Seçim sonucunu belirleyen yüzde 20’nin tercihi değişti

Aksoy Araştırma Başkanı Ertan Aksoy, seçmen davranışında belirleyici olan kesimin yönelimine dikkat çekerken, ekonomik koşulların sandık tercihleri üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

12punto

Aksoy Araştırma Başkanı Ertan Aksoy, Türkiye’de seçim sonuçları üzerinde belirleyici olan yüzde 20’lik seçmen grubunun mevcut eğilimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aksoy, bu seçmen kitlesinin son dönemde daha belirgin şekilde muhalefete yöneldiğini söyledi.

Cumhuriyet gazetesine konuşan Aksoy, Türkiye’de seçmenlerin yüzde 40’ının yalnızca iktidar cephesini, diğer yüzde 40’ının ise yalnızca muhalefeti takip ettiğini belirtti. Bu iki grubun kendi siyasi çevreleri içinde kaldığını ifade eden Aksoy, seçim sonucunun ise iki blok arasında bulunan yüzde 20’lik kesimin tercihiyle şekillendiğini dile getirdi.

SEÇİMİN BELİRLEYİCİ KİTLESİ

Aksoy, seçim sonucunu belirleyen seçmen grubuna ilişkin, “Türkiye’de bir yüzde 40 sadece iktidarı dinliyor. Başka bir yüzde 40 da sadece muhalefeti dinliyor. Bu iki yüzde 40 kendi dünyasına kapanmış durumda. Aradaki yüzde 20’yi ikna eden kazanıyor” dedi.

Bu kesimin siyasi tercihindeki değişime de değinen Aksoy, söz konusu grubun henüz yüzde 30 seviyesine ulaşmadığını ve iktidar bloğunun da yüzde 40’tan yüzde 30’a gerilemediğini belirtti.

Aksoy, kritik seçmen grubundaki yönelimin ise değiştiğini belirterek, “Aradaki asıl sonucu belirleyen yüzde 20, her geçen gün daha kararlı bir şekilde muhalefetten yana tutum alıyor” ifadelerini kullandı.

SEÇMENİN GÜNDEMİNDE EKONOMİ VAR

Sahadaki gözlemlerine ilişkin de konuşan Aksoy, siyasi tartışmalar ve medyada öne çıkan gündemlerden farklı olarak seçmenin temel gündeminin ekonomi olduğunu söyledi.

Aksoy, “Net ekonomi” ifadesini kullanarak, toplumun geçmişte ulaştığı ekonomik seviyenin gerisine düşmeye tepki gösterdiğini belirtti. Enflasyonun yol açtığı yoksullaşmanın devam etmesi halinde seçmen davranışındaki mevcut tablonun değişmeyeceğini söyleyen Aksoy, “Enflasyondan kaynaklı yoksullaşma var olduğu sürece bu durum değişmez” dedi.

Muhalefetin ekonomik tabloya yönelik değerlendirmelerinde ise bir yaklaşım farklılığı bulunduğunu savunan Aksoy, yaşanan durumun yalnızca “ekonomik kriz” şeklinde tanımlanmasının doğru olmadığını ifade etti. Türkiye’de mevcut durumda bir büyüme sorunu bulunmadığını ve bunun işsizlik rakamlarına da yansımadığını belirtti.

BÜYÜME VE ENFLASYON TERCİHİ

Hükümetin uzun süredir enflasyon ile büyüme arasında büyümeyi tercih ettiğini belirten Aksoy, bu yaklaşımın temelinde işsizlik riskinin bulunduğunu söyledi.

Aksoy, “Hükümet uzun süredir enflasyonla büyüme arasında büyümeyi tercih etti. Çünkü büyümeden feragat edilirse bu işsizliğe dönüşür ve asıl oy koparan da işsizlik olur” değerlendirmesinde bulundu.

Enflasyonun farklı politikalarla yönetilebilir bir görünüm kazanabildiğini belirten Aksoy, dönemsel olarak uygulanan ucuz kredi ve ücret artışlarının seçmende geçici bir rahatlama yaratabildiğini ve bunun “parasal yanılsama” oluşturabildiğini ifade etti.

Aksoy, bu nedenle iktidardan henüz büyük ölçekte bir seçmen kopuşunun gerçekleşmediğini belirtti. Toplumun ekonomik sorunların farkında olduğunu söyleyen Aksoy, seçmenin yaşanan sıkıntıyı öncelikli olarak “işsizlik” yerine “hayat pahalılığı” şeklinde değerlendirdiğini ifade etti.