Yeni Partili Emir'den 'Mekke Anlaşması' için 'paralı muhafızlık' benzetmesi: Kabul etmemiz mümkün değil

TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke'de imzalanan ve üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının tümüne yapılmış sayılmasını öngören Mekke Ortak Savunma Anlaşması gündeme geldi.

12punto

Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, anlaşmanın kurumsal aklın çökmesi anlamına geldiğini savundu. Emir, anlaşmanın bölgesel riskler barındırdığını ifade derken, "Bütün bunlar ortadayken böylesine bölgesel çatışmaları Türkiye'nin bir şekilde tarafı yapacak ve aslına bakarsanız Suudi Arabistan'dan sıcak para bulmak dışında herhangi bir işe yaramayacak ve Türkiye'yi maalesef bu ülkelerin paralı muhafızına dönüştürecek bir anlaşmayı bizim kabul etmemiz mümkün değil" dedi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul gündemine geçilmeden önce grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

Cumhurbaşkanı'nın katılımıyla imzalanan anlaşmanın "stratejik deha" olarak takdim edilmeye çalışıldığını belirten Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, anlaşmanın kurumsal aklın çökmesi anlamına geldiğini savundu. Pakistan'ın Keşmir üzerinden Hindistan'la sorunlu ve nükleer bir güç olduğuna, Afganistan ve İran'la da sorunları ile potansiyel savaş riski bulunduğuna dikkati çeken Emir, Suudi Arabistan'ın ise İsrail-İran çatışmasında İsrail'e kalkan olduğunu, İsrail ve Amerika ile iç içe geçtiğini ve Husilerle uzun yıllardır çatışma halinde bulunduğunu söyledi.

Emir, "Bütün bunlar ortadayken böylesine bölgesel çatışmaları Türkiye'nin bir şekilde tarafı yapacak ve aslına bakarsanız Suudi Arabistan'dan sıcak para bulmak dışında herhangi bir işe yaramayacak ve Türkiye'yi maalesef bu ülkelerin paralı muhafızına dönüştürecek bir anlaşmayı bizim kabul etmemiz mümkün değil" ifadesini kullandı.

Siyasi iktidarın meydanlarda İsrail'e karşı olduğunu ve Filistin'in yanında yer aldığını söylemesine rağmen açıkça İran'a karşı kurulan bir çevreleme operasyonunun ana aktörü durumuna geldiğini kaydeden Emir, "Bölgesel riskleri üstlenmemizin hiçbir gereği yoktur ve bu maceracı, kişiselleşmiş ve tek kişinin bireysel diplomasisi üzerinden, lider diplomasisi üzerinden pazarladıkları böylesine maceralara ülkemizi sokmaya hakkı yoktur. Biz de yüce Meclis'imiz de bu anlaşmayı bekliyoruz ve buradan Türkiye Cumhuriyeti'nin niye böylesine riskleri üstlendiğini açık bir şekilde anlatılmasını talep edeceğiz" diye konuştu.

AKP'li Zengin: Hiçbir ülkeye karşı yapılmış bir anlaşma değil

Muhalefet partilerinin anlaşmaya yönelik eleştirilerine yanıt veren AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, anlaşmanın pek çok uluslararası anlaşma gibi imzalandığını, taraflar arasındaki yazışmaların ardından Cumhurbaşkanlığı üzerinden kurumsal olarak TBMM'ye geleceğini bildirdi. Anayasa'nın 90'ıncı maddesine uygun olarak Genel Kurulda görüşüleceğini belirten Zengin, onay sürecinin ardından yürürlüğe gireceğini ifade etti.

Anlaşmanın sadece Türkiye'de değil, bölgede de heyecan uyandırdığını, eski siyasetçiler ve yöneticiler tarafından önemli ve umut verici olarak değerlendirildiğini belirten Zengin, "Bu anlaşma aslında bölgesel anlamda bir ortak savunma stratejisi geliştirme adına önemli bir anlaşma ve bölgenin daha istikrarlı olması için planlanan, var olan problemleri kendi içerisinde, bölgenin kendi içinde kendi gücünü birleştirerek çözmesini hedefleyen bir sorun çözme odaklı bir anlaşma ve aynı zamanda da bu anlaşma çerçevesinde sadece 3 ülkenin değil, istenmesi halinde bölgedeki başka ülkelerin de katılımına açık olan bir anlaşma olduğunu ifade etmek gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

Anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı olmadığını ve NATO'yu ihlal etmediğini vurgulayan Zengin, "Böyle bakıldığı zaman, Suudi Arabistan'ın, Türkiye'nin ve Pakistan'ın bugün ve geleceğe dönük olarak bölgesel konularda problem çözme kabiliyetini geliştirecek, aynı zamanda silahlanma ve o bölgedeki planlamalar açısından da bakıldığı zaman savunma stratejisi açısından son derece önemli bir anlaşma olduğunun ben de altını çizmek istiyorum ve ülkemiz için de hayırlı olmasını, bölge için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bölgesel sorunların çözümünde bölge ülkelerinin güçlenmesinin fevkalade önemli olduğunun altını çizerek ifade etmek istiyorum" dedi.