Dikkat çeken S-400 analizi: 'Ağır maliyeti oldu'
Türkiye'nin Rusya'dan aldığı S-400 hava savunma sistemleri, başlangıçta ulusal bir güç gösterisi olarak görülse de, zamanla ülkeye ciddi ekonomik ve stratejik maliyetler getirdi.
12punto
Türkiye'nin 2017 yılında Rusya ile yaptığı 2,5 milyar dolarlık S-400 anlaşması, başlangıçta NATO müttefikleriyle yaşanan gerilimler ve 2016 darbe girişimi sonrası oluşan güvensizlik ortamında alınmış bir karar olarak öne çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin Patriot sistemine yönelik şartlarını kabul edilemez bulunca Rusya'nın S-400 sistemine yöneldi.
Bu karar, Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programından çıkarılmasına yol açtı. Türkiye, bu programa 1,4 milyar doların üzerinde yatırım yapmıştı ve birçok Türk savunma şirketi projede yer alıyordu. Ancak, F-35'ler teslim edilmediği gibi, üretimden de pay alınamadı ve bu durum Türkiye'ye 9 milyar dolarlık bir kayıp getirdi.
S-400 sistemleri 2019'da Türkiye'ye ulaştı ancak aktif olarak kullanılmadı. 2020'de Sinop'ta yapılan bir test atışının ardından sistemler devre dışı bırakıldı. Bu durum, S-400'lerin askeri açıdan kullanılmayan bir donanıma dönüşmesine neden oldu. Ayrıca, ABD'nin CAATSA yaptırımları kapsamında Türkiye'ye yönelik uygulamaları, savunma sanayisini olumsuz etkiledi.
Aralık 2025'te Türkmenistan'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapılan görüşmede, Türkiye'nin S-400'leri iade etme ve ödemenin telafi edilmesi konularını gündeme getirdiği iddia edildi. Kremlin bu talebin dile getirilmediğini belirtse de, bu gelişme Ankara'nın stratejisini yeniden değerlendirdiğine işaret ediyor.
Washington, Türkiye'nin S-400'lerden tamamen vazgeçmesi halinde F-35 programına geri dönebileceğini ifade ediyor. Bu adım, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkileri ve savunma iş birliğini yeniden canlandırabilir. Ancak, bu süreç Türkiye'nin iç ve dış politikadaki stratejik kararlarının sorgulanmasına neden oluyor.