmaların devreye alınması gerektiğini söyledi.

Bahçeli, “Bu noktada yeni aşama için bir yol haritası ortaya koymak bu doğrultuda gerekli mekanizmaları harekete geçirmek gerekmektedir. Örgüt üzerindeki yaptırımların hayata geçmesini mümkün kılacak mekanizma oluşturmak, gelişmelerin takibini sağlayacak devlet kurumlarını yetkilendirmek, bir yandan da yasal ve idari düzenlemeleri yaparak barış ve kardeşliği, siyaseti ve demokratik değerleri öne çıkarmak terörsüz Türkiye hedefine ulaşma amacına hizmet edecektir. Parçalı yapılarla Terörsüz Türkiye yolunda yürümek sonuç almayı geciktirecek, provokasyonları artıracak, dış müdahalelere imkan verecek, örgüt içi çatışma dinamiklerini öne çıkararak görünür kılacak ve sonuç almayı zorlaştıracaktır. Başından beri "örgütün kurucu önderi" ifadesinin kullanılması da bu endişeyi gidermeye, olası riskleri azaltmaya ve en hızlı şekilde terörsüz Türkiye hedefine ilişkin sonuç almaya yöneliktir.” diye konuştu.

“KOORDİNATÖRLÜK” ÖNERİSİ GÜNDEME GELDİ

Bahçeli, terör örgütlerinin tasfiye süreçlerinde liderlik yapısındaki çok sesliliğin yeni yapılanmaların ortaya çıkmasına neden olabileceğini belirtti.

Açıklamasında, "Terör örgütlerinin tasfiye süreçlerinde liderlik mekanizmasındaki çok seslilik, örgütün tasfiyesi sonrası başka liderliklerin doğmasına ve örgütün başka isimlerle yeniden organize olmasına sebebiyet verebilir. Bu bağlamda terörün tasfiye süreçlerinde muhatabın açık ve net bir şekilde ortaya konulması elzemdir. Öcalan'ın mahkumiyet hali saklı kalmak üzere bir sosyal statüyle teçhiz edilmesi, münfesih PKK ve bileşenlerinin örgütsel faaliyetlerinin yahut silah bırakmalarının daha sağlıklı şekilde yürütülmesini mümkün kılacaktır. ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ bu doğrultuda uygun bir statü tarifi olabilecektir." dedi.

KOORDİNATÖRLÜĞÜN KAPSAMINI ANLATTI

Önerilen koordinatörlük mekanizmasının kapsamına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, bunun yalnızca örgütün tasfiye süreciyle sınırlı bir yapı olarak düşünüldüğünü söyledi.

Bahçeli, “Bu statü örgütün feshiyle örgütün bütün türevleri ve unsurlarıyla kati suretle tasfiye edilmesine matuf bir tanımlamadır. Koordinatörlük PKK terör örgütünün bütün uzantıları, örgüt yöneticileri ve militanlarının mutlak bir şekilde silah bırakmasını ve tasfiyesini koordine etmek, yürüyen barış sürecini örgütsel yönüyle sekteye uğratılmasını önlemek, silah yerine siyaset tercihine uygun meşru yönlendirmeler yapmak amacına matuf olarak tasavvur edilmiştir. Bu doğrultuda Öcalan'ın koordinatör statüsü, örgütün tasfiye süreci ile sınırlı kalacaktır. Dolayısıyla bu koordinatörlük, Kürtlerin lider ve temsilcisi, etnik ve kategorik hakların savunuculuğu gibi hususları kapsamamaktadır.” ifadelerini kullandı.