TKP, Dışişleri Bakanlığının önünden seslendi: ‘O imza geri çekilmeli’
Türkiye Komünist Partisi (TKP), 12 ülkenin katılımıyla düzenlenen "Arap ve İslam Ülkeleri Dışişleri Bakanları Toplantısı" başlıklı zirvenin ardından ABD ve İsrail’in uluslararası hukuka aykırı saldırılarını göz ardı ederek İran’ı kınayan bildiride Türkiye'yi temsilen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da imzasının bulunmasını protesto etti.
12punto
TKP, "ABD ve İsrail'in bölgeyi kana bulamasına dair tek söz söylemek bir yana, İran'ı saldırılar sebebiyle kınayan bu metne Türkiye adına imza atılması bir utanç vesikasıdır" ifadelerinde bulunarak imzanın geri çekilmesini talep eden bir çağrıda bulundu. Parti, Ankara’da Dışişleri Bakanlığı önünde bir gösteri düzenlendi.
‘6. FİLO’YU UNUTMAYIN’
TKP’nin düzenlediği eylemde, “Utanç verici bildiriyi kabul etmiyoruz: O imza geri çekilmeli!” pankartı açılırken; “Katil ABD işbirlikçi AKP”, “İran halkı yalnız değildir”, “Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filo’yu unutmayın” sloganları atıldı.
‘HATIRLAYALIM, HATIRLATALIM’
Açıklamalarda bulunan TKP Merkez Komite üyesi Ali Ufuk Arikan, “Hatırlayalım, hatırlatalım. Belli ki çabuk unutuyorlar. Belli ki Filistin'deki soykırımı unuttular. Belli ki Lübnan halkının üzerine yağdırılan bombaları unuttular. Belli ki Suriye'deki cihatçı çetelerin iktidarından fazlasıyla mutlu oldular. Belli ki Venezuela'daki haydutça saldırı onlara bir şey öğretmedi. Geçtiğimiz yıl haziran ayında İsrail adlı soykırım çetesi kardeş, komşu İran halkının üzerine tam 12 gün boyunca bomba yağdırdı. İstediklerini alamadılar. Bölgemize aylarca askeri yığınak yaptılar. Ve tam da onlara yakışan şekilde müzakereler devam ederken ve üstelik bu müzakerelerin tarafı olan üçüncü ülkeler ‘sonuç almaya yakınız’ dediği sırada tam da İsrail ve ABD'ye yakışan şekilde kalleşçe saldırdılar, şubat ayının son günlerinde. Bugün 25 gün oldu. 25 gündür bu ülkenin, komşumuz İran halkının üzerine bomba yağdırıyorlar” dedi. Ardından Arikan, “Kim bu bomba yağdıranlar dostlar? Filistin'de insanlık tarihinin gördüğü en barbar en acımasız soykırımdan birisine imza atan katil İsrail ve onun lideri Netanyahu. Daha üç ay önce bir ülkenin liderini kaçıran ABD adlı haydut ülke. El birliğiyle ve işbirliğiyle İran halkının üzerine bomba yağdırıyorlar. Savaşın daha ilk gününden bir ülkenin liderini öldürdüler. Onlarca komutanını, siyasi liderlerini öldürdüler. Ama sadece onları değil, Minab’da 160 kız çocuğunu bombalayarak üzerlerine iki ayrı bomba atarak katlettiler. Filistin'de ne yapıyorlarsa İran da aynısını yaparak başladılar. Kalleşçe ve katilce çocukları öldürerek başladılar” ifadelerini kullandı.
‘SUÇLANAN İRAN’
İran halkıyla dayanışma göstermek için de bir araya geldiklerini ifade eden Arikan, imzalanan metin boyunca ABD ve İsrail’in saldırganlığına hiç değinilmediğine dikkat çekti. Arikan, “25 gündür hastaneler, okullar vurulmaya devam ediyor. Bir ülke boyun eğsin isteniyor, kime boyun eğecek? Trump'a boyun eğsin istiyorlar. Netanyahu adlı katile, caniye boyun eğsin istiyorlar. Bu kan gölünün nedeni bu. İran halkı boyun eğmiyor. İran halkı teslim olmuyor. Tıpkı Filistin halkının boyun eğmediği, teslim olmadığı gibi. Bugün burada bir araya gelmemizin bir nedeni bu. Boyun eğmeyen İran halkına selam durmak için. Bir diğer nedeni de ülkemizin alnına kara leke çalmaya kalkışanlara karşı.
25 gündür savaş devam ediyor. Alçakça saldırıyorlar. 12 ülkenin temsilcisi, Dışişleri Bakanları Riyad’da, Suudi Arabistan'da bir araya geldi. Dediler ki biz ‘Arap halkları ve Müslüman halkları temsil eden ülkelerin Dışişleri Bakanları olarak toplandık.’ Toplandılar, İran'da devam eden savaşa karşı toplandılar, bir araya geldiler ve bir karar verdiler. Bir bildiri yayınladılar. O utanç verici bildiriye ülkemiz adına imza atıldı. Metin boyunca suçlanan kişi, suçlanan yer, suçlanan halk İran halkı. Suçlanan devlet İran.
Böyle bir metne imza atıyorsunuz, metinde bir kere katil Netanyahu'nun adı geçmez mi? Bir kere katil İsrail'in adı geçmez mi? Tek bir kere katil ABD'nin adı geçmez mi? Geçmediği gibi bir de İran'a ‘saldırılarını derhal durdur’ diyorlar. Hangi hakla, hangi cüretle, hangi meşruiyetle? Katillerin karşısına dikilen bir halkın kullandığı silahlara mı karşı gücünüz sizin? Katillere dur diyemiyorsunuz, isimlerini anamıyorsunuz. İran halkına mı gücünüz yetiyor? Yetmez gücünüz. Yetmez, böyle bir meşruiyetiniz yok” sözlerini sarf etti.
‘ÜLKEMİZİN ADINI DERHAL ÇIKARACAKSINIZ’
Çizilen dış politikanın ABD ve İsrail yanlılığı sergilemesini eleştiren ve bunun ulusal çıkarların gerekçe gösterilemeyeceğini belirten Arikan, “Önce adını koyacaksınız. Diyeceksiniz ki ‘bizim safımız İsrail'in safı, bizim safımız Netanyahu'nun safı’ Adını koyacaksınız, diyeceksiniz ki ‘biz bombalanan kardeş İran halkıyla ilgilenmiyoruz. Minab’da ölen 160 kız çocuk umurumuzda değil. O yüzden de diyoruz ki bizim safımız patronların çek defterleri, kasaları. Bu yüzden safımız İsrail'i ABD'yle aynı’ diyeceksiniz.
O 12 ülkenin temsilcisi de bunu diyecek. Ama o 12 ülkenin temsilcisi de o ülkenin halklarını temsil etme meşruiyetini o bildiriye imza attıkları andan itibaren yitirmiştir. Bizim safımız Filistin halkının yanındadır. Bizim safımız kardeş İran halkının yanındadır. Bizim safımız Venezuela'da, Küba'da, dünyanın dört bir yanında ABD haydutlarına, İsrail haydutluğuna karşı direnen emekçi halklarla aynı saftadır. Bizim safımız net. Safları bu kadar netse ilan etsinler. Desinler ki ‘ABD'ye gücümüz yetmiyor’. Desinler ki ‘İsrail'e kafa tutmaya gücümüz yetmiyor. O yüzden bu bildiriye imza attık’ desinler. Ama o bildiriye ülkemiz adına, Türkiye adına imza atma meşruiyetiniz, yetkiniz yok. İsrail'in ABD'nin kınanmadığı bir metne bizim halkımız adına imza koyma yetkiniz yok. Haddinize de değil, o bildiriden ülkemizin adını derhal çıkaracaksınız.
Tutturdular ‘ulusal çıkarlarımız’ diye devam ediyorlar. ‘Ulusal çıkarlarımız gereği İsrail’e ses çıkarmıyoruz. Ulusal çıkarlarımız gereği ABD'ye meydan okumuyoruz. Ulusal çıkarlarımız gereği ülkemizde katil NATO’nun üsleri var. Ulusal çıkarlarımız gereği ülkemizde haydut ABD'nin üsleri var. Ulusal çıkarlarımız gereği İsrail'e bilgi ileten radar merkezlerimiz var. Ulusal çıkarlarımız için’ diyorlar. Bu palavraya karnımız tok. Sizin ulusal çıkar dediğiniz şey bu ülkede patronların ceplerinden başka bir şey değil. Bu ülkenin emekçi halkının kalbi İran halkıyla, Filistin halkıyla atıyor. Netanyahu’la, Trump’la değil. Ulusal çıkarımız da bizim pekala İran halkıyla, Filistin halkıyla” şeklinde açıklamalarda bulundu.
‘BU UTANÇ ONLARA AİT’
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “Yeterli miktarda teknolojik gelişkinliğiniz, askeri mühimmatınız yoksa İsrail ve ABD'yle polemiğe bile girmeyin’ ve ‘Liderleri öldürüldü, komutanları öldürüldü. Bunu bir fırsat penceresi olarak görsün İran. ABD'ye taviz versin, İsrail'e taviz versin. Anlaşmanın yoluna baksın” sözlerine karşı Arikan, “Boyun mu eğsin Filistin halkı? Silahları daha gelişkin diye teslim mi olsun İsrail'e? ABD'ye boyun mu eğsin? Küba halkı boyun mu eğecek ABD'nin silahları daha gelişkin diye? Ülkemiz, halkımız, bizim emekçi halkımız boyun mu eğecek silahları, teknolojileri daha gelişkin diye? Bu utanç halkımıza ait değil dostlar. Bu utanç onlara ait” şeklinde yanıt verdi.
Haber: Cenk Başboğaoğlu
Fotoğraflar: Ezgi Bayram