Siyasette 'butlan' trafiği: 'Bülent Arınç'tan Yargıtay'a acil çağrı'

"Mutlak butlan" kararının ardından başlayan kaosa dair açıklamalarda bulunan Arınç, Yargıtay’ın duruma müdahale ederek karara bağlaması gerektiğini vurguladı.

12punto

AKP’nin kurucu isimlerinden ve eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği "mutlak butlan" kararının ardından başlayan kaosa dair çok önemli açıklamalarda bulundu. Siyasi tıkanıklığa dikkat çeken Arınç, Yargıtay’ın duruma ivedilikle müdahale ederek karara bağlaması gerektiğini vurguladı.

CHP’de mahkeme kararıyla genel başkanlık koltuğunun Özgür Özel’den alınarak yeniden Kemal Kılıçdaroğlu’na devredilmesi, yalnızca CHP içinde değil, Türk siyasetinin tamamında ve Meclis koridorlarında ana gündem maddesi haline geldi. Konuya ilişkin sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Bülent Arınç; MHP lideri Devlet Bahçeli ve DEM Parti cephesinden gelen endişelere katıldığını belirterek yüksek yargıya seslendi.

"BAHÇELİ VE BAKIRHAN'IN YAKLAŞIMI OLDUKÇA YERİNDE"

Dün TBMM'de gerçekleştirilen grup toplantılarını yakından takip ettiğini belirten Arınç, siyasi parti liderlerinin ortaya koyduğu reflekslerin haklılığına vurgu yaptı:

"Sayın Bahçeli ana muhalefet partisinin içinde olduğu durumun Türk siyaseti ve demokrasisi açısından; Sayın Bakırhan da mevcut durumun terörsüz Türkiye süreci (barış süreci) açısından barındırdığı riskleri merkeze alarak Yargıtay’ın ivedilikle karar vererek bu kaos ortamına son vermesi gerektiğini ifade ediyorlar. Bu yaklaşımı oldukça yerinde ve sağlıklı buluyorum."

"TÜRKİYE'NİN İTİBARINA ZARAR VERİYOR"

Ana muhalefet partisinin içine sürüklendiği meşruiyet ve yönetim krizinin ülkeye zarar verdiğini ifade eden Bülent Arınç, Yargıtay’a çağrısını şu sözlerle yineledi:

"Türkiye’nin ana muhalefet partisinin içinde bulunduğu bu durumun Türk siyasetine ve Türkiye’nin itibarına zarar vereceğini düşünüyorum."

"Yargıtay’ın bu konunun hassasiyetini ve siyasi dengeleri göz önüne alarak, önündeki dosyayı bir an önce çözüme kavuşturması gerektiği çağrımı bir kez daha yineliyorum."