Özgür Özel, Saraçhane'de toplanan kalabalığa seslendi
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İmamoğlu protestolarının 3.gününde Saraçhane'de toplanan kalabalığa seslendi.
12punto
Özgür Özel, Saraçhane'de toplanan kalabalığa sesleniyor:
İmamoğlu'nun yoldaşları hoş geldiniz, bu bir parti mitingi değil burada farklı partilerden yurttaşlar var. 19 Mart darbesine itiraz etmeye geldik.
Atatürk Kültür Merkezi'ni yıkıp yerine AVM yaptırmak istediğinde o gün nerede olmamız gerekiyordu o gün Gezi'de Taksim'de olmamız gerekiyordu oradaydık.
Ama bugün Taksim'i herkese yasaklıyor. And olsun ki Taksim'i geri alacağız.
Bugün Saraçhane meydanı İstanbulluların, Ekrem İmamoğlu'na 2019'da Erdoğan'dan alıp emanet ettikleri bir yer.
Artık İstanbul tepesinde gezip Arap şeyhlerine kupon arsalar vermenden, artık İstanbul'a karşı kent suçları işleyen o şehrin rantını kendi siyasetçine iş adamına aktarmandan bıktık.
Satacak bir şey kalmayınca, Katarlılara satmak için Kanal İstanbul yapmana izin vermeyeceğim. Artık israfın değil hizmetin peşindeyim, zenginin değil yoksulu kollayan. Gençleri kollayan, anlayan sahip çıkan, İstanbul'a hizmet edecek yüce gönüllü bir evladımıza teslim ediyoruz diyerek burayı Ekrem İmamoğlu'na teslim ettiler.
Ekrem Başkan emaneti almadan önce 19 gün uğraştırdılar o zaman direndik ve hep beraber mazbatayı söke söke aldık.
O gün fark 13 bindi onlarca bakanıyla bürokratlarıyla, uçakları helikopterleri ve konvoylarıyla geldiler...
Ekrem İmamoğlu'nun arkasında ise genç yol arkadaşları vardı. İşte o zaman 806 bin oy farkıyla burası Saraçhane, Ekrem İmamoğlu'na emanet edildi.
İmamoğlu 5 yıl boyunca hiç durmadan yılmadan çalışarak İstanbul'a, İstanbulluya hizmet etti. Yıllar sonra karşısına seçim için bir bakan çıkardılar ve İstanbullular o bakana 'git işine bak' dediler.
Ben futbolcuyum diyen Tayyip Beye şunu söyleyelim, Ekrem Başkan kendisini dört maçta da yendi ve onu kümeye gönderdi.
Yenilmez Tayyip Bey, Ekrem İmamoğlu'ndan ilk golü Beylikdüzü'nde yemişti. Ekrem Başkan burada kendisine hattrick yaptı.
Bu hazımsızlık seçimlerin üzerinden bir yıl geçmesine ve sürekli olarak milli irade demesine sandık güzellemeleri yapmasına rağmen bu kez bu binayı oyla alamayacağını gördüğü için yargı sopası eliyle bileğini kırmaya ve bu binaya hile ile girmeye çalışmaktadır.
Buraya bir kayyum atamak, binada işe girmiş 40 bine yakın her siyasi görüşten liyakatli gençleri atıp kendi gençlik kollarını, kendi yandaşlarını yerleştirmek istiyor. Bu yüzden biz 19 Mart darbe girişiminden itibaren buradayız Saraçhane'deyiz nöbetteyiz, eylemdeyiz, direnişteyiz, burayı Erdoğan'ın kayyumuna vermeyeceğiz.
Ekrem Başkanımız yarın Vatan Emniyetten alınıp Çağlayan Adliyesi'ne götürüldüğünde ve tarih önünde dünyanın en namuslu en çalışkan en kararlı siyasetçisine soru soranları cevaplarıyla yargılamak üzere Çağlayan'da olduğunda o zaman biz de Çağlayan'da olacağız.
Günü geldiğinde nerede olmamız gerekiyorsa orada, birleşe birleşe omuz omuza direnerek nerede olmamız gerekiyorsa orada olacağız...
Gelişmeler göre nerede olmamız gerekiyorsa Vatan'sa Vatan, Çağlayan'sa Çağlayan, Taksim'se Taksim orada olacağız!
Bugün burada çok büyük engelleri aştığımızı tüm dünyaya gösteriyoruz. Dünyanın bütün televizyonları, bütün ajansları bizleri izlerken herkes görüyor ki Tayyip Erdoğan'ın baskı ve yasak rejimi sallanmaktadır, çökmek üzeredir.
Dün buradaki kalabalığı izlerken elindeki kumandayı yere atmışsın, kırmışsın ve demişsin ki İstanbul başta... Yarın akşam Özgür Özel'in çağrısıyla herhangi bir şehirde bir eylem olursa o ilin Valisini ve Emniyet Müdürünü görevden alacağım demişsin.
Anadolu'yu tehdit ettin, "bugün hiçbir ilde eylem olmayacak" dedin. Tayyip Bey bak bugün burada 300 bin kişiyiz!
Sayın Erdoğan, İçişleri Bakanı telefonunu bekliyor, İstanbul Valisini ve Emniyet Müdürünü görevden almazsan aklım kalır.
Ama ne yaparsan yap istersen İstanbul Valisi ol biz yine toplanacağız... Vatan Emniyet, Çağlayan, Taksim bizimdir!
Eğer birine talimat vereceksen bu gençleri durdurmaya gücü yetmeyecek Valine, Emniyet Müdürüne değil yargı aparatına söyle siyaset arkadaşlarımızdan, yol arkadaşlarımızdan, gençlerden uzak dursun.
Eğer Ekrem Başkana el uzatmaya kalkarsan İstanbul'un iradesine uzanan eli bizzat İstanbul kıracaktır. İstanbul'u yok sayarsan meşruiyetini kaybedersin.
Ekrem Başkana dokunan karşısında Türkiye'yi bulacaktır.
Buradan İstanbul Emniyet Müdürü'ne sesleniyorum, buraya kadar medeni şekilde sağlıklı bir şekilde gelmiş insanları tahrik eder gazlı müdahale edersen burada olacaklardan sen sorumlu olursun.
Örgütümüze dışarıya adım atanı perişan edecekleri tehdidinde bulundular. Ama buradan 81 ilin meydanlarındaki eylemleri selamlıyoruz.
Türkiye yıkılıyor bu akşam... Biz kazanıyoruz, cesaret kazanıyor!
Bugün telefon geldi, Ekrem İmamoğlu'nun ifadesi başlayacak diye... Tam 6 saat boyunca onlar sordu Ekrem Başkan cevapladı, soranlar yoruldu o yoruldu. Soranlar utandı, o utanacak hiçbir cevap vermedi.
Ne bir haram lokma yedi, ne de birileri gibi cana kıydı. Elinde ne kan ne da paranın kiri var.
Yiğidim aslanım sizden ayrı Vatan'da yatıyor, selamlıyoruz...
Yiğidimizi Çağlayan'dan alıp gelecek miyiz? Sizden aldığı güçle Saray rejimiyle savaştı... Gün gelecek devran dönecek bunlar hesap verecek...
Bu meydandan bir kez daha uyarıyorum, bu meydandaki gençleri kadınları, bu meydana koşup gelenleri lekelemeye çalışanlara, onlara marjinal diyenlere sesleniyorum. Marjinal bütünden ayrı aykırı olan demektir, bu meydanda ülkesini sevmeyen yok, bu meydanda kadın düşmanı yok, bu meydanda farklı düşünene farklı giyenene nefret duyan yok, cinsel tercihlere karışan yok, bu meydan bir bütün olarak insanı, doğayı, hayatı, hayvanı, birbirini seviyor..
Farklı olan marjinal olan sensin Erdoğan, sensin marjinal!
Bu meydandaki gençlerin karşısına polisi dikiyor! Polis bu vatanın evladı, polis bir emeklinin bir öğretmenin, bir çiftçinin evladı... Polis atanamayan bir öğretmen... Polis iktisadi idari bilimleri bitirip kadro vermediklerin, polis babasından kalan tarlayı ekip biçemeyen, polis holding sahibinin evladı değil, polis parababalarının çocuğu değil...
Sen polisle bu vatanın evladını kırdıramazsın... Polis kardeşim bu meydandaki senin üniversitedeki heyecanını yaşayan ve belki Tayyip iktidarda kalırsa hayallerini yaşayamayacak olandır.
Polisle çatıştırmak istedikleriniz, bu ülkeyi sevenlerin doldurduğu bir meydandan sana sesleniyorum. Esas marjinal sensin Erdoğan... Protesto anayasal bir haktır, bundan korkan diktatörlerdir, demokratlar meydan korkmaz, cesur olur, protestoya saygılı olur. Ama diktatörler meydanlardan korkarlar.
Erdoğan sen bu meydanlardan korkuyorsan sen de bir diktatörsün!
Meydanlara soruyorum, bu iktidarı değiştirmenin vakti geldi mi? Erdoğan yeniden seçilebilmek için rakiplerini hukuksuz yollarla devirmek istiyor, ona soruyorum bunca yıllık iktidarı sonunda millet daha mı zengin? Millet daha mı mutlu? Millet daha mı huzurlu? Gençler gelecekten daha mı umutlu? Bu ülkede yoksulluk bitti mi?
O zaman biz başımızda bu iktidarı neden tutalım, biz bu iktidarı yeneceğiz, göndereceğiz başka çaresi yoktur.
15 Temmuz gecesi bu iktidarın karşısına Fethullahçı bir çete geçti o gece CHP'liler darbenin karşısına geçtiler. Çünkü biz gerçek demokratlarız.
Ama bugün Erdoğan 19 Mart darbesine kalkışıyor. O zaman nasıl Fethullahçıların darbesine izin vermediysek, bugün de Erdoğan'ın darbesine izin vermeyecek Ekrem Başkanı kendisine teslim etmeyeceğiz.
Bugün bahar ve barış umuduyla Nevroz ateşini yakanlar üzerinden atlayanlar burada, herkesi kutluyorum. Kürtlerin, Türklerin Nevroz'unu kutluyorum. Barışın önünde saygıyla eğiliyorum.
Bugün aramızda İstanbul Barosunun mensupları var. Dünyanın en büyük barosuna bugün hükümetin yargı aparatları kayyum atadı. Avukatlar barolarını Tayyip Beyin elinden geri alacaklar! Hepsinin yanındayız.
Bugün bir darbe girişimi daha oldu, 1919'un 5 Eylül'ünde ilk kurultayını yapan CHP'ye kayyum atamak ve bu sayede 23 Mart Türkiye baharını sakatlamak isteyenler CHP'ye kayyum atamak için sebep bulamadılar.
Onlar türlü kumpaslar kurarken Atatürk'ün partisini onların kirli ellerine teslim etmemek için ve pazar günü yapılacak Ekrem İmamoğlu'nun adaylığına enerji katacak seçimi Saray iptal ettiremesin diye tüzüğümüzün verdiği yetkiyi kullanarak 15 gün sonrasına olağanüstü kurultay kararı aldım.
Bu aldığımız kararlar akşam 17 sularında partimize kayyum atayıp pazar günkü ön seçimi iptal ettirmek isteyen Sarayın aparatları avuçlarını yaladılar.
Hep birlikte 15 gün sonra Sarayın kirletmeye çalıştığı kurultayımızda destek yenileyerek Sarayın karşısına hep beraber dikileceğiz.
İzmir'de polis müdahalesi var, buradan yoldaşlarımızla İzmir'e sesleniyoruz. Erdoğan İzmir'den ellerini çek, ellerini çek!
Erdoğan bu saatten sonra yapman gereken istifa etmektir!
Tutsak olan tüm emekçileri, tüm canlarımızı, vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum, az kaldı, az kaldı...
Cesaretimiz bize moral veriyor, onları korkutuyor! Dün Gezi'de olmak lazımdı, bugün burada olmak lazım Saraçhane'deyiz... İcap ettiği her yerde olacağız, kafamızı bozarlarsa Taksim'de olacağız...
Ekrem Başkan bugün 6 saatlik soranları yorduğu, korkanları üzdüğü, onu oralara götürenleri utandırdığı savunmasının sonunda avukatına bir şeyler yazıp uzatmış. Demiş ki Özgür Başkan akşam selamımı söylesin ve Saraçhane'ye desin ki İstanbul'a, Türkiye'ye desin ki:
"Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım
Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğren aşarım..."
Selam olsun Ekrem Başkana!
Yaşadığı mağduriyeti 23 yıldır anlatan bir şiir düşmanı var ya Siirt'te bir şiir okudu 3 ay hapiste yattı çıktı, Siirt'teki şiirle mağduriyet, Siirt'teki oylarla galibiyet ve utanmadan yıllar sonra buraya kayyum atadı. İşte size Erdoğan'ın üçlemesi...
İşte bu Erdoğan, Bertolt Brecht'in şiirini bir terör örgütünün şarkısı sandı ve o şiire saldırdı. Ne diyordu Brecht,
Kurtuluş yok tek başına yap hep beraber ya hiçbirimiz!
Şimdi Erdoğan'a yoldaşlık, dava arkadaşlığı nasıl olur, bir seçilmişe nasıl sahip çıkılır bir kez daha gösterelim.
"Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım, kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım..."
Ey Erdoğan bu yürekleri, bu yoldaşları mı yeneceksin? Bizi mi susturacaksın, biz hep birlikte kazanacağız. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!
İstanbul'da yolların kapatıldığı, otobüslerin durdurulduğu bu akşam ara sokakların bağlantı noktalarının tamamının dolduğu bir akşam yaşadık, hepinizi yürekten kutluyorum.
Edip Akbayram'ı rahmetle ve saygıyla anıyorum, Ekrem Başkan da onun sözleriyle size sesleniyor... Güzel günler göreceğiz, motorları maviliklere süreceğiz...