Son Dakika: CHP'nin kurultay davasının İBB davasıyla birleştirilmesi istendi! Bir sonraki duruşma 1 Nisan'da

CHP 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dava 1 Nisan’a ertelendi. Savcı davanın İstanbul 40’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davası ile birleştirilmesini talep etti.

12punto

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı’na yönelik “usulsüzlük” iddiasıyla açılan ceza davasında yeni duruşma bugün Ankara’da görülecek. Dosya, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ele alınacak.

12 KİŞİ İÇİN HAPİS İSTEMİ

Dava kapsamında; CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de aralarında bulunduğu 12 kişi hakkında 1 ila 3 yıl arasında hapis cezası talep ediliyor.

LÜTFÜ SAVAŞ ŞİKAYETÇİ, KILIÇDAROĞLU 'MAĞDUR'

Dosyada eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş şikâyetçi olarak yer alırken, CHP’nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mağdur sıfatıyla bulunuyor.

YALNIZCA ÖZGÜR ÇELİK KATILDI

Önceki duruşmada İmamoğlu ve Akpolat duruşmalardan ayrı tutulma talebinde bulunduğu için duruşmaya sadece sanıklardan Özgür Çelik katıldı. Duruşmada 10 tanık dinlendi.

"VAATLERDE BULUNDULAR"

Bu kapsamda tanık olarak dinlenen Hatip Karaaslan, delegelere vaatlerde bulunulduğunu iddia etti. Tanık Yusuf Göğerkaya da “Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş, ‘Her iki genel başkan adayıyla pazarlık yapacağım, hangisi daha fazla para verirse ona oy vereceğiz’ dedi” açıklamasında bulundu.

Duruşmada tanık olarak dinlenen bir diğer isim ise CHP Bursa Mustafakemalpaşa İlçe Başkanı Serda Tandoğan; “Kurultay zamanı adını hatırlamadığım bir otelde kalıyorduk. İl başkanı akşam saatinde bir yere gitti ve gece 03.00 gibi geldi. Sabah kahvaltıya indik. Özgür Özel'in standı vardı. İmza veren kurultay delegelerine deri çanta dağıtıldı. Bu para değildi. Ben imza atmadığım için içinde ne var bilmiyorum. Salonda yerlerde telefon kutuları da vardı. Iphone kutuları salonun girişinde yerlerdeydi” dedi.

"TELEFON KUTUSU GÖRMEDİM"

Tanık eski CHP Hakkâri İl Yöneticisi Kemal Ölmez de “2. tura geçerken de bize defalarca ‘Gelin size sahip çıkalım’ dendi. Kabul etmediğimiz için beni ihraç ettiler” diye konuştu. İmamoğlu’nun müdafisi Av. Çağlar Çağlayan’ın 'Salonda yerde telefon kutuları gördünüz mü?' sorusuna ise “Hayır görmedim. Ama benim yanımda 4 delegeyi satın aldılar. Meclis'e çağırmışlar” yanıtını verdi.

Duruşmada dinlenen tanıklardan biride sürecin başından beri iddiaları gündeme getiren eski CHP PM Üyesi Tolgahan Erdoğan oldu.

Kendisinin 3 yıldır gazeteci olduğunu iddia eden Erdoğan; JW Marriod Otel’de delegelerin kalmamasına karşın, Özgür Çelik ve İmamoğlu’nun orada kaldığını iddia ederek; “Ben de oraya gittiğimde birçok delege oradaydı. İmamoğlu ve Çelik toplantılar düzenliyordu” diye konuştu.

Erdoğan; Beykoz Belediyesi Özel Kalemi Veli Gümüş’ün İstanbul İl Kongresi’nde pazarlık yaptığına ilişkin ses kayıtlarının kendisine dinletildiğini, bunun ardından da otelden ayrıldığını iddia etti.

"DUYUNCA SOSYAL MEDYADAN YAZDIM"

Kurultayda delege değil, görevli olduğunu belirten Erdoğan; 'Aday konuşmaların ardından 1,5 saatlik ara verildi. Bu sırada Mahmut Tanal'a mesaj attım, 'İmza sayılarını neden açıklamıyorsunuz? Manipülasyon yapıyorsunuz' dedim. Çünkü delege o imza sayılarını görür, ona göre oyunu kullanır" dedi.

"Bir delege Kiptaş’tan daire aldığını söyledi. Ben de bunu duyunca sosyal medyadan yazdım” diyen Erdoğan, kurultay delegesi Turgut Koç’un kendisine bu davada tanıklık yapmaması için 500 bin dolar teklif ettiğini iddia ederek; “Bana gazetelerde, TV’lerde yer açabileceğini söyledi” açıklamasında bulundu.

‘UBER ŞOFÖRLERİNDEN DUYDUM’

Kurultayın bitmesinin ardından İstanbul’a döndüğünü ve bir arkadaş grubuyla Moda’da bir kafede oturduğunu aktaran Erdoğan; “CHP kurultayında 4 döviz bürosunun açtırıldığını, Uberle 50 milyon dolar taşındığı iddiasını gündeme getirdik. Bunu da bu kafede otururken, yan masamızda oturan Uber şoförlerinden şans eseri duydum. Meraktan sorduğumda ise ‘Abi orası turizm bölgesi. Normal araç giremiyor, ya taksi ya da Uber girebilir’ dediler. Eski bir bankacı olduğum için 50 milyon dolar bana normal geldi. Çünkü bir bavula 6-7 milyon dolar sığar, 50 milyon için 5-6 bavul yeter. Ben bu konuyu araştırdığım da bu döviz bürolarının Mardinli ve akraba olduğunu öğrendim. Ben bu iddiaları gündeme getirdim, döviz bürolarından bana bir yalanlama gelmedi” dedi.

‘KURULTAYLA İLGİLİ BİR GÖRDÜĞÜN, DUYDUĞUN VARSA ONU ANLAT’

Söz konusu dövizlerden biri olan ve İBB davası kapsamında soruşturma geçiren Taş Dövizin sahibin damadını kendisini aradığını öne süren Erdoğan; “Dışarıda buluştuk ve bana ‘Bu konuyu nerden duydun?’ diye sordu. Sonra bana 'Bu konu doğru' dedi ve oğlum için Doğa Koleji’nde burslu eğitim teklif etti. Ben de bunu kabul edemeyeceğimi belirttim” dedi.

HAKİM'DEN ERDOĞAN'A UYARI

Erdoğan ifadesinde İstanbul’da yürütülen belediye soruşturmalarına değinince mahkeme hâkimi; “Kurultayla ilgili bir gördüğün, duyduğun varsa onu anlat” dedi.

SAVCILIK İLE MAHKEME İFADESİ ÇELİŞTİ

Erdoğan; CHP’li isimlerin kendisine davada tanıklık etmemesi için para teklif ettiğini iddia etti. Çelik’in avukatı Veli Gündüz konusunu savcılık ifadesinde salonda görüşüldüğü biçimiyle geçtiğini, savcılık ve mahkeme ifadesinin bu konuda çeliştiğini sorması üzerine Erdoğan; “Ben savcılık ifadesini yeni gördüm. Orada nasıl geçtiğini hatırlamıyorum. Burada anlattığım biçimde oldu” dedi. Bunun üzerine avukat; “O zaman savcıya yalan beyan verdiniz ya da savcı yanlış iş yaptı diyorsunuz” demesi üzerine Erdoğan; “Hayır ben yalan beyan vermedim. Burada anlattığım biçimde oldu” diye konuştu.

‘GÖRMEDİM, DUYDUM’

Avukatların "3 yıldır gazeteci olduğunu belirtiyorsunuz, yani kurultay tartışmaları başladığından beri gazetecilik yapıyorsunuz" sorusu üzerine Erdoğan; "Ben 30 yıldır bir turizm firmasında SGK'li olarak çalışıyorum. Gazetecilik faaliyetime gelince birçok sitede ve televizyonda programa çıktım. CHP'ye yakın gazeteciler zaten iletişim mezunu değildir" yanıtı verdi.

Avukatların gazetecilik iddiası üzerine soruları artınca Erdoğan; “Ben burada CHP gönüllüsü olarak bulunuyorum. Gazeteciliğimi bir kenara koyabilirsiniz. Ben burada yurttaş olarak duruyorum” açıklamasında bulundu.

İmamoğlu’nun avukatı Çağlar Çağlayan’ın Divan Başkanı İmamoğlu’nun kurultaydaki tavırlarını sorması üzerine Erdoğan; sandık görevlisi olmadığı için seçim alanına girmediğini, İmamoğlu'yla hiç denk gelmediğini, bazı oyların üstünün çizildiğini gazeteci Şaban Sevinç'ten duyduğunu belirtti. Erdoğan, hâkimin, “Şahit olduğun bir usulsüzlük var mı?" sorusuna "Görmediğini, Şaban Sevinç’in TV100’deki programından duyduğunu belirtti.

‘BUNU DA DEĞERLENDİRİRSİNİZ’

Çağlar Çağlayan, yargı sisteminde tanıklığın “görgü” üzerine olduğunu belirtmesi üzerine Erdoğan; “Duyduğuma duydum, gördüğüme gördüm dedim” savunmasında bulundu.

Erdoğan’ın önceki duruşmanın tutanaklarını okuduğunu açıklaması üzerine Av. Çağlar Çağlayan hâkime; "Bunu da değerlendirirsiniz. Tanık davetli olduğu duruşma öncesini okumuş" ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın ardından mahkemede ara verildi. Verilen aranın ardından avukat beyanlarına geçildi.

‘ŞAHSEN BİR ŞEYE ŞAHİT OLMADIKLARINI İFADE ETTİLER’

Av. Çağlar Çağlayan; ayrıntılı beyanlarını daha sonra yapacaklarını belirterek, "Bu aşamaya kadar dinlenen tanıkların şahsen bir şeye şahit olmadığını, çoğu zaman isim vermeden iddiaları birinden duyduklarını ifade etti. Her ne kadar bu beyanlara dayanarak dava açılsa da bu tutarsız dayanaksız yalan içerikli beyanlar ceza hükmü kurulması için yeterli değildir” dedi.

Diğer sanık avukatları da tanık beyanlarına karşı aleyhe hususları kabul etmediklerini belirterek, yazılı beyanda bulunacaklarını ve eksik hususların giderilmesini talep ettiklerini ifade etti.

DAVA 1 NİSAN'A ERTELENDİ

Savcı davanın İstanbul 40’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davası ile birleştirilmesini talep etti. 

Mahkeme, duruşmada ara kararını açıklayarak mevcut dosyanın İBB davasıyla birleştirilmesi amacıyla İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne müzekkere gönderilmesine hükmetti. Birleştirme yönünde görüş bildirilmesi hâlinde, ayrıca bir duruşma yapılmaksızın dosyaların birleştirilmesine karar verileceği belirtildi.

Dava, 1 Nisan tarihine ertelendi.

Öte yandan, savcılığın dosyanın “Aziz İhsan Aktaş” davasıyla da birleştirilmesi yönündeki talebinin mahkeme tarafından uygun bulunmadığı öğrenildi.