İmralı tutanakları krizi büyüyor: Öcalan'ın sesi montajlandı iddiası
DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan tarafından, İmralı görüşmelerine ait tutanakların kendilerinden habersiz şekilde yayımlandığı belirtilerek itirazda bulunuldu. Tutanakların montajlanarak servis edildiği öne sürülürken, sürece ilişkin sert değerlendirmeler paylaşıldı.
12punto
2024 yılının Ekim ayında Bahçeli'nin çıkışıyla başlayan tarafından başlatılan ve Meclis'te kurulan komisyonun rapor yazımı ile Öcalan'a umut hakkı tartışmaları ile devam eden İmralı Süreci son günlerde Suriye'de Şam hükümeti ile SDG arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle krizde.
Hem AKP-MHP hattında, hem DEM parti hattında karşılıklı sert açıklamalar geliyor.
ÖCALAN'IN SÖZLERİ MONTAJLANDI MI?
Komisyon üyelerinin İmralı'ya yaptığı ziyaretin tutanaklarının bir anda yayımlanmasıyla daha da görünür olan krizde bir detay daha ortaya çıktı. DEM Eş Başkanı Bakırhan tutanakların montajlanarak servis edildiğini öne sürdü. Bakırhan, "Tutanak dediğiniz şey yorumla, seçmeyle, montajla paylaşılmaz. Tutanak olduğu gibi aktarılır. Aksi, hakikati boğmaktır." dedi.
"BU UCUZ BİR SİYASİ HESAPTIR"
Bakırhan şunları söyledi:
"Bu tutanaklar, çözüm zemininin bugüne kıyasla daha olumlu olduğu, Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik askeri operasyonların henüz gündeme gelmediği bir döneme aittir. Meclis Komisyonunun Sayın Öcalan'la yaptığı tarihi görüşmenin tutanaklarının komisyon üyeleri ve Türkiye halklarına sunulmasını talep etmiştik. Komisyonda AKP dışındaki partiler de bu yönlü talepte bulunmuştular. O dönem görüşme tutanakları yayınlanmadı.
Çok kısa ve manipüle edilmiş bir özet komisyonda okundu. Halep'teki katliam girişimi ve Rojava'ya dönük saldırıların olduğu bu dönemde tutanakların komisyon üyelerine sorulmadan ve bilgi verilmeden kamuoyuyla paylaşılması elbette bir siyasi hesabın sonucudur ama baştan söyleyelim, bu ucuz bir siyasi hesaptır.
"ART NİYET GÖSTERGESİDİR"
Sayın Öcalan yalnızca bir 'muhatap' değil; bu meselenin tarihsel ağırlığını taşıyan, barışın ve demokratik çözümün baş müzakereci adresidir. Barış ve demokrasi çizgisi konjonktürel değil; ilkesel, tarihsel ve siyasidir. Tam da bu yüzden, bugün yaratılan negatif zeminde bu tutanakları araçsallaştırmak, çarpıtmak, bağlamından koparmak iyi niyet değil, art niyet göstergesidir.
"TUTANAK DEDİĞİNİZ MONTAJLA PAYLAŞILMAZ"
Üstelik kullanılan yöntem de başlı başına sorunludur. Tutanak dediğiniz şey yorumla, seçmeyle, montajla paylaşılmaz. Tutanak olduğu gibi aktarılır. Aksi, hakikati boğmaktır. İnsanların Sayın Öcalan'a dair negatif kanaat oluşturmasını sağlamak için yayınlandığını ama bunun nafile bir çaba olduğunu düşünüyoruz. Elli yıl ısrarla sürdürülen ama tek bir sonuç üretmeyen 'Anadolu'dan Görünüm ve Tek Türkiye' senaryosunun farklı araçlarla sürdürülmesidir. Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni hızlandırmamız gereken bir dönemdeyiz. Sürecin önüne yeni stres testleri koymak kimseye kazandırmaz. Bu kapsamda bu süreçleri yönetenleri ucuz siyasi hesaplara tevessül etmemeye çağırıyoruz."
"SÜREÇTE KIRILMA VAR!"
Yeni Yaşam Gazetesi'ne konuşan Bakırhan, 'süreç' ve Suriye'nin kuzeyindeki gelişmeleri yorumladı. Süreçte bir kırılma olduğunu kaydeden Bakırhan iktidarın komisyon dışında pratik bir adım atmadığını belirtti:
"Süreç devam ediyor ama süreçte bir kırılma ve güven krizi var ve bu kırılmanın sorumlusu bizatihi iktidarın tercihleridir. Süreç başladığından bu yana komisyon dışında iktidar tek bir pratik adım atmadı. Toplumun taleplerini gören, destekleyen bir girişimde bulunmadı. Bunun yerine tüm enerjisini Kuzey ve Doğu Suriye'ye ayırdı. Suriye'ye harcadığı çabanın binde birini buraya ayırmış olsaydı, bugün bu tablo ile karşılaşmayacaktık. Biz defalarca hem kamuoyu önünde hem de iktidar ve devlet yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde şunu dedik: 'Suriye dosyasını buradaki sürecin önüne koymayın. Türkiye'de atacağınız her olumlu adım, zaten Suriye'de de çarpan etkisi yaratır. Halep saldırısıyla sürece sabotaj yapıldı ve toplumda güvensizlik derinleşti. Şunu açıkça görüyoruz: İktidar, Suriye politikasıyla hem bölgesel barışa hem de Türkiye'deki çözüm sürecine halel getirecek pratiklerde bulundu ama biz parti olarak barış ve çözüm imkanına sonuna kadar sahip çıkacağız.
"AKP İKTİDAR KİBRİ YAŞIYOR"
AKP'nin iktidar kibri yaşadığını belirten Bakırhan, Kürtlerin Halep ve Rojava'ya yönelik saldırıların ardından duygusal bir kırılma yaşadığının altını çizdi:
"Kürt halkı tarihte ilk defa parti, inanç, dünya görüşü gibi farklarını bir kenara bırakarak hem Suriye, İran, Irak, Türkiye'de hem de dünyanın dört bir yanında bir araya gelerek Rojava için demokratik protesto hakkını en güçlü şekilde kullandı. Uzunca bir süredir çalışması yapılan ulusal birlik için gerekli olan ortak mücadele ruhu meydanda, sokakta, sosyal medyada sağlandı. Dolayısıyla artık siyasal açıdan ulusal birliği sağlamanın psikolojik ve sosyolojik zemini hazır hale geldi.
"Tarih boyunca değişen sosyolojiyi ve politik psikolojiyi okuyamayan devletler, tarihin ve toplumun gerisine düşer. Belki mevcut iktidar şu anda konjonktürel olarak belli güç dengelerine yaslanıyor ve iktidar kibri yaşıyor olabilir ama geleceği görmek gerekir. Hem sahadaki gözlemlerimiz ve görüştüğümüz çok farklı çevrelerden insanlar hem sosyoloji ve politik ekonomi açısından bakıldığında Kürtler, Halep'e ve Rojava'ya saldırılardan sonra muazzam bir duygusal kırılma yaşadı. Hükümet temsilcilerinin açıklamaları, medya düzeni ve sosyal medyadaki ırkçı hezeyanlara karşı ne hukuki ne de siyasi bir karşı çıkış olmaması Kürtler açısından kırılmanın en önemli nedenleri oldu."