Yeni fay hatları eklendi: Türkiye haritası kıpkırmızı oldu
Türkiye genelinde diri fay hatlarının yeniden incelenmesi sonucunda, mevcut tehlike haritasına çok sayıda yeni aktif fay eklenecek. Uzmanlar, bu gelişmenin deprem riskini ciddi biçimde yükselttiğine dikkat çekiyor.
12punto
6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli yaşanan büyük depremler, Türkiye'nin sismik tehlike haritasında önemli değişikliklere yol açtı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere Akdeniz, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde hissedilen bu depremler, on ili etkiledi ve büyük yıkımlar bıraktı. Felaketin ardından geçen üç yıl içinde Türkiye’nin fay hatları silbaştan gözden geçirildi.
Deprem araştırmacısı Prof. Dr. Hasan Sözbilir, şu değerlendirmelerde bulunuyor: "6 Şubat 2023 tarihinde dünyanın en büyük depremlerinden birini yaşadık. Birkaç saniye içinde Hatay'dan Adıyaman'a ve Kahramanmaraş'a kadar olan fay parçaları arka arkaya kırıldı. 350 kilometreyi aşan bir kırılma gerçekleşti. 7.7 büyüklüğünde bir deprem oldu. 9 saat sonra insanlar daha toparlanmadan, biraz daha kuzeyde en az 150 kilometrelik bir fayın kırılması şeklinde ikinci bir deprem meydana geldi. Dolayısıyla iki depremi birlikte düşündüğümüzde, dünyada ender rastlanan bir deprem olayı gerçekleşmiş oldu. 50 binleri aşan bir can kaybından bahsediyoruz. Ciddi bir maddi hasar ve kayıp oluştu. Bu büyük depremlerden sonra hala yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz. Bizim için de büyük bir ders oldu. 99 depremi ile başlayan son 25 yıldaki deprem aktivitesi böylece en üst seviyeye ulaşmış oldu."
Yaklaşık yüz bin artçı sarsıntının kaydedildiği bölgede, uzmanlar deprem sonrası iyileştirme çalışmalarının sürdüğünü, hem devletin hem de vatandaşların ve yurtdışından farklı kurumların desteğiyle normale dönüşün hız kazandığını belirtiyor. Ancak bölgede travma etkisinin hâlâ güçlü şekilde hissedildiğine dikkat çekiliyor.
Uzmanlar özellikle kırılan büyük faylara komşu alanlarda yeni birikimlerin yaşandığına, artçı sarsıntıların sık görüldüğüne ve bu nedenle bölgedeki depreme dayanıklı yeni kentleşme projelerinin hızlandırılması gerektiğine işaret ediyor. "Bölgede 6 civarına yaklaşan artçılar gerçekleşebilir. Ana mekanizmanın içinde Kahramanmaraş, Hatay ve Gaziantep var. Bunlara en yakın seviyede etkilenen illerden biri Adıyaman. Ancak kırılan fayların komşu fayları da var. Adana ve Malatya tarafında ciddi faylarımız bulunuyor. Adıyaman tarafında, Doğu Anadolu Fayı'na bağlı bazı fay kollarında henüz kırılmayan parçalar var. Ayrıca Göksun tarafında, ikinci depremin güneybatı ucunda Savrun Fayı bulunuyor. Üzerinde çok sayıda deprem oldu ama henüz kırılma gerçekleşmedi. Belki ileride bununla ilgili bir problem yaşayabiliriz. 7 civarında bir deprem üretme potansiyeli var. Kırılması yıllarca sürebilir. Şu anda ciddi bir direnç göstermiş durumda. Bunun dışında batıda Ecemiş Fayı var. Kayseri'den Pozantı'ya, Adana'ya kadar uzanan önemli bir fay. O da uzun süredir suskun. Kayseri tarafında Erciyes Fayı gibi faylar da uzun dönemde deprem üretmedi. Bu büyük depremler, bu faylar üzerinde stres biriktiriyor."
Prof. Dr. Sözbilir ayrıca deprem sonrası yeniden yapılanmanın önemine dikkat çekiyor; bölgede başlatılan yeni inşaat projelerinin, modern teknoloji ve standartlarla daha dayanıklı hale getirildiğini belirtiyor. 100 yılın konut projesi kapsamında 500 bin konutun yapılmasının planlandığını, bu sayının zamanla bir milyonu aşabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Sözbilir, özellikle eski yapıların terk edilmesinin gerekliliğine işaret ediyor.
'600'ÜN ÜZERİNE ÇIKTI'
Deprem riskinin azaltılması için alınacak önlemlerle ilgili olarak ise şunları söylüyor: "Türkiye'de özellikle 2023'ten sonra büyük depremden sonra Türkiye'deki faylar sıfırdan ele alındı. Haritamızda yer almayan diri faylar var mı diye güncelleniyor. Türkiye yeni diri fay haritası, önümüzdeki aylarda devletimiz tarafından açıklanacak. Buna göre Türkiye'deki diri fay sayısında artış olduğunu söyleyebiliriz. Yani 485 tane olan diri fayımız 600'ün üzerine çıkmış olacak. Bu durumda Türkiye'deki deprem tehlikemiz artmış oluyor. Farklı illerimizde farklı faylar ortaya çıkacak. Onlarla ilgili yeniden bir düzenleme yapmak gerekiyor. Dolayısıyla risk azaltma çalışmalarına şu anki verdiğimiz önemin iki katı önem vermemiz gerekecek."
Türkiye'nin güncellenmekte olan diri fay haritasına eklenen bu yeni fay hatları, gelecekte depreme karşı hazırlık gerekliliğini daha da artırıyor. Uzmanlar, hem yeni ve sağlam şehirlerin kurulması hem de mevcut yapı stokunun yenilenmesiyle olası kayıpların önüne geçilebileceğini belirtiyor.