Süleymancılara yönelik operasyon: Alihan Kuriş'in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’in ifadesi ortaya çıktı

Süleymancıların lideri Alihan Kuriş’e yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’in ifadesi ortaya çıktı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Kuriş, şirketlerdeki milyarlarca liralık para trafiğinden evinde bulunan 29 milyon liralık dövize, 206 külçe altın ve 23 milyon liralık dövizden 350 bin dolarlık kripto para transferine kadar birçok başlıkta savunma yaptı. Muğla’da yakalanmasıyla ilgili de yurt dışına kaçış planı olmadığını öne sürdü.

12punto

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Süleymancıların lideri Alihan Kuriş’e yönelik yürüttüğü soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan Alihan Kuriş’in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’e yönelik aramalarda tek bir adreste kaynağı belirsiz 200 kilo külçe altın ele geçirilmişti. Yurt dışına kaçış hazırlığındayken Muğla’da yakalanan Hilmi Tuna Kuriş tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Hilmi Tuna Kuriş’in Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki ifadesine ulaşıldı.

İktidara yakınlığıyla bilinen Sabah Gazetesi’nin haberine göre, iç mimar olduğunu ve aylık yaklaşık 150 bin lira kazandığını belirten Kuriş, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Ancak soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK raporu ile emniyet analizlerinde, Kuriş'in geçmişte ortaklık ve yöneticilik yaptığı şirketlerdeki para hareketlerinin beyan ettiği gelirle uyumlu olmadığı tespit edildi.

Kuriş'e "Suç örgütü kurma ve yönetme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlamaları yöneltildi.

ŞİRKET YÖNETİMİNDE AİLESİNİ İŞARET ETTİ

Kuriş, şirketlerle ilgili sorulara verdiği yanıtta faaliyetlerin büyük bölümünü kendisinin yürütmediğini savundu. Şirket işlerinin dayısı ve hayatını kaybedene kadar babası tarafından takip edildiğini belirten Kuriş, pandemi döneminde satışların yükseldiğini söyledi.

Kuriş ifadesinde, "Üniversiteyi bitirdikten sonra 2021 yılındaki denetim kayyımı atanmasına kadar kendi mesleğimle ilgilendim. Şirket işlerini genellikle dayım ve vefatına kadar babam yürüttü. Pandemi döneminde satışlar çok yükseldi" dedi.

Soruşturma dosyasındaki mali incelemelerde ise özellikle Arden Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ilişkin yüksek tutarlı finansal hareketler dikkat çekti.

ARDEN GIDA'NIN İŞLEM HACMİ MİLYARLARCA LİRAYI BULDU

MASAK incelemesine göre, Alihan Kuriş'ten Hilmi Tuna Kuriş'e geçen, ardından 28 Aralık 2022'de Yusuf Bulut'a devredilen şirketin bankacılık işlem hacmi 2023 yılından itibaren 6,5 milyar lirayı aştı.

Kuriş, şirket hisselerini devrettikten sonra firmayla bağının kalmadığını ve şirket içerisindeki işlemler hakkında bilgi sahibi olmadığını ileri sürdü.

KÜÇÜK ÇAMLICA'DAKİ EVDEN 29 MİLYON LİRALIK DÖVİZ ÇIKTI

Soruşturma kapsamında Kuriş'in Üsküdar Küçük Çamlıca'daki evinde yapılan aramada yaklaşık 29 milyon lira değerinde döviz ele geçirildi.

Kuriş, evde bulunan paranın kaynağının kendisi ve ailesinin uzun yıllar boyunca yaptığı birikimler olduğunu savundu. Dövizlerin bir bölümünün mirastan, kalan kısmının ise kişisel ticari faaliyetlerden elde edildiğini belirterek, "Ben ve ailemin yıllardır biriktirdiği, bir kısmı mirastan bir kısmı da kişisel ticari faaliyetlerden kazanılan paralardır." şeklinde savunma yaptı.

Dosya kapsamında Ümraniye'deki başka bir iş yerinde gerçekleştirilen aramada da yüklü miktarda değerli varlık tespit edildi.

İŞ YERİNDE 206 KÜLÇE ALTIN BULUNDU

Dosyanın firari şüphelileri arasında yer alan Erhan Yılmaz'ın babası İrfan Yılmaz adına kayıtlı Set Alt Yapı İnş. A.Ş. unvanlı iş yerinde 206 külçe altın ile yaklaşık 23 milyon lira değerinde döviz ele geçirildi.

Kuriş, çocukluk arkadaşı Erhan Yılmaz ile bağlantılı olan iş yerindeki para ve altınlar konusunda herhangi bir bilgisi bulunmadığını öne sürerek, "Hiçbir ilgim ya da bilgim yoktur" dedi.

İKİ TELEFONLA YAKALANDI, ŞİFRELERİNİ AÇIKLAMADI

Hilmi Tuna Kuriş'in Muğla'da gözaltına alındığı sırada yanında iki cep telefonu bulunduğu belirtildi.

Kuriş, telefonlardan birini yurt dışında iş yeri adına kullandığını söyledi ancak cihazın şifresini hatırlamadığını ifade etti. Diğer cep telefonunun ise kendisine ait olmadığını savunan Kuriş, cihazın kime ait olduğu konusunda da bilgisinin bulunmadığını ileri sürdü.

CANDEMİR'LE PARA TRAFİĞİNE MEZAR BAKIMI AÇIKLAMASI

Soruşturmanın mali ayağında Kuriş ile Alihan Kuriş'in asistanı ve dosyanın şüphelilerinden Fahri Candemir arasındaki para hareketleri de incelendi.

İki isim arasında toplam 767 bin 678 liralık transfer gerçekleştirildiği belirlendi.

Kuriş, söz konusu para hareketlerinin ticari bir ilişki kapsamında gerçekleşmediğini söyledi. Transferlerin dedesi Süleyman Hilmi Tunahan'ın kabrine ilişkin bakım çalışmalarında kullanılması amacıyla yapıldığını belirten Kuriş, ifadesinde şu açıklamayı yaptı:

"Dedem Süleyman Hilmi Tunahan'ın kabrinin bakım, temizlik ve çevre peyzaj işlerini takip eden Candemir'e, bu işlerin yapılması amacıyla dışarıdan tutulan yevmiyeci ve malzeme temini masrafları için harcırah olarak gönderilen paralardır."

350 BİN DOLARLIK TRANSFERİ İNCELENDİ

Mali incelemelerde kripto para hareketleri de dosyaya girdi. İfade tutanağında, Erhan Yılmaz'a ait kripto cüzdanından Kuriş ile ilişkili hesaplara 350 bin dolar tutarında USDT gönderildiği bilgisine yer verildi.

Kuriş'in kripto varlık hareketlerinin vergi kaçırma şüphesi oluşturduğu da ifade tutanağındaki tespitler arasında yer aldı.

Öte yandan Kuriş'in Erhan Yılmaz ile birlikte Düsseldorf ve Frankfurt'a yaptığı seyahatler de uçuş kayıtları üzerinden belirlendi.

Yurt dışı seyahatlerinin nedenine ilişkin savunmasında Kuriş, söz konusu uçuşları "çocukluk arkadaşıyla yapılan normal geziler" şeklinde tanımladı.

MUĞLA YOLCULUĞUNDA TAHSİSLİ ARAÇ KULLANILDI

Soruşturmanın dikkat çeken noktalarından biri de Kuriş'in yakalandığı araç oldu.

Hilmi Tuna Kuriş, 21 Ağustos'ta Muğla'da Erhan Yılmaz ve araç sürücüsü Mehmet Özmen'le birlikte eski bakan İdris Naim Şahin'e tahsisli araçta yakalanmıştı.

PTS kayıtlarında aracın kısa süre içerisinde İstanbul ile Muğla arasında iki kez gidip geldiği belirlendi. Yapılan incelemede, polis ve jandarma uygulamalarından kaçınmak amacıyla araçta bulunan çakar ve tahsisli araç statüsünden yararlanıldığı tespit edildi.

Kuriş ise Muğla'ya yurt dışına çıkmak amacıyla gitmediğini savundu. Araçtaki çakardan haberi olmadığını ve yolculuk sırasında arka koltukta uyuduğunu belirten Kuriş, operasyonun ardından İstanbul'a dönerek avukatlarıyla görüşmeyi planladığını söyledi.

Kuriş'in ifadesi şöyle:

"Muğla'ya sadece dinlenmek amacıyla gittim. Araçta çakar takılı olduğunu bilmiyordum, ben arka koltukta uyuyordum. Operasyon yapıldığını duyduktan sonra yakalanmasaydım İstanbul'a dönüp avukatlarımla görüşecektim. Polisler bizi durdurduğunda yakalandığımı anladım. Yurt dışına kaçmak gibi bir planımız yoktu"