Okullar açıldı, şikayetler arttı: Grip aşısı için ideal dönem
Polikliniklerde boğaz ağrısı, ateş, halsizlik ve öksürük şikayetleri artarken uzmanlar grip aşısı için ekim-kasım aylarına işaret ediyor.
12punto
Hava sıcaklıklarının düşmesi ve okulların açılmasıyla birlikte hastanelerde grip ve solunum yolu enfeksiyonu başvurularında artış başladı. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Songül Özer, polikliniklerde özellikle bulantı, boğaz ağrısı, yüksek ateş, halsizlik, eklem ağrıları, öksürük ve zaman zaman balgam çıkarma şikayetlerinin daha sık görüldüğünü belirtti.
Sonbahar döneminde kapalı ve kalabalık ortamların artması, solunum yolu enfeksiyonlarının yayılımını kolaylaştırıyor. Bu süreçte influenza aşısının zamanlaması da yeniden gündeme geldi. Özer, 2026-2027 grip sezonu için ideal aşılama döneminin ekim-kasım ayları olduğunu söyledi.
Grip aşısının yalnızca influenza virüsüne karşı koruma sağladığını vurgulayan Özer, aşının Covid-19, RSV veya diğer solunum yolu etkenlerine karşı doğrudan koruma sağlamadığını ifade etti. RSV ve bazı diğer solunum yolu patojenleri için farklı aşıların bulunduğunu hatırlattı.
GRİP AŞISI KİMLERE ÖNERİLİYOR?
Dr. Özer’in aktardığına göre 2026-2027 sezonunda uygulanacak influenza aşısında H3N2 ve H1N1 suşları yer alıyor. Aşı içeriği belirlenirken bir önceki sezonda en sık görülen ve ağır hastalığa yol açan virüs suşları dikkate alınıyor; bu yıl H3N2 alt gruplarına daha fazla yer verildiği belirtiliyor.
Grip aşısı 6 aydan büyük herkes için öneriliyor. Ancak özellikle kalabalık ortamlarda yaşayanlar, kreş ve yatılı okul çocukları, öğretmenler, askeri personel, 65 yaş üzerindekiler ile astım, diyabet, kalp yetmezliği ve böbrek yetmezliği gibi kronik hastalığı bulunanların aşılanması önem taşıyor.
Özer, çoğu yaş grubunda tek doz aşının yeterli olduğunu, bazı özel durumlarda ve bağışıklık yetersizliklerinde birden fazla doz gerekebileceğini belirtti. 6 aydan küçük bebeklere ve hamileliğin ilk 3 ayında olanlara ise zorunlu olmadıkça grip aşısı yapılmaması öneriliyor.
SGK, belirli risk gruplarında grip aşısı bedelini karşılıyor. Kalp hastalığı, KOAH, akciğer hastalıkları, kardiyovasküler hastalıklar, böbrek yetmezliği gibi altta yatan hastalığı olanlar; 65 yaş üzerindekiler, bakım veya huzurevlerinde yaşayanlar ve gebeliğin ilk üç ayından sonraki dönemde bulunanlar bu kapsamda değerlendiriliyor. Vatandaşlar risk durumlarını e-Nabız’daki “İnfluenza (Grip) Risk Durumu” bölümünden kontrol edebiliyor.
Aşının koruyuculuğu uygulamadan yaklaşık 2-3 hafta sonra başlıyor ve 6-8 ay sürüyor. Özer, grip aşısının koruyuculuğunun yaklaşık yüzde 60-65 düzeyinde olduğunu, zatürre aşısıyla aynı gün farklı enjektörlerle ve vücudun farklı bölgelerine uygulanabileceğini aktardı.
Aşı sonrası en sık görülen yan etkiler arasında uygulama yerinde kızarıklık, ağrı, şişlik ve hassasiyet ile halsizlik, kırgınlık ve baş ağrısı bulunuyor. Özer, aşının içinde canlı virüs olmadığını belirterek “aşıya bağlı grip oluşması mümkün değildir” dedi.
Yumurta alerjisi bulunanlar için de değerlendirmede bulunan Özer, çok şiddetli yumurta alerjisi olan kişiler dışında hafif veya orta dereceli alerjisi bulunanlara aşının kontrollü şekilde uygulanabileceğini ifade etti.