Sokak hayvanları düzenlemesinde iki yıl geride kaldı: Toplama hedefleri, barınak iddiaları ve çözüm arayışları
Sokak hayvanlarının toplanmasını öngören düzenlemenin ikinci yılında, resmi hedefler ile barınaklara ilişkin ihmal iddiaları tartışılıyor.
12punto
Sokaktaki sahipsiz hayvanların toplanarak bakımevleri ve doğal yaşam alanlarında tutulmasını öngören Hayvanları Koruma Kanunu düzenlemesinin yürürlüğe girmesinin üzerinden iki yıl geçti. 2 Ağustos 2024’te uygulanmaya başlanan düzenleme, özellikle sokak köpekleri üzerinden kamuoyunda sert tartışmalara yol açmayı sürdürüyor.
Düzenleme; insan ve hayvan sağlığı açısından tehlike oluşturduğu, olumsuz davranışları kontrol edilemediği, bulaşıcı ya da tedavi edilemeyen hastalığı bulunduğu veya sahiplenilmesi yasak olduğu belirtilen hayvanlar için ötanazi uygulanabilmesine de imkân tanıyor. Hayvan hakları savunucularının bir bölümü bu nedenle yasayı “katliam yasası” olarak nitelendirirken, hükümet uygulamanın sokak güvenliği ve hayvan refahı açısından gerekli olduğunu savunuyor.
RESMİ HEDEFLER VE KAPASİTE TARTIŞMASI
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, haziran ayında yaptığı açıklamada sokak hayvanlarını toplama işlemlerinin 63 ilde tamamlandığını duyurdu. Bakan, temmuzdaki konuşmasında ise Türkiye’deki sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 92,35’inin toplandığını söyledi. Çiftçi’ye göre bu süreçle sokaklar, meydanlar ve parklar daha güvenli hale gelirken hayvanlar da “insanların veya sokakların insafından” kurtarılıyor.
Sahipsiz hayvanlara ilişkin güncel ve ayrıntılı veriler açık kaynaklarda yer almıyor. İçişleri Bakanlığı yetkililerinin nisan ayında Meclis’teki bir oturumda verdiği bilgiye göre Türkiye’de sokakta yaşayan köpek sayısının yaklaşık 1 milyon 250 bin olduğu ifade edildi.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bir soru önergesine verdiği yanıta göre, Şubat 2026 itibarıyla Türkiye’de toplam 413 bin hayvan kapasiteli 386 hayvan bakımevi ve 102 doğal yaşam alanı bulunuyor. Bakanlık, bu alanlarda 244 bin hayvanın bakıldığını bildirdi. Aynı yanıtta, 2025’te hayvan bakımevi ve doğal yaşam alanı yapımı için belediyeler, mahalli idare birlikleri ve il özel idarelerine yaklaşık 501 milyon lira destek sağlandığı, Hayvan Bilgi Sistemi’ne kaydedilen sahipsiz köpekler için de 109 milyon lira mali yardım yapıldığı belirtildi.
AKTİVİSTLERDEN İHMAL VE ŞİDDET İDDİALARI
Düzenlemeye karşı çıkan hukukçular ve hayvan hakları savunucuları ise sahadaki uygulamaların ciddi sorunlar barındırdığını ileri sürüyor. İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi’nin önceki dönem başkanı Deniz Tavşancıl, uygulamanın sokak hayvanlarının yaşam alanlarını ortadan kaldırdığını savunarak sürecin “çok daha kanlı” sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Ankara Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Tuğba Gürsoy da hayvanların toplanması sırasında yüksek doz anestezi, havasız araçlarda bekletilme ve kötü taşıma koşulları nedeniyle ölümler yaşandığını iddia etti. Gürsoy, bazı hayvanların barınaklarda bakımsızlıktan öldüğünü belirterek “Sokak hayvanlarının yaşam hakkının hiçbir şekilde gözetilmediğini görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’de farklı illerdeki barınakları ziyaret eden aktivist Alper Karmış ise bazı tesislerde aşırı kalabalık, yetersiz beslenme ve tedaviye erişim sorunları olduğunu dile getirdi. Karmış’ın Kars’taki barınağa ilişkin iddialarına yanıt veren Kars Belediyesi, söz konusu iddiaları doğrulayan herhangi bir bulguya rastlanmadığını, bakım, beslenme ve sağlık kontrollerinin düzenli yapıldığını açıkladı.
Ankara da tartışmanın merkezindeki illerden biri oldu. Ankara Valisi Yakup Canbolat, 1 Temmuz’da kentte 52 bin sokak hayvanının toplandığını duyurdu. BBC Türkçe’nin ulaştığı Nisan 2026 tarihli resmi belgede ise 1 Ocak 2025-Nisan 2026 arasında Ankara’da yaklaşık 60 bin sokak köpeğinin toplandığı, yaklaşık 32 bin köpeğin “doğal nedenlerle” öldüğü bilgisi yer aldı. Belgede doğal nedenlerin ayrıntılandırılmadığı belirtildi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanı Mustafa Şener ise yalnızca ABB’nin faaliyetleri hakkında konuşabileceğini belirterek kötü taşıma ve şiddet iddialarını reddetti. Şener, belediyeye ait araçların havalandırmalı ve klimalı olduğunu, hayvanların bölmeler halinde taşındığını ve sahaya veteriner hekim olmadan ekip gönderilmediğini söyledi.
ÇÖZÜM BAŞLIKLARI: SAHİPLENDİRME VE KISIRLAŞTIRMA
Tartışmanın çözüm tarafında ise sahiplendirme, kısırlaştırma ve denetim başlıkları öne çıkıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi barınaklarında görev yapan köpek eğitim ve davranış uzmanı Gökçen Yücekaya, hayvanların barınaklardan çıkabilmesi için sahiplendirmenin kritik hale geldiğini belirterek gönüllü desteğinin önemine dikkat çekti.
Deniz Tavşancıl, barınaklardaki hayvan sayısının azaltılması için hayvan satışlarının geçici süreyle yasaklanması gerektiğini savunuyor. HAYKONFED İkinci Başkanı Haydar Özkan ise toplama politikasının kısırlaştırma olmadan sorunu çözmeyeceğini belirterek, sahipsiz hayvanların yaşam hakkını önceleyen yeni bir yasal çerçeve çağrısı yapıyor.