Yeni haftada gündem yoğun: TBMM'de gözler milli parklar teklifi ve açılım komisyonu raporunda

Yeni haftada TBMM’de milli parklarla ilgili tartışmalı yasa teklifinin görüşülmesi ve “süreç” komisyonu ortak raporunun tamamlanması için kritik görüşmeler ön plana çıkıyor.

12punto

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), bu haftaya dolu bir gündemle başlıyor. Gözler bir yandan milli parkların koruma statüsünde değişiklikler öngören yasa teklifinin Genel Kurul’daki görüşmelerine, diğer yandan ise ikinci açılım süreci için kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporunun yazılmasına yönelik yürütülen temaslara çevrildi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyonun taslak raporunun partilerde değerlendirmeye alınması amacıyla; AK Parti, CHP, DEM Parti, MHP ve Yeni Yol gibi grubu bulunan partilerin başkanvekilleriyle geçtiğimiz hafta bireysel olarak görüştü. Bu kapsamda, komisyona katılan ancak Meclis’te grubu bulunmayan Yeniden Refah, DSP, EMEP, TİP ve HÜDA PAR’ın temsilcileriyle de bu hafta bir araya gelmesi bekleniyor. Yapılacak toplantılar sonucunda, ortak raporun son şeklinin verilmesi ve komisyonun tekrar toplanması planlanıyor.

TBMM Genel Kurulu’nda ise Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’ndan geçen ve milli parklarla ilgili önemli düzenlemeler içeren kanun teklifinin gündeme gelmesi bekleniyor. Bu düzenleme, milli parklar, tabiat parkları ve korunan doğal alanlarda yönetimden altyapı çalışmalarına, özel sektörün rolünden cezai yaptırımlara kadar pek çok başlıkta değişiklik öngörüyor.

KANUN TEKLİFİNDEKİ AYRINTILAR

Teklif ile birlikte, milli parklar ve benzeri koruma altındaki alanların yönetimi, uzun vadeli gelişme planları doğrultusunda Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek. Bakanlıkların görüşleri alınarak hazırlanan bu planlar, alanların korunması ile gelişimi arasında bir denge kurulmasını hedefliyor.

Buna göre, korunan alanların içinde yer alacak turistik tesis ve yapıların kurulmasına, belirli kamu yararı gözetilerek ve ilgili bakanlıklardan alınacak onayla izin verilebilecek. Bu izinler, özel veya tüzel kişilere en fazla 49 yıl için tanınabilecek; ancak başarılı işletmelerin hakları, rayiç bedel üzerinden 99 yıla kadar uzatılabilecek.

Yasa teklifi, altyapı projeleri (ulaşım, elektrik, su, doğal gaz, iletişim gibi) ve kamu yararı bulunan bazı hizmet tesisleri için de özel izinler öngörürken, acil ve vazgeçilmez içme suyu yatırımlarında plan koşulunun aranmayacağını belirtiyor. Ayrıca, milli parklarda doğal dengeyi bozan veya koruma alanlarını iskan amacıyla kullananlara ciddi oranda hapis ve adli para cezaları öngörülüyor.

Milli park ziyaretçi ücretleri Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından belirlenecek ve herhangi bir ödeme yapılmadan girişin tespit edilmesi halinde, mevzuata göre ceza uygulanacak.

Söz konusu kanun teklifinin TBMM gündemine gelmesiyle birlikte, “korunan alanlarda turistik tesislerin ve otellerin önünün açılacağı”, “milli park statüsünün zayıflatılacağı” gibi iddialar kamuoyunda ve meslek örgütleri tarafından gündeme getirildi. İstanbul Barosu Çevre Kent ve İmar Hukuku Komisyonu tarafından hazırlanan raporda, “Teklifte doğayı gerçek anlamda korumaktan çok, tabiat alanlarını kontrol altına almayı ve turizm ile ekonomik getiriye açmayı hedefleyen bir dil kullanılmaktadır. Korunan alanlara dair izin süreçleri özel kişi ve şirketler lehine yeniden düzenlenmektedir. Kanun Teklifi, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nda yaban hayatının korunmasını zayıflatan değişiklikler öngörmektedir. Teklif; 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun yanı sıra 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ve 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nda düzenlenen geniş kapsamlı görev, denetim ve yetkilerin bakanlıklardan alınıp Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne devrini öngörmektedir. Teklifin yasalaşması halinde tarım alanlarımızda, kıyılarımızda, ormanlarımızda, derelerimizde günden güne artan tahribatla birlikte milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı, tabiatı koruma alanları ve yaban hayatı koruma bölgelerindeki tahribatlar hız kazanacak, buna ilişkin denetim ise zayıflayacaktır” eleştirilerine yer verildi.

Bu eleştiriler karşısında Tarım ve Orman Bakanlığı ise kanun teklifinin, korunan alanların sürdürülebilir yönetimi, yaban hayatının ve biyolojik çeşitliliğin korunması ile yasa dışı faaliyetlerle mücadelede mevcut cezaların artırılması amacını taşıdığını vurguladı. Bakanlık yetkilileri, uluslararası sözleşmelerle uyumlu şekilde hazırlanan düzenlemeler kapsamında otel ve betonlaşmaya izin verileceği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti: “Böyle bir durum da söz konusu iken milli parkların içerisine otel yapılmasının önünün açılacağı; talan ve yapılaşmayla korunan alanların betonlaşacağı yönündeki iddialar başta olmak üzere, ifade edilen iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.”

KOMİSYONLARDA YOĞUN GÜNDEM

Meclis’te sadece milli parklar düzenlemesi öne çıkmıyor. Bu hafta, Suça Sürüklenen Çocuklarla İlişkin Araştırma Komisyonu’nun yanı sıra Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu toplantıları da gerçekleştirilecek. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun Çarşamba günü mecliste bilgilendirme yapması planlanıyor. Geçen hafta yaşanan kavgadan ötürü ertelen Dilekçe Komisyonu toplantısı ise yine bu hafta yapılacak.

Öte yandan, salı ve çarşamba günlerinde siyasi partilerin grup toplantıları Meclis takviminde yer alıyor.

Meclis’teki tüm bu başlıklar, kamuoyunda hem çevresel koruma hem de demokratik süreçler açısından merakla takip ediliyor.