Saraçhane'de yaşanan gözaltılarda tehdit iddiası: ‘Ölüme varan düzeyde’

CHP, 19 Mart’ın yıldönümünde Saraçhane’de “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi düzenlemişti. Polis, mitingin ardından toplanan yurttaşlara müdahale etmiş ve 35 kişiyi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanlardan Barış Onur Deniz, kendisine polis tarafından ölüme varan tehditler yöneltildiğini, gözaltı koşullarının ise “insancıl” olmadığını iddia etti.

12punto

Haber: Cenk Başboğaoğlu-12punto

19 Mart 2025’te Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması, ülke çapında yurttaşların seçme ve seçilme haklarını savunmak için eylemler düzenlemesine neden olmuştu. 

Birinci yıldönümünde CHP tarafından organize edilen buluşmanın ardından polis, alanda bulunan yurttaşlara müdahale etti. 35 kişinin gözaltına alınması ve 2 kişinin tutuklanmasıyla sonuçlanan gece, gözaltı sürecinde usülsüzlüklerin gerçekleştiği iddia edildi. 35 gençten birisi olan Barış Onur Deniz iddialarını 12punto’ya ulaştırdı.

‘HAKARETLERE MARUZ KALARAK…’

12punto’ya başından geçenleri aktaran Barış Onur Deniz gözaltına alınma anını,  “Dün katıldığımız mitingde, son ana kadar her şey oldukça sakindi ve güzeldi. Ancak çıkışa doğru kendimi beklemediğim bir durumun içinde buldum. Alandan arkadaşlarımla birlikte şarkı söyleyerek ayrılıyorduk. Bir anda, herhangi bir uyarı ya da anons olmadan etrafımız sarıldı. Gözaltına alınırken sebebini sorduğumda ise hakaretlere maruz kalarak kelepçelendim” şeklinde belirtti. 

‘NE SUYU NE DE EKMEĞİ GÖREBİLDİK’

Deniz, gözaltı süresinde insancıl koşulların dahi sağlanamadığını iddia ederken, “Sağlık kontrolünün ardından Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün açık otoparkına götürüldük. Burada 5-6 saat boyunca bir aracın içinde, kapılar kapalı şekilde, havasız ve susuz bekletildik. Su talebimizi ilettiğimizde ‘ne çok şey istiyorsunuz’ gibi tepkilerle karşılaştık. Bunun üzerine ‘umarım bir bardak suya muhtaç olmazsınız’ dediğimde, ‘sana yağmurlu havada bir bardak su yok’ gibi sözlerle karşılık verildi. Bu süreçte en ufak bir soru ya da talep dahi hakaret ve küfürle karşılanıyordu. Bir süre sonra yalnızca bir pet şişe su getirildi ve araçtaki herkes o suyu paylaşarak ancak birer yudum içebildi. Sahura doğru ise bir kamera ile araca gelinerek oruç tutanlara su ve ekmek dağıtılacağı söylendi, ancak bu söylenenlere rağmen ne suyu ne de ekmeği görebildik” iddialarını ortaya sürdü. 

‘SENİ SİVİLDE BULACAĞIM’

İkmalen serbest kaldıktan sonra hastaneye doğru giderken Narkotik Suçlarla Mücadele Şube’sine ait yelekle görev yürüten bir memurun kendisine ölüme varan tehditler savurduğunu iddia eden Deniz, “Uzun süren bu bekleyişin ardından avukatlarımızla görüştürüldük ve ikmalen serbest bırakıldık. Hastaneye götürülürken, moralimizi biraz olsun toparlamak için şarkı söylemeye başladık. Şarkı bittikten sonra, ‘narkotik yelekli bir polis memuru’ bana dönerek ‘siz de çok kafa ütülüyorsunuz’ dedi. Yaşanan onca gerginliğin üzerine sakin kalamadım ve aynı üslupta karşılık vererek ‘gecenin başından beri yaşadıklarımız ortada, gerçekten bir şarkıyla mı kafan ütülendi?’ dedim.

Bunun üzerine araç içindeki diğer polisler aniden müdahale etti. İçlerinden biri boynuma sarıldı ve yüksek sesle bağırmaya başladı; ne dediğini tam olarak anlamıyordum. Ben ise yalnızca, bize küfür edilirken neden kimsenin müdahale etmediğini fakat biz cevap verdiğimizde neden bu şekilde karşılık gördüğümüzü soruyordum. Tüm bu gerilime rağmen, bir şekilde ortam yeniden sakinleşti ve hastaneye ulaştık.

Araçtan sırayla indirildiğimiz sırada, tartıştığım polis memuru üzerime doğru yürüdü. Göğsüme birkaç kez vurup ‘and olsun, bu yeleği çıkaracağım, seni sivilde bulacağım, göreceksin’ diyerek ölüme varacak tehditler savurdu. Bunun üzerine diğer polislere dönerek tehdit edildiğimi söyledim ve ne yapmam gerektiğini sordum. Polisler araya girdi araçtan indirilirken ve o polisin bana nefretle baktığını gördüm. O gece, saatler boyunca susuz, havasız ve özgürlüğünden mahrum bırakılan bizdik. Alanda yaşananların tamamı kayıt altındaydı ve herhangi bir yasa dışı eylem söz konusu değildi. Buna rağmen, sergilenen bu öfke ve düşmanlığın sebebini anlamakta zorlandım. Kendisine neden bu kadar nefret dolu olduğunu sorduğumda ise sadece gülümsedi” diyerek iddialarını anlattı. 

YANIT BEKLENİYOR

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden ise bu tehdit iddiası ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi’nin hangi kapsamda Saraçhane’deki gözaltılarda bir memuru görevlendirdiği hakkında yanıt bekleniyor.