Akın Gürlek'e sürpriz mal varlığı çıkışı: MHP cephesinden 'E-devletini aç' çağrısı!

Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında ortaya atılan tapu iddiaları siyasette tartışılmaya devam ederken, MHP kanadından dikkat çeken bir açıklama geldi. Yıldıray Çiçek, Gürlek’in kapsamlı bir basın toplantısı düzenleyerek tüm kayıtları kamuoyuyla paylaşması gerektiğini söyledi.

12punto

Siyasi gündemin öne çıkan başlıklarından biri haline gelen tartışma, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 17 Mart’ta yaptığı açıklamalarla başladı. Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yüz milyonlarca liralık mal varlığı bulunduğunu öne sürdü.

Özel, Gürlek’e ait olduğunu iddia ettiği 12 ayrı tapu kaydını kimlik (ID) numaralarıyla paylaştığını belirtirken, Gürlek ise bu iddiaları reddederek yalnızca 4 tapu kaydını kamuoyuna açıkladı. Buna rağmen Özel, yeni belgeler yayımlamayı sürdürdü ve iddialarının arkasında durduğunu ifade etti.

ÖZEL’DEN “E-DEVLET” ÇAĞRISI

CHP lideri Özgür Özel, tartışmaların devam ettiği süreçte Gürlek’e yönelik yeni bir çağrıda bulundu. Özel, Gürlek’in bir basın toplantısı düzenleyerek kamuoyu önünde e-Devlet hesabını açmasını ve tapu alım-satım işlemlerini detaylı şekilde göstermesini istedi.

Özel ayrıca, Gürlek’in sahip olduğu taşınmazları kısa sürede elden çıkardığını da iddia etti.

MHP CEPHESİNDEN DİKKAT ÇEKEN ÇIKIŞ

Yaşanan gelişmelerin ardından tartışmaya MHP kanadı da dahil oldu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin basın danışmanı, aynı zamanda Türkgün gazetesi yazı işleri müdürü ve başyazarı olan Yıldıray Çiçek, köşe yazısında Akın Gürlek’e çağrı yaptı.

Türkgün’de yayımlanan yazısında Çiçek, Gürlek’in kapsamlı bir basın toplantısı düzenleyerek tapu kayıtları ve e-Devlet verilerini kamuoyuna ayrıntılı şekilde açıklaması gerektiğini belirtti.

“GEREKMEKTEDİR” VURGUSU

Yıldıray Çiçek, yazısında “Akın Gürlek’in kapsamlı bir basın toplantısı düzenleyerek tapu kayıtları ve e-Devlet verileri üzerinden kamuoyunu ayrıntılı şekilde bilgilendirmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Çiçek, yazısında Özgür Özel’in düzenlediği basın toplantısında Gürlek’e ait olduğunu iddia ettiği çok sayıda tapu bilgisini paylaştığını, ardından yeni belgeler yayımladığını hatırlattı. Gürlek’in de buna karşılık kendi tapu belgelerini açıkladığını ancak tartışmanın devam ettiğini ifade etti.

Çiçek, köşe yazısında, kamu görevlilerinin üzerlerinde herhangi bir şüphe bırakmayacak şekilde iddiaları açıklığa kavuşturması gerektiğini belirtti. Bu tür tartışmalarda en küçük bir şüphenin dahi toplumda uzun süre gündemde kaldığını ifade etti.

Yerel seçim sürecinde Turgut Altınok hakkında yürütülen tapu tartışmalarının seçim atmosferini etkilediğini ve rüzgârın Mansur Yavaş lehine döndüğünü yazısında örnek olarak gösterdi.

Yazıda ayrıca, Akın Gürlek’in tapu kayıtlarını sorgulayan bazı kişilerin CHP ile bağlantılı olduğu ve PKK ile FETÖ kapsamında işlem gördüklerinin tespit edildiğine dair iddialara da yer verildi. 

Yıldıray Çiçek'in yazısının ilgili bölümü şu şekilde:

"Eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’i hedef almaktadır.

Özgür Özel düzenlediği basın toplantısında Akın Gürlek’e ait olduğunu iddia ettiği birçok tapu kayıt bilgisi yayınladı. Devamında da yine bazı belgeler yayınladı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’te bunun üzerine kendisine ait tapu belgelerini yayınladı. Buna rağmen Özgür Özel iddialarını ve suçlamalarını sürdürüyor.

Özgür Özel’in, Ekrem İmamoğlu’nun 50 milyon dolarlık villaları 15 milyon TL’ye nasıl aldığını hiç merak etmemesi ama Akın Gürlek’i bu şekilde suçlaması herhalde siyasi pişkinlik ve yüzsüzlük örneğidir.

Elbette, yetkililerin üzerlerinde zerre şüphe ve şaibe bırakmayacak şekilde tüm iddiaları kamuoyu önünde açıklığa kavuşturması gerekir. Çünkü bu tür olaylarda en küçük bir gölge dahi toplum vicdanında uzun süre tartışma konusu olmaktadır.

Nitekim yerel seçim sürecinde Turgut Altınok hakkında evler ve tapular üzerinden yürütülen tartışmalar, seçim atmosferini ciddi şekilde etkilemiş ve rüzgârın Mansur Yavaş lehine dönmesine neden olmuştur.

Özellikle ekonomik krizin geniş kesimleri etkilediği bir dönemde, bu tür iddiaların kamuoyundaki karşılığı çok daha belirleyici hâle gelmektedir.

Özgür Özel’in Akın Gürlek hakkındaki tapu iddialarının, İBB’ye yönelik yolsuzluk ve rüşvet davasına gölge düşürmemesi için, Akın Gürlek’in kapsamlı bir basın toplantısı düzenleyerek tapu kayıtları ve e-Devlet verileri üzerinden kamuoyunu ayrıntılı şekilde bilgilendirmesi gerekmektedir.

Çünkü ortada büyük bir oyunun döndüğü iddia edilmektedir. Akın Gürlek’in tapu kayıtlarını sorgulayan bazı kişilerin CHP ile bağlantılı olduğu ve PKK ile FETÖ kapsamında işlem gördüklerinin tespit edildiği yönündeki iddialar, devlet kurumları içindeki sızmaların sürdüğüne ve bu yapıların her fırsatı değerlendirmeye çalıştığına dair düşüncelere yol açmaktadır.

Akın Gürlek’in, PKK, FETÖ ve DHKP-C başta olmak üzere terör örgütleri ile yolsuzluk ve rüşvet dosyaları üzerine kararlılıkla gitmesi, kendisine yönelik düşmanlıkları da artırmıştır.

Özellikle İBB dosyasıyla birlikte, ailesi üzerinden tehdit edildiğine dair haberler gündeme gelmiştir. Ekrem İmamoğlu’nun, Gürlek’i çocukları üzerinden tehdit ettiğine ilişkin iddialar da tartışmalara yansımış; bu durum, kendisine karşı yürütülen girişimlerin daha da yoğunlaştığı şeklinde yorumlanmıştır.

O yüzden kelle koltukta mücadele eden Adalet Bakanı Akın Gürlek’e saldırılar, suçlamalar, iftiralar çok doğaldır. Fakat Adalet Bakanı Akın Gürlek’in de Özgür Özel’in iddiaları tamamen ortadan kaldıracak geniş bilgilendirmeyi yapması hukuk adamı olmasının temel sorumluluğudur.

Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nu kurtarmak için her yolu deneyecek, her türlü kara propagandayı elbette yapacaktır. Çünkü Ekrem İmamoğlu ondan diyet ödemesini beklemektedir. O da zaten ruhuyla, bedeniyle Ekrem İmamoğlu’na teslimiyet göstermektedir.

Ne İBB dosyası gölgelenmeli ne de Akın Gürlek’in hukuk adamlığına gölge düşürülmelidir. Bu nedenle herkes sorumluluğunu yerine getirerek gerçeğin, adaletin ve hukukun tecelli etmesini sağlamalıdır.

Türkiye’nin gündemi gerçekten yorucudur. Bölgemizde savaşın genişlemesinin konuşulduğu bir dönemde, ülke içinde toplumun psikolojisini ve güven duygusunu güçlendirmek büyük önem taşımaktadır.

Temiz toplum, temiz siyaset Türkiye’ye yakışan manzaradır. Aksi manzara her türlü kaosun, kargaşanın hazırlayıcısıdır."