Bülent Arınç, Erkan Mumcu'nun suçlamalarına yanıt verdi
Erkan Mumcu'nun, Bülent Arınç ve Abdullah Gül'ün 2007 yılında FETÖ ile iş birliği yaparak Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik bir kumpas kurduklarına ilişkin iddialarına, Bülent Arınç sosyal medya üzerinden ağır ifadelerle karşılık verdi.
12punto
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) dönemlerinde Milli Eğitim ile Kültür ve Turizm Bakanlığı yapan Erkan Mumcu’nun geçtiğimiz günlerde gündeme getirdiği açıklamalar, siyasi arenada hararetli bir tartışmanın fitilini ateşledi. Mumcu'nun, "Abdullah Gül ve Bülent Arınç’ın 2007’de FETÖ ile işbirliği yaparak Erdoğan’a karşı kumpas kurduğu" yönündeki sözleri üzerine Arınç, sosyal medya hesabından kapsamlı bir paylaşımda bulundu.
Arınç, iddialara yönelik yanıtında, Mumcu ile yirmi yıldır hiçbir iletişimi olmadığını belirterek, "Erkan Mumcu’nun geçtiğimiz günlerde yaptığı bazı açıklamaları duydum. 20 yıldan beri kendisiyle bir iletişimim, bir ilişkim yok. Bu yüzden kendisini muhatap da almak istemem. Ancak bu açıklamalarda bizzat beni ve Sayın Abdullah Gül’ü hedef almasından dolayı birkaç cümle söylemek isterim." ifadelerini kullandı.
Açıklamasında, 2002 seçim süreçlerinden başlayan siyasi geçmişe dair ayrıntılı değerlendirmelerde bulunan Arınç, Erkan Mumcu’nun milletvekili ve bakanlık süreçlerine değinerek, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaşanan krizlere dair tarihsel bir özet de aktardı. Arınç, Mumcu’nun daha sonra Anavatan Partisi’ne geçiş sürecinin ve 2007 seçimlerindeki tavrının siyasi kulislerde şaşkınlık yarattığını vurguladı.
Kendi anlatımına göre, dönemin askeri vesayet zihniyetine dikkat çeken Arınç, bazı çevrelerin Anavatan Partisi üzerinden AK Parti'nin önünü kesmeyi hedeflediğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kilitlenmesi ve 367 tartışmaları sırasında Mumcu’nun ve Doğru Yol Partisi’nin Meclis oturumlarına katılmayarak sürece müdahil olduklarını da aktardı.
Arınç, süreçte yaşananlar hakkında şu ifadeleri kullandı:
"Aslına bakılırsa Sayın Şamil Tayyar onun anlayabileceği dilde birkaç tweet ile güzel bir açıklama yaptı; kendisine çok teşekkür ediyorum.
Bildiğiniz gibi kendisi 2002 seçimlerinde AK Parti’den Isparta milletvekili ve hemen ardından bakan oldu. O tarihte benim Sayın Başbakandan duyduğum; Millî Eğitim Bakanlığı için Sayın Prof. Dr. Beşir Atalay’ın aday gösterildiği, fakat Sayın Sezer’in kendisini kabul etmediği yönündeydi. Sonrasında Erkan Mumcu Millî Eğitim Bakanı oldu.
Anlaşılıyor ki kendisi Sayın Sezer’in de rahatlıkla kabul edebileceği biriydi. Beşir Bey Devlet Bakanı, Sayın Hüseyin Çelik de Kültür Bakanı oldular. Daha sonra Millî Eğitim Bakanlığına Hüseyin Çelik’in gelmesiyle kendisi de Kültür Bakanı oldu. Ben o sırada kendisini bakan olarak daha yakından tanıdım."
İddiaların asılsız olduğunu vurgulayan Arınç, Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşananlar hakkında “Açıkça söylemeliyim ki kendisi burada da çok büyük bir yalanın içerisindedir" ifadelerini kullandı. Süreçte AK Parti içinde yapılan istişarelerin sonucunda Abdullah Gül’ün aday gösterildiğini ve tüm partililer tarafından bu tercihin büyük bir destekle karşılandığını belirten Arınç, Mumcu’nun süreçte rol aldığına dair iddiaları net şekilde yalanladı.
2007 yılında yaşanan siyasi kriz sırasında Meclis’te grup oluşturamayan partilerin seçimlerden sonra Türk siyasetindeki etkisinin azaldığına dikkat çeken Arınç, Mumcu’nun siyasi hayatının da bu süreçle birlikte sona erdiğine işaret etti.
Tartışmalara son noktayı koymak istediğini belirten Arınç, sözlerini "Hâsılı bu bir hezeyandır, kendisine de yakıştıramıyorum. Ama bu hareketin altında sanıyorum ki Sayın Gül ile benim yıpratılmak istenmemiz ve bazı kanalların kendisini kullanmak istiyor oluşu olabilir. Belki de bazı maddi sebepler olabilir. Çünkü son zamanlarda maddi durumlarını biraz daha pekiştirmek için bazılarının bir yerlere hulûs çaktığını da çok iyi görebiliyorum." ifadeleriyle bitirdi.