Ekrem İmamoğlu'ndan yeni parti çıkışı: 'Kurultay engellenirse...'

Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, gündeme ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. CHP'ye yönelik yargı süreçlerini "19 Mart'ta başlayan darbenin devamı" olarak nitelendiren İmamoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu için "dahili bedhah kayyım" ifadesini kullandı. Kurultayın engellenmesi halinde ise "Siyaseten, ruhen ve bedenen hazırız" mesajı verdi.

12punto

Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İlke TV'den Ahmet Ayva'ya verdiği röportajda Türkiye'nin gündemindeki siyasi gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Yargı süreçlerinden CHP'deki mutlak butlan tartışmalarına, kurultay sürecinden "Terörsüz Türkiye" başlığına kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan İmamoğlu, dikkat çeken ifadeler kullandı.

"19 MART'TA BAŞLAYAN DARBE HALA DEVAM EDİYOR"

Kendisi hakkında yürütülen yargı süreçleri ile CHP'ye yönelik gelişmelerin aynı siyasi operasyonun parçaları olduğunu savunan İmamoğlu, sürecin yalnızca şahsını değil tüm Türkiye'yi hedef aldığını öne sürdü.

İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Siyaset içerisinde benim tutukluluğum ve CHP'ye yaşatılanlar üzerinden bütün ülkeyi esir almaya çalışan, rejim değişikliğine heveslenen ve 'Erdoğan sonrası' için şimdiden birbiriyle köşe kapmaca oyunlarına başlayan sefil bir yapı var."

HSK'nın yayımladığı yeni adli yargı kararnamesine de değinen İmamoğlu, çok sayıda hakim ve savcının görev yerlerinin değiştirildiğini belirterek, yaşananları "19 Mart'ta başlayan darbenin devamı" olarak değerlendirdi.

YARGI SÜREÇLERİNE İLİŞKİN İDDİALARINI SIRALADI

İmamoğlu, hakkında açılan davalara ilişkin yargı süreçlerinde görev yapan hakimlerin değiştirildiğini öne sürdü.

Ahmak Davası'nda mahkumiyet kararını veren hakimden, diploma davasına ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi iddianamesine kadar birçok dosyada görev değişiklikleri yaşandığını iddia eden İmamoğlu, son kararnameyle birlikte yargının siyasi ajandaya göre şekillendirildiğini savundu.

İmamoğlu, yargı mensuplarına da çağrıda bulunarak şunları söyledi:

"Böylesi vahşi bir siyasi yargı düzeni oluşturanlara sesini çıkarmayanlar, kendisini nereye, nasıl konumlandıracak?"

"DAHİLİ BEDHAH KAYYIM"

CHP'de yaşanan mutlak butlan tartışmaları ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığa dönüş sürecine ilişkin de konuşan İmamoğlu, Kılıçdaroğlu için sert ifadeler kullandı.

"Dâhili bedhah kayyımın ne düşündüğünü bilmem, ilgilenmiyorum da. Milletimize de huzurlarının kaçmaması adına bu kişiyi kâle almamasını tavsiye ederim. Çünkü Türkiye'nin ondan çok daha önemli, çok daha ciddi meseleleri var."

İmamoğlu, CHP'nin milletin gündeminden koparılmak istendiğini savunarak, partinin toplumun sorunları yerine iç tartışmalarla meşgul edilmek istendiğini ifade etti.

"ERDOĞAN SONRASI İÇİN KÖŞE KAPMACA OYNAYAN SEFİL BİR YAPI VAR"

Siyasi iktidarı ve yaşanan gelişmeleri değerlendiren İmamoğlu, CHP'ye yönelik süreçlerin Türkiye'nin geleceğine ilişkin olduğunu öne sürdü.

"Siyaset içerisinde benim tutukluluğum ve CHP'ye yaşatılanlar üzerinden bütün ülkeyi esir almaya çalışan, rejim değişikliğine heveslenen ve 'Erdoğan sonrası' için şimdiden birbiriyle köşe kapmaca oyunlarına başlayan sefil bir yapı var."

"KURULTAY ENGELLENİRSE HAZIRIZ"

CHP'deki kurultay tartışmalarına da değinen İmamoğlu, partinin delegelerinin iradesiyle Özgür Özel'in genel başkan seçildiğini belirtti.

Kurultayın yeniden yapılması halinde aynı sonucun ortaya çıkacağını savunan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Şimdi bine yakın delegemiz kurultay için imzasını verdi. Biz hâlâ kurultayımızın gerçekleşmesi için uğraşıyoruz. Fakat CHP'lilerin talebi olan kurultay zorla engellenirse, milletin yürüyüşünü yavaşlatmak bir yana, giderek hızlandıracak yola siyaseten, ruhen ve bedenen hazırız. Bu iktidara bir seçimin daha hediye edilmesine izin vermeyeceğimizin bilinmesini isterim."

İmamoğlu ayrıca, CHP Genel Merkezi'ne polis eşliğinde girildiğini öne sürerek, partinin delegelerinden destek alamayanların kurultaydan kaçtığını iddia etti.

"CHP DEĞİL, ÇOK PARTİLİ SİYASET TEHLİKE ALTINDA"

Türkiye'de yaşanan gelişmelerin yalnızca CHP'yi ilgilendirmediğini ifade eden İmamoğlu, demokrasi ve Cumhuriyet açısından da risk bulunduğunu savundu.

"Türkiye'de artık CHP değil, çok partili siyaset ve Cumhuriyet tehlike altındadır. Demokrasi ve adalet tarumar edilmiştir."

"TERÖRSÜZ VE DEMOKRATİK TÜRKİYE" ÖNERİSİ

İmamoğlu, kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan sürece ilişkin görüşlerini de paylaştı.

Sürecin yalnızca güvenlik perspektifiyle ele alınmasının yeterli olmayacağını ifade eden İmamoğlu, demokratikleşme vurgusu yaptı.

"Biz bu nedenle 'Terörsüz Türkiye' şeklinde adlandırılan bu sürecin 'Terörsüz ve Demokratik Türkiye' şeklinde genişletilmesini önerdik."

İktidarın süreci kendi siyasi çıkarları doğrultusunda dar bir çerçevede yürüttüğünü savunan İmamoğlu, demokratikleşme ve hukuk devleti yönünde adım atılmadığını öne sürdü.

"ERDOĞAN BÜTÜN SÜRECİ KENDİ TAKVİMİNE BAĞLADI"

Röportajının sonunda bölgesel gelişmelere ve siyasi sürece değinen İmamoğlu, iktidarın toplumsal mutabakatı güçlendirecek adımlar atmadığını iddia etti.

"Erdoğan, bütün süreci kendi siyasi takvimine bağlamış bir şekilde yola devam ediyor."