Yayınevlerinden ret alan Sue Nyathi’nin romanı Netflix’te 60’tan fazla ülkede ilk 10’a girdi
Zimbabveli yazar Sue Nyathi’nin kendi bastırdığı Polygamist, yıllar sonra Netflix uyarlamasıyla dünya çapında görünürlük kazandı. Polygamist'in hikayesini BBC Türkçe derledi
12punto
Zimbabveli yazar Sue Nyathi’nin ilk romanı *Polygamist*, yayınevlerinin “okur bulamaz” gerekçesiyle geri çevirdiği bir dosyayken, yıllar sonra Netflix uyarlamasıyla küresel bir başarı hikayesine dönüştü.
Nyathi, romanını yayınevlerine gönderdiğinde evli bir Zimbabveli erkek ve onun hayatına giren kadınlar etrafında kurulan hikayenin ticari karşılık bulmayacağı yanıtını aldı. Bunun üzerine editörünü, dizgicisini ve çizerini kendisi buldu; kitabın ilk 500 kopyasını 2012’de kendi imkanlarıyla bastırdı.
Bugün aynı hikayeden uyarlanan Netflix dizisi, 60’tan fazla ülkede platformun en çok izlenen yapımları arasında ilk 10’a girdi. ABD’de ise 2. sıraya kadar yükseldi. Hollywood oyuncusu Taraji P. Henson da diziden etkilendiğini, 22 bölümün tamamını bir günde izlediğini söyledi.
ÇOK EŞLİLİK DEĞİL, RIZA VE GÜÇ MESELESİ
Nyathi, romanın yalnızca çok eşlilik üzerine basit bir anlatı olarak görülmesine karşı çıkıyor. Yazar, annesinin ailesinde kuşaklar boyunca çok eşliliğin bulunduğunu; büyükbabasının beş, büyük büyükbabasının ise 11 eşi olduğunu anlatıyor. Bu nedenle geleneksel uygulamayı yakından bildiğini vurguluyor.
Ancak *Polygamist*’in odağındaki mesele, yerleşik geleneklerle yürütülen çok eşlilikten farklı. Nyathi’nin anlattığı dünyada, görünürde tek eşli evlilik sürdüren erkekler gizli ilişkiler ve gizli haneler kuruyor. Yazar bunu “modernleştirilmiş veya sapkınlaştırılmış” bir versiyon olarak tanımlıyor.
Nyathi, “Çok eşliliğe karşı değilim. Karşı olduğum şey, insanların kendi hayatları üzerinde söz sahibi olamaması. Oyuna başladıktan sonra kuralların değiştirilmesi yanlış” sözleriyle romanın temel çatışmasını özetliyor.
Romanda Joyce, tek eşli bir evlilik içinde olduğunu sanırken, kocası Jonasi’nin kendisinden habersiz üç kadınla daha evlenip ayrı hayatlar kurduğunu öğreniyor. Hikaye ilerledikçe kadınların ekonomik bağımlılığı, ilişkilerdeki güç dengesizliği, aldatma, rıza ve savunmasızlık temaları öne çıkıyor.
Nyathi’ye göre romanın merkezinde kadınların sesi var. Televizyon uyarlamasında bazı ayrıntılar değişse de, roman tamamen Jonasi’nin eşlerinin anlatımıyla ilerliyor. Yazar, her kadının neden bu ilişkide kaldığını kendi tarafından açıklayabilmesini özellikle istediğini söylüyor.
NETFLIX ETKİSİ VE AFRİKA EDEBİYATININ GÖRÜNÜRLÜĞÜ
Dizinin yayımlanmasının ardından hikayenin yalnızca kurmaca olarak kalmadığı da görüldü. Güney Afrika Uluslararası Af Örgütü, narsistik istismar ve kadınların atabileceği adımlara ilişkin bir rehber yayımladı. Nyathi, “Bazı insanlar için bu sadece bir dizi değil. Bu onların yaşadığı gerçeklik. Topluma bir ayna tutuyor” diyor.
Uyarlama herkes tarafından olumlu karşılanmadı. Kenyalı devlet memuru Geoffrey Mosiria, dizinin çok eşliliği aldatma, dolandırıcılık ve istismarla ilişkilendirdiğini savunarak Kenya’da yasaklanmasını istedi. Nyathi ise kültürün zamanla değiştiğini, kimi uygulamaların zayıflayabildiğini ya da yozlaşabildiğini belirterek dizinin bu dönüşümü yansıttığını ifade ediyor.
Yazar için Netflix’in yarattığı görünürlük, yalnızca kişisel başarı anlamına gelmiyor. Nyathi, Afrika edebiyatının dünyaya açılmasında hâlâ büyük bir dengesizlik olduğunu düşünüyor. Ona göre yurt dışında yayımlanan Afrikalı yazarların ses getirmesi daha kolay; Afrika’dan çıkan eserlerin “içeriden dışarıya” ulaşması ise çok daha zor.
Yaklaşık 20 yıl finans sektöründe çalışan Nyathi, 40 yaşında kurumsal hayatı bırakıp tam zamanlı yazarlığa yöneldi. İnsanların kendisini “bir gecede ünlü olmuş” gibi gördüğünü söyleyen yazar, bunun yıllarca süren emeğin sonucu olduğunu vurguluyor.
Nyathi, özellikle Afrika’da birçok yazarın yalnızca kitap yazarak geçinemediğini, yazmanın çoğu kişi için ekonomik açıdan zor bir uğraş olduğunu belirtiyor. “Yazmak, çoğu insanın karşılayamayacağı bir lüks” diyen yazar, buna rağmen içinde hikaye olduğunu düşünen kadınlara kalem ve kağıtla başlamalarını öneriyor: “Para asla motivasyon kaynağı olmamalı. Zor zamanlarda sizi ayakta tutacak olan şey sevgidir.”