Bahçeli’nin 'Öcalan’a Statü' çıkışı sonrası AKP’den dikkat çeken mesaj
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin teröristbaşı Öcalan için ikinci kez yaptığı “statü” çağrısı siyasetin gündemindeki yerini korurken, AKP’li yetkililerden dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Yetkililer, Öcalan’a özel bir statü verilmesinin hukuki olarak mümkün olmadığını belirtirken, “farklı toplum kesimleriyle daha geniş görüşme ve diyalog ortamı sağlanabileceği” mesajını verdi.
12punto
“Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında yasal düzenlemelerin ne zaman başlayacağı tartışmaları sürerken, iktidar kulislerinden gelen yeni değerlendirmeler dikkat çekti. AKP’li yetkililer; Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan için yaptığı “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” önerisini, DEM Parti’nin süreçle ilgili çağrılarını ve silah bırakma tartışmalarını değerlendirdi.
AKP kaynakları, teröristbaşı Öcalan’a yönelik “özel statü” tanımlamasının hukuki açıdan mümkün olmadığını ifade ederken, cezaevi koşulları içerisinde görüşme ve iletişim imkanlarının genişletilebileceğini belirtti.
“ÖZEL STATÜ İÇİN MAHKUMİYET HALİNİN ORTADAN KALKMASI GEREKİR”
AKP’li yetkililer, Öcalan’ın mevcut durumda cezası infaz edilen bir hükümlü olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Şu anda nihayetinde cezası infaz edilen bir mahkum. Ona özel bir statü verebilmek için öncelikle o mahkumiyet halinin af ile vesaire bitmesi lazım.”
Cumhuriyet'in haberine göre yetkililer, bunun yerine farklı bir model üzerinde durulabileceğini belirterek, “Statü değil de etkinliğini artırma noktasında diyalog, görüşme ve farklı toplum kesimleriyle düşüncelerini paylaşma durumu daha çok karşılık bulur” ifadelerini kullandı.
“SADECE İMRALI HEYETİ DEĞİL, FARKLI KESİMLER DE GÖRÜŞEBİLİR”
AKP kaynakları, Öcalan’ın yalnızca İmralı Heyeti ile değil, akademisyenler, gazeteciler, sivil toplum temsilcileri ve farklı kesimlerle de görüşebilmesinin önünün açılabileceğini dile getirdi.
Yetkililer, “Gazeteciler gitsin röportaj yapsın, doğrudan sorsun o da cevaplarını versin. Sadece İmralı Heyeti değil; farklı akademisyenler, topluma fayda sağlayacak kişiler, bu konuda çalışma yapan dernek başkanları ve sürece katkı sunabilecek kesimlerle daha yakın görüşebilme imkanı olabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Bu görüşmelerin hangi sıfatla yapılacağının önemli olmadığını belirten AKP’li yetkililer, Adalet Bakanlığı’nın izniyle ceza infaz sistemi içinde bu tür temasların gerçekleştirilebileceğini ifade etti.
Açıklamada, “Fikirlerini bütün toplum kesimlerine daha rahat ulaştıracağı bir ortam olabilir. Çünkü mevcut durumda sadece İmralı Heyeti bunları ulaştırıyor ve bazı kopukluklar olabiliyor. Daha net ve daha rahat bir ortam sağlanabilir” denildi.
“SİLAH BIRAKMA İSTENİLEN DÜZEYDE DEĞİL”
AKP’li yetkililer, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı ortak raporda silah bırakmanın “kritik eşik” olarak tanımlandığını hatırlatarak, sürecin bu noktada beklentileri karşılamadığını savundu.
Yetkililer, “Silah bırakma henüz istenilen düzeyde değil” ifadelerini kullanırken, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’tan itibaren yaptığı çağrılara rağmen sürecin ilerlemediğini öne sürdü.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Öcalan’ın gerek DEM Parti’ye gerek PKK’ya silah bırakma konusunda çok iddialı sözleri var. ‘Zihinlerinizde de bırakın’ diyor. Buna rağmen gecikmeler yaşanıyor. Nihayetinde PKK’yı oluşturmuş, yönetmiş birisi. Tasfiye ve silah bırakma noktasında daha etkin olabilir ama bunu zayıflatıyorlar. Hem Kandil direniyor hem DEM gereğini yapmıyor.”
“SİLAH BIRAKILMADAN YASAL DÜZENLEME OLMAZ”
AKP kaynakları, hem kendi raporlarında hem de ortak komisyonda müstakil geçici bir kanun hazırlanması önerisinin yer aldığını ancak bunun için öncelikle silah bırakmanın gerçekleşmesi gerektiğini kaydetti.
DEM Parti’nin “silah bırakma ve yasal düzenlemeler eş zamanlı yürüsün” çağrısına karşılık AKP’li yetkililer, şu ana kadar atılan adımları sıraladı.
Komisyon kurulduğunu, çok sayıda kurum ve kişinin dinlendiğini, komisyon heyetinin İmralı’yı ziyaret ettiğini ve tüm partilerin ortak raporda uzlaştığını belirten yetkililer, buna rağmen silah bırakmanın yeterli seviyeye ulaşmadığını savundu.
Yetkililer, “Silahın varlığı devam ettiği müddetçe eğer örgüt üyeleri gelmek istiyorlarsa zaten kanunlar var. Etkin pişmanlık hükümleri var. ‘Ben silahı reddediyorum, örgütten ayrıldım’ desin. Silahı bırakırsan konuşalım” dedi.
HATİMOĞULLARI’NIN ‘MEKANİZMA’ ÇAĞRISINA YANIT
AKP’li yetkililer, Tülay Hatimoğulları’nın süreç için yeni bir mekanizma kurulması yönündeki çağrısını da değerlendirdi.
Yetkililer, mevcut mekanizmanın zaten kurulduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“PKK’nın kendini feshi sonrası oluşturulan komisyonla o mekanizma Meclis merkezinde işlemeye başladı. Komisyon İmralı’yı ziyaret etti, partilerden rapor aldı ve ortak rapor hazırlandı. Bunların tamamı bir mekanizma.”
Açıklamada ayrıca, sembolik silah bırakma görüntülerinin yaşandığı ancak bunun yeterli görülmediği belirtilerek, “Bazı mağaralar boşaltıldı ama tatmin edici düzeyde bir silah bırakma ortaya konamadı” değerlendirmesi yapıldı.
“ÖNCE MEVCUT SÜREÇ TAMAMLANSIN”
Yeni bir mekanizma kurulması taleplerine ilişkin konuşan AKP kaynakları, mevcut sürecin tamamlanması gerektiğini ifade etti.
Yetkililer, “Mevcudu bir tamamla da sonra yeni mekanizmayı kurup kurmayacağımıza bakarız. Şu anda silah bırakmanın tatmin edici düzeyde olması gerekiyordu. Bir yıl oldu PKK kendini feshedeli ama olmadı” dedi.
AKP kaynakları, hukuki düzenlemelerin ancak “maddi gerçeklik” üzerinden yapılabileceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Hukuk; belirsizlikler, tahminler ve yorumlar üzerine inşa edilmez. Silah bırakılmıştır, örgüt kendini feshetmiştir; hukuk bunu tarif eder. Silah duruyor, örgüt duruyor ama eylem yok. Bunu yasada nasıl tarif edeceksiniz?”