Tanrıkulu engelli ve ağır hasta vatandaşların emeklilik haklarını meclise taşıdı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, 7538 sayılı Kanun sonrası ağır hasta ve engelli bireylerin emeklilik süreçlerinde yaşanan hak kayıplarını ve "çalışabilir" raporlarıyla ortaya çıkan mağduriyetleri Bakan Vedat Işıkhan’a sordu.

12punto

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 15 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7538 Sayılı Kanun’un ardından engelli ve ağır hasta yurttaşların emeklilik haklarında meydana gelen kayıpları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Tanrıkulu, yeni yasal düzenlemenin anayasal hak ihlallerine yol açtığını vurguladı.

1981 yılından bu yana yürürlükte olan mevzuat çerçevesinde; çalışma gücünde kayıp yaşayan veya ağır hastalıklarla mücadele eden vatandaşlar için belirli koşullarla uygulanan erken emeklilik ve malullük hükümlerinin, yeni kanunla işlevsiz hale getirildiğini belirten Tanrıkulu, kamuoyuna yansıyan şikayetlerin ciddi boyutlara ulaştığına dikkat çekti.

YENİ DÜZENLEME ANAYASAL HAK İHLALİNE YOL AÇIYOR

Tanrıkulu, kanser tedavisi gören, diyalize bağlı yaşamını sürdüren ve nörolojik fonksiyon kaybı olan çok sayıda yurttaşın, önceki sistemde emeklilik hakkından yararlanabilirken yeni düzenleme sonrası "çalışabilir" kabul edildiğini ifade etti. Bu durumun yalnızca idari bir değişiklik olmadığını savunan Tanrıkulu, "Bu tablo; sosyal güvenlik hakkı, hukuk devleti ilkesi ve kazanılmış hakların korunması bakımından ciddi anayasal tartışmalar doğurmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.

CHP’nin düzenlemeye ilişkin Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) iptal başvurusu yaptığını hatırlatan Tanrıkulu, sürecin henüz sonuçlanmamasının mağduriyetleri derinleştirdiğini söyledi. Tanrıkulu, sosyal devletin temel amacının ağır hastalık ve engellilik durumunda bireyin insan onuruna yaraşır yaşam koşullarını korumak olduğunu, mevcut uygulamanın ise hem tıbbi gerçeklerle hem de sosyal devlet anlayışıyla çeliştiğini sözlerine ekledi.