Son Dakika: Devlet Bahçeli vites yükseltti! 'Öcalan umuda, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir'
MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısının kapanışında "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir!" ifadelerini kullandı.
12punto
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM'deki grup toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Bahçeli konuşmasında "Nusaybin'de bayrağımızı indiren alçaklar, Diyarbakır'da Tarsus'ta sahaya çıkan provokatörler, Ayn-El Arap üzerinden milli birliğimizi yaralamaya kalkışan siyasi odaklar ne yaparlarsa yapsınlar Pir Sultan Abdal'ın sözleriyle alayına sesleniyorum:
'Koyun beni Hak aşkına yanayım. Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan. Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım, dönen dönsün ben dönmezem yolumdan!'" ifadelerini kullandı.
Konuşmasının devamında CHP lideri Özgür Özel'i hedef alan Bahçeli, "'HTŞ’ye kravat takmakla olmaz' demiş. Anlayacağınız halt etmiş. Yine çuvallamış. Sen de YPG’nin kravatını takabilirsen Mazlum Abdi’yle el ele verebilirsen dağ taş gezerek fesat ve nifak üretimi yapabilirsin!" dedi.
ÖCALAN İÇİN İKİNCİ KEZ 'UMUT HAKKI' DEDİ
Bahçeli, grup toplantısının sonunda ise ikinci açılım sürecinin başında dile getirdiği terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan için umut hakkı mesajını yineledi.
Bahçeli, "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir!" ifadelerini kullandı.
Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ Grup Toplantısında Konuşuyor https://t.co/qw0i2crjwP
— MHP (@MHP_Bilgi) February 3, 2026
"MHP ve Cumhur İttifakı bütün Türkiye'nin, bütün Türk milletinin hatta ve hatta Türk-İslam dünyasının siyaset kutbudur. 3 hilal sadece bugünün değil yarınların da partisi geçmiş ve geleceği birbirine bağlayan fikir köprüsüdür.
Bizim folluğumuzda kuluçkaya yatıp, başka kümeslerde yumurtlayanların, çıraklık dönemini aramızda geçirip gıcırdayan başka kapı tiplerinde ustalık taslayanların milliyetçi ve ülkücü hareketi hakkıyla ifade etmeleri neredeyse imkansızdır.
***
Terörsüz Türkiye, Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir. Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa, kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır.
Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır.
Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı aslan yoktur ve olmayacaktır. Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG'yi yan yana getirmek fahiş bir gafilliktir. Suriye'de yeni bir paradigma ve yeni bir yapı oluşturmuştur. Bu durum beklenen bir gayedir. Ayrıca devletin egemenlik haklarıyla siyasal sosyal ve toprak bütünlüğüyle ilişkilidir.
30 Ocak 2026 tarihinde Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında 10 Mart mutabakatı ile 18 Ocak mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ile askeri ve idari yapıların Suriye Cumhuriyeti'ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varmışlardır. Bu gelişme Suriye'nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve istikrarın sağlanması açısından memnuniyet vericidir.
Devlet otoritesi sağlanmıştır. SDG/YPG'li teröristler bulundukları mevcut hatlardan çekilecek. Hükümete bağlı birlikler Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlanacaklardır.
SDG/YPG'ye bağlı 3 tugaydan oluşan bir tümen kurulacak. Ayn-El Arap'taki silahlı unsurlar ise Halep'e bağlı birer tugay olarak yapılandırılacaktır.
***
27 Şubat 2025 tarihinde PKK'nın kurucu önderliği tarafından yapılan çağrı 337 gün sonra Suriye'de de karşılığı bulmuş ve çok önemli bir etap geçilmiştir.
PKK'nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu.
Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı.
27 Şubat çağrısı PKK ile birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu.
Madem maksat hasıl oldu, o zaman bize düşen de PKK'nın kurucu önderliğine DEM Parti'den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir. Araplar, Kürtler, Türkmenler diğer halkların birlik ve kardeşlik içinde tarihi bir fırsat kapısı aralanmış.
Türkiye'de olduğu gibi Suriye'de de provokasyonların yaşanması mümkündür ve beklenmelidir. Buna karşı sabırlı ve tedbirli olmak herkesin ortak çıkarınadır.
Nusaybin'de bayrağımızı indiren alçaklar, Diyarbakır'da Tarsus'ta sahaya çıkan provokatörler, Ayn-El Arap üzerinden milli birliğimizi yaralamaya kalkışan siyasi odaklar ne yaparlarsa yapsınlar Pir Sultan Abdal'ın sözleriyle alayına sesleniyorum:
'Koyun beni Hak aşkına yanayım. Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan. Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım, dönen dönsün ben dönmezem yolumdan!'
***
HEDEFİNDE YİNE ÖZEL VAR
CHP Genel Başkanı’nın Suriye devletinin terörle mücadelesini endişe verici bulması, Sayın Ahmed Şara’nın Suriye’nin tamamını temsil edemediğini dile getirmesi hüsran verici bir hezeyandır.
Esad’ı aklında taşıyan, aklını ve gönlünü YPG’ye kaptıran bu zatın sözü ne söz ne de siyaseti mert ve millidir.
HTŞ’ye kravat takmakla olmaz demiş. Anlayacağınız halt etmiş. Yine çuvallamış. Sen de YPG’nin kravatını takabilirsen Mazlum Abdi’yle el ele verebilirsen dağ taş gezerek fesat ve nifak üretimi yapabilirsin!
Sayın Özel zırvayı bırak, sadede gel! Dilinin altındaki baklayı çıkar, Suriye'nin siyasi ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını itiraf et.
***
ERKEN SEÇİME KAPILARI BİR KEZ DAHA KAPATTI
Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır. CHP Genel Başkanı, 'seçim kapısını arala' diye mırıldansa da, Cumhur İttifakı olarak aralayacağımız kapı Türkiye ve Türk Yüzyılı'nın cümle kapısıdır.
ÖCALAN VE DEMİRTAŞ MESAJI
Aziz dava arkadaşlarımız Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir!"