Silivri’deki gemi kazasına ilişkin ön rapor: Çarpışmada iki gemide de seyir zafiyeti var

Silivri açıklarında Alsu ile Tuğberk İmamoğlu’nun çarpışmasına ilişkin ön rapor, köprü üstü ihlalleri ve manevra hatalarına işaret etti.

12punto

Silivri açıklarında Türk bayraklı “Alsu” ve “Tuğberk İmamoğlu” adlı ticari gemilerin çarpışmasına ilişkin soruşturmada hazırlanan bilirkişi ön tespit raporu ortaya çıktı. Raporda, kazanın “çift taraflı köprü üstü zafiyetleri”, durumsal farkındalık kaybı ve telsiz mutabakatına aykırı manevralar sonucunda meydana geldiği değerlendirildi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma, 2 Eylül saat 03.13 sıralarında Marmara Denizi Trafik Ayrım Şeridi üzerinde yaşanan kazaya ilişkin sürüyor. Silivri’nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde meydana gelen çarpışmada, Kocaeli’den Aliağa’ya rulo sac metal ve inşaat demiri taşıdığı belirtilen “Tuğberk İmamoğlu” gemisi iskele tarafından hasar alarak kısa sürede battı. Gemideki 10 kişilik mürettebata ise hâlâ ulaşılamadı.

Bilirkişi heyeti, “Alsu” gemisinden elde edilen kısıtlı ECDIS playback verilerini, jurnal kayıtlarını, gemi adamlarının ifadelerini, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü unsurlarınca temin edilen raporları inceledi. Ön raporda, olay anında görüşün yaklaşık 6 deniz mili olduğu, sis, pus, sağanak ya da manevrayı kısıtlayacak yoğun akıntı bulunmadığı belirtilerek kazaya neden olan dışsal bir doğa faktörü saptanmadığı kaydedildi.

RAPORDAKİ ANA TESPİTLER

Rapora göre “Alsu” tarafında köprü üstü seyir emniyeti organizasyonuna ilişkin ciddi ihlaller tespit edildi. Kaza anında köprü üstünde yalnızca 2. Zabit Murat Evciman’ın bulunduğu, Evciman’ın gemiye kazadan bir gün önce katıldığı ve söz konusu vardiyanın bu gemideki ilk seyir vardiyası olduğu belirtildi. Köprü üstünde gözcü, stajyer ya da dümenci bulunmaması da durumsal farkındalığı azaltan etkenler arasında sayıldı.

Raporda, kaptan Ahmet Erarslan’ın kaza sırasında köprü üstünde olmadığı, kamarasında uyuduğu ve çarpışmanın ardından yaklaşık 7-10 dakika sonra köprü üstüne çıktığı aktarıldı. “Alsu”nun kendi Emniyetli Seyir El Kitabı’nda öngörülen vardiya standartlarına uyulmadığı, bu nedenle operasyonel ve sistemsel kusur bulunduğu değerlendirmesi yapıldı.

“Tuğberk İmamoğlu” yönünden ise AIS cihazının kapalı, arızalı ya da dış müdahale sonucu yeterli çalışmıyor olabileceği belirtildi. Raporda, bu nedenle geminin bölgede diğer gemiler ve trafik izleme istasyonları açısından “hayalet gemi” gibi seyrettiği, “Alsu”nun hedefi ancak 1,8 deniz mili mesafede radar ekosu olarak tespit edebildiği ifade edildi.

Ön incelemede, “Alsu”nun vardiya zabitinin VHF 16 üzerinden karşı gemiyle telsiz irtibatı kurduğunu ve karşı taraftan “iskeleye kaçın” talebi geldiğini beyan ettiği aktarıldı. Ancak rapora göre “Tuğberk İmamoğlu”, son 0,5 milde bu mutabakata aykırı şekilde sancağa döndü. Bu manevranın çarpışmayı fiziki olarak başlatan operasyonel kusur olduğu değerlendirildi.

Bilirkişi raporunda, “Alsu” tarafında erken makine stopu ya da tam tornistan gibi hız azaltıcı manevraların yapılmamasının çarpışmanın şiddetini artırmış olabileceği de belirtildi. Çarpışmanın ardından “Alsu”da sancak bordadaki hafif sıyrıklar dışında seyri engelleyecek ya da su almaya yol açacak majör hasar oluşmadığı kaydedildi.

Arama-kurtarma çalışmalarında “Tuğberk İmamoğlu”na ait can salları ile serbest düşmeli can filikasının denizde boş halde bulunduğu bildirildi. Geminin çarpışmadan sonra neden bu kadar hızlı battığının ise henüz kesinleştirilemediği; yük kayması, yük bağlama zafiyeti, yükleme planı, stabilite hesapları ve kamera kayıtları gibi ilave belgelerin incelenmesi gerektiği vurgulandı.

Raporda, maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması için VHF telsiz ses kayıtları, genişletilmiş VTS radar ve ekran kayıtları, “Tuğberk İmamoğlu”nun yükleme belgeleri ile “Alsu”nun dış kamera kayıtlarının dosyaya kazandırılmasının teknik zorunluluk olduğu ifade edildi.