Teyit: İğne biyopsisinin tümördeki ‘toksinleri’ yayarak kanseri hızlandırdığı iddiası doğru değil
Teyit’in analizine göre tümörler toksin hapseden yapılar değil; iğne biyopsisi de kanser tanısında kullanılan tıbbi bir işlem.
12punto
Teyit.org, sosyal medyada yayılan “iğne biyopsisinin tümörün içine hapsettiği toksinleri vücuda bırakarak kanserin ilerlemesini hızlandırdığı” iddiasını inceledi. Analizde söz konusu iddianın doğru olmadığı belirtildi.
Teyit’in değerlendirmesine göre kanser, hücrelerin büyüme ve bölünmesini kontrol eden genlerdeki değişikliklerle ortaya çıkan bir hastalık. Tümör ise anormal ya da hasarlı hücrelerin kontrolsüz biçimde çoğalmasıyla oluşan doku kitlelerini ifade ediyor. Bu nedenle tümörlerin, vücuttaki toksinleri içine hapseden “faydalı baloncuklar” olduğu iddiası bilimsel dayanak taşımıyor.
BİYOPSİNİN ROLÜ NE?
İğne biyopsisi, şüpheli bir bölgeden incelenmek üzere küçük bir doku örneği alınmasını sağlayan tanı yöntemlerinden biri. Bu işlem, kanserin varlığını ve türünü belirlemede hekimlere yol gösteriyor. Teyit’in aktardığı kaynaklara göre, iğnenin tümöre girmesiyle “toksinlerin vücuda yayılması” gibi bir mekanizma söz konusu değil.
Biyopsiyle ilgili tıp literatüründe “tümör tohumlama” olarak bilinen nadir bir riskten söz ediliyor. Bu durumda bazı gevşek kanser hücreleri iğneye yapışarak iğnenin ilerlediği yol boyunca taşınabiliyor. Ancak araştırmalar, bu ihtimalin çok düşük olduğunu gösteriyor.
Analizde ayrıca biyopsiyi ertelemenin, kanserin ilerlemesi açısından daha büyük risk yaratabileceği vurgulandı. Hekimlerin iğneli biyopsideki olası riskleri azaltmak için epinefrinli lokal anestezi ve koaksiyel iğne gibi tekniklerden yararlanabildiği belirtildi.
Teyit, değerlendirmesinde National Cancer Institute, American Cancer Society ve National Library of Medicine kaynaklarına atıf yaptı. Sonuç olarak, iğne biyopsisinin tümördeki “toksinleri” serbest bırakıp kanseri hızlandırdığı iddiası “yanlış” olarak sınıflandırıldı.